AZİM VE HIRS ARASINDA BİR KRİTİK

Mevlüt Uğur

Kişileri ya da kendimizi tarif ederken günlük hayatta sıklıkla kullandığımız ama arasındaki ilişkiye pek de kafa yormadığımız iki kelime arasındaki farklılıkları ve psikolojik olarak kişinin tutumlarını nasıl etkilediğini ortaya koymak istiyorum bu yazımda…

Azimli misin? yoksa hırslı mısın? diye sorduğumuzda herhangi birine, sanki o ana kadar ikisinin de aynı manaya geliyor olduğunu düşünüp…acaba diyerek bir düşünce haline girerler…

“Ne demek yani bunlar aynı manaya gelmiyor mu? İkisinin anlamı farklı mı?”

Diyenler olduğu gibi…

“Azimli olmak sanki hırslı olmaktan daha iyi gibi” diyenler de oluyor. Çok şükür; bilinçli bir söylem olmamakla birlikte hissiyatımız dahi bizi doğruya bir nebze yaklaştırmakta…

Azim TDK sözlüğünde: Bir işteki engelleri yenme kararlılığı olarak geçmekte.

Hırs ise: Sonu gelmeyen istek, aşırı tutku ya da öfke, kızgınlık anlamlarına gelmektedir. Tutku kelimesi ise en samimi şekliyle sevgi ve muhabbeti çağrıştırırken; aşırılığa kaçması ve kontrolden çıkmış haliyle ise ihtirası temsil etmektedir.

O halde hırslı bir kimseyi kısaca ihtiraslı; azimli bir kimseyi ise kararlı olarak tanımlayabiliriz.

Bu kavramlar üzerine biraz tefekkür ettiğimizde şu benzetmeleri de yapabiliriz diye düşünüyorum.

Azimli kişi bilinçli ve kontrollü iken; hırslı bilinçsiz ve kontrolsüzdür.

Azimli kimse idealisttir; hırslı kimse ise fanatiktir.

Azimli bir başka deyişle taraftır. Hırslı ise taraftardır.

Azimli olan biri, bir başkasını sevebilir ve başarısını tebrik edebilir; hırslı olan kişi ise kendinden ve ait olduğunu hissettiği zümreden başkasını sevemez ve diğer herkesten nefret edebilir. Başarıyı ise kesinlikle kıskanır.

Azimli kimse kendisiyle yarışır. Hırslı kimse başkasıyla yarışır ve öne geçebilmek için çelme takar,yalan söyler,iftira atar,kuyu kazar,tuzak kurar…

Azimli kişinin ölçüleri, değerleri vardır. Hırslının ise ölçüsü, değeri yoktur. Yani azimli kişinin ölçülerinin belirlendiği değerlerinin ifade edildiği bir kitabı vardır. Ve bu kitap o kişiyi adaletli kılar. Hukuku önemser. Güzele ulaşmak için bir yolu vardır azimli kişinin…Hırslının ise ölçüsü, değerleri yoktur. Yaptığı işi ya kitabına uydurur ya kitabı kendi yazar ya da aslı bozulmuş kitaplara tapar. Bu kişiler hukuksuzdur. Hiçbir zaman adil olamazlar. Yoldan çıkmış, sapkın ve şaşmışlardır.

Azimli olan daha meleksi iken; hırslı olan daha şeytansıdır.

Meleksi olanın dünyası mutlu, ahireti cennet olur.

Şeytansı olanın ise dünyası mutsuz ahireti cehennem olur.

Azim Mü’mine yakışırken; hırs her şeyi mübah görenlere, yüz çevirenlere, sapkınlara yakışır.

Azimle yapılan (ölçüsü-hukuku-kitabı olan) ticarette, kazanç helal iken; hırsla (her şeye rağmen kazanç mantığıyla) yapılan ticarette, kazançta haram olur.

Azimle yapılan davetin adı tebliğ iken; hırsla yapılanın adı ise misyonerlik olur.

Azimle yapılan cihattır. Cihatsa bir fetihtir. Hırsla yapılmak istenense savaştır. Savaşsa darbe olur.

İnsanoğlunun doymak bilmeyen arzularının, kontrolden çıkmış asabiyet halinin tek sebebi hırslı olmaktır. Hırslı olmak bir hastalıktır. Şifası AZİMLİ olmaktır.

Yaklaşmakta olan ramazan ayı bir başka deyişle Kur’an ayı hırslarımızdan ve günahlarımızdan arınıp tertemiz olmamıza ve kalmamıza vesile olsun inşallah.