Ay Çiçeği Konusunda da Oyuna Gelmemek Lazım

Hamdi Bağcı

Bildiğiniz gibi aslında bu güne kadar hiçbir zaman Konya’da ayçiçeği taban fiyatları konusu gündem olmadı. Bu yıl bir anda konu gündemde, niye, çünkü artık ayçiçeğinde Konya’da söz sahibi oluyor, müthiş bir şekilde ayçiçeği ekilmiş.

Ama tabi ürün fazla ve fiyat düşük, öyle olunca da sinirler gergin.

Öncelikle şunu herkes bilmelidir, fiyatı belirleyecek olan kurum ne hükümettir, ne de Konya Şekerdir. Konya Şeker özünde taban fiyat açıklamaya yetkili bir kurum değildir. Recep Konuk Eylül’ün 10’na kadar taban fiyat açıklamayacağını ilan eden Trakyabirlik’e çiftçiyi yedirmemek için bir referans fiyat ilan etmiştir. Amaçta çiftçiyi ithalatçıya feda etmemektir.

Artı geçen yıl taban fiyat 1 lira 50 kuruş değildi, 1 lira 20 kuruştu, fakat bu sene olduğu kadar ekim olmadığı için piyasa fiyatı yükselmiş ve Trakyabirlik’de piyasadan 1 lira 50 kuruşun üzerinde bir fiyatla ayçiçeğini alabilmişti.

Bu yıl durum farklı, ürün fazla ve şu anda 400 doların altında bir rakama en az 5 ülke Türkiye’ye ayçiçeği satabilmek için mücadele etmektedir ve doğal olarak da fiyat kendiliğinden düşmektedir.

Öncelikle çiftçilerimiz bilmelidir ki bu sene ayçiçeğin fiyatının düşmesinin temel nedeni Trakyabirlik’tir. Çiftçi ile değil, ithalatçıyla ünsiyet kurmuş, adeta onlara hizmet eder konuma gelmiş olan Trakyabirlik’in İnternet sitesine girin ve haberi okuyun, TRAKYABİRLİK resmen bu yıl ayçiçeğin kilo fiyatının 1 liranın altında gerçekleşeceğini ifade ediyor. Bunun için piyasa oluşturuyor.

Oysa yapılması gereken hükümet ile görüşmeler yaparak Türkiye’nin yemeklik yağ hammaddesi ithalatına sınırlama getirmesini sağlayacak diplomasiyi geliştirmektir. Bugün hükümetin en kötü bakanı Tarım Bakanıdır, Tarım Bakanı ne üreticiyi anlamaktadır, ne de sorunları ile ilgilenmektedir. Çözüm süreci konusu ile ilgilendiği kadar tarımla ilgilense bu sorunların tamamı çözülür. Türkiye 1995 yılında çıkan bir yönetmelikle bugün ne yazık ki 5 milyon tonu aşan rakamlarda tohumluk ve yağlık ürün ithal ediyor.  

Bunun içinde Yurt dışına 3 milyar doların üzerinde bir para ödenmiş.

Trakya birlik kendi çiftçimizden 220 bin ton ayçiçeği almış. Tabi diğer serbest alıcılar da var, bunlarla birlik de toplam kendi çiftçimizden 1 milyon 370 ton ayçiçeği alınmış. Para ithalatçıya gitmiş. Çiftçimize 1 verilmiş, ithalata 5 verilmiş.

Ayçiçeği konusunda şunlar acilen yapılmalıdır;

Kilogram başına 24 kuruş olan destek artırılmalıdır, en az 40 kurul olmalıdır.

Ayçiçeği hasadı döneminde ayçiçeği ithalatı yapılmamalıdır.

Hasat dönemi dışında yapılacak ürün ithalatta kontroller sıkı tutulmalı, ihracat amacıyla alınan bu ürünlerin, iç piyasada kullanılması engellenmelidir.

Yağlık ayçiçeği, ayçiçeği tohumu unu, kaba unlarında tonuna mal bedeli, sigorta ve navlun dâhil, 675 dolar gözetim uygulaması belirlenmesi sorunu çözmekten uzaktır. Gözetim uygulaması fiyatının, 850 dolar/tona yükseltilmesi halinde üreticimizin ucuz ithalata karşı korunması mümkün olabilecektir.

Ürün fiyatlarında yaşanan gerilemenin önlenmesi amacıyla 2010-2011 yıllarında ayçiçeği ve ayçiçeği ürünleri ithalatında bir yöntem olarak kullanılan tarife kontenjanı, bu yıl da uygulanmalıdır.

Bu uygulama ile alıcıların üreticilere yönelmesi sağlanmalıdır.

Boya sanayisinde, yem ve margarin üretiminde belli oranlarda kullanılmak üzere sıfır gümrükle ülkemize giren ayçiçeği ham yağının kontrolü iyi bir şekilde yapılmalı. Bu şekilde ülkeye girişi yapılan ham yağın ithalat amacına uygun olarak kullanılması sağlanmalı, başka yerlerde kullanılması önlenmelidir.

Bunun içinde Hükümetimizin 1995 yılında çıkan yönetmelikten vazgeçmesi ve çiftçimizi koruyacak bir sisteme dönmesi gerekmektedir.

Ayrıca artık madem Konya ayçiçeğinde söz sahibi olacak, gerekirse Konya’ya da bir birlik kurulmalı, ya da en azından Trakyabirlik’in içinde Konya’dan aktif bir şekilde insanlarımız yer almalı ve bu insanlarda Trakyabirlik’in çiftçi ile hareket eder noktaya getirmelidir.

Bağırmaya çağırmaya gerek yok, yapılacak iş çiftçiyi, üreticiyi koruyan Recep Konuk’u, Konya Milletvekillerimizi, AK Parti İl Başkanı Ahmet Sorgun Ağabeyi yanımıza alarak çiftçiye yapılan haksızlığın önlenmesi için gerekli adımların atılmasını sağlamaktır.   

Kırmakla, dökmekle, bu vesileyle düşmanlığı depreşen ağalarla, başkanlarla, ilim ve film adamlarıyla, hükümete her konuyu düşmanlık için kullanan tuhaf muhalefetle bu iş olmaz.

İfade ediyoruz bu sorun ancak aklıselim ile hareket edersek olumlu bir şekilde sonuçlanır ve çiftçimizin ezilmesi de önlenmiş olur.  

Bizden söylemesi…