BAHÇELİ GÜVEN TAZELEDİ Mİ?

Murat Can

Ankara MHP Genel Merkez Kongresi’ne ev sahipliği yaptı. Kongreye tek aday olarak katılan Devlet Bahçeli yeniden genel başkan seçildi.

Normalde bu tür seçimler medyada verilirken “güven tazeledi” ifadesi kullanılır. Peki, Sayın Bahçeli’de güven tazeledi mi?

Devlet bahçeli 1997 yılından bu yana MHP Genel Başkanlığı koltuğunda oturuyor. Yani aradaki kısa dönemi saymazsak 18 yıldır Genel Başkanlık görevini sürdürüyor. Zaman zaman muhalifler, yada genel başkan adayları ortaya çıksa da yine de koltuğunu korumayı başardı.

Bu nasıl oluyor? Yani Bahçeli hiç seçim kazanamamışken, partiyi sürekli baraja yakın bir çizginin üzerine taşıyamamışken nasıl oluyor da alternatifsiz koltukta oturuyor?

Bu soruya yanıt vermeye çalışalım.

MHP Rahmetli Türkeş zamanında bir misyon partisi olarak ortaya çıktı. 9 ışık doktrinini kendisine ilke edinen MHP zaman zaman adı değişse de hep aynı çizgide siyaset yapmaya devam etti.

Türkeş’in ölümün ardından göreve gelen Bahçeli partinin genleriyle önce küçük oynamalar yaptı. Kavganın ve mafyavari görüntü veren Ülkü Ocakları’nı sokaktan çekmesi, Ocaklara çeki düzen vermesi, bırakın politikayı ya da siyaseti sosyal olarak olumlu bir gelişmeydi. Hatta o dönemlerde “beyaz çorap giymeyeceksiniz” çıkışı bile hafızalarda kalan bir çıkıştı.

Ülkü Ocakları’nı sokaktan çekerek olumlu bir gelişmeye imza atan Devlet Bahçeli, 28 Şubat darbesinin ardından yapılan seçimlerde bugüne kadar elde ettiği en önemli başarıyı yakaladı. Nitekim yeni nesil hatırlamasa da, seçimlerin ardından Fazilet Parti’siyle koalisyon kurup hükümetin ana ortağı olmak ve Başbakanlık, Meclis Başkanlığı hatta Cumhurbaşkanı’nı belirlemek yerine DSP yani Ecevit’le hükümet kurarak edilgen olmayı tercih etti. Bunu yaparken de “Fazilet Partisi’yle koalisyon için görüşecek misiniz?” sorusunu soran gazeteciye “Fazilet Partisi biraz dinlensin!” diyerek pazarlık gücünü kaybedip DSP’nin çizdiği sınırlarda siyaset yapmaya mahkûm etti kendisini.

Nitekim Ak Parti’nin iktidar olduğu 2002 seçimlerinde baraj altında kalarak kendisine oy veren seçmenin istemediği doğrulta hareket etmenin bedelini ağır bir şekilde ödemiş oldu. O dönem istifa eden Bahçeli “dön!” çağrılarına kayıtsız kalmayarak MHP Genel Başkanı olarak yeniden koltuğuna oturdu.

Ancak 28 Şubat darbesinin ardından girdiği 1999 seçimlerinde yüzde 18 oy alan Bahçeli MHP’si emanet oyları sonraki seçimlerde iade ederek bir daha sıçrama yapamadı.

Her zaman baraja yakın oldu.

Girdiği bütün seçimlerden yenilgiyle ayrılan, hiçbir ciddi başarıya imza atamayan Bahçeli neden siyasete devam ediyor? Sorusunu zaman zaman bende sorarım. Birde tabi “nasıl kongre kazanıyor?” sorusu var…

Öncelikle Ankara’da olmanın vermiş olduğu bir avantajla Bahçeli’yi zaman zaman gözlemleme şansım oluyor. Ben Bahçeli için Genel Başkanlığın bir hobi olduğunu düşünüyorum. Küçük bir partisi ve Genel Başkanlığı var. Makamı, korumaları ve bir meşguliyeti var. Bahçeli alışmış olduğu bu yaşam tarzını bırakmak istemiyor bana göre. Bu yüzden sağlığı devam ettikçe Genel Başkanlığı da devam edecek Bahçeli’nin.

Peki ama, hiçbir sıçrama yapamayan Bahçeli nasıl kongre kazanıyor?

Devlet Bahçeli partiyi dönüştürdü. Alparslan Türkeş’in misyon partisi artık Devlet Bahçeli’nin çizdiği sınırlarda siyaset yapan bir parti haline dönüştü.

Politika üretemeyen, iktidar olmak gibi bir niyeti olmayan bu parti yeni kadrolar oluşturarak partiyi Milliyetçi Hareket Partisi olmaktan çıkartıp Devlet Bahçeli partisi haline dönüştürünce sadık kadroları Bahçeli varlığını başarısızlık yaşansa da alternatifsiz olarak benimsediler. Nihayetinde ortaya iddiasız ve küçük bir muhalefet partisi çıktı.

Bundan sonra ne olur?

MHP adına herhangi bir umut yok. MHP meclisin küçük muhalefeti olmaya her zaman devam eder. Bahçeli kendi istemediği sürece MHP’nin başından gönderilemez.

Şunu da belirteyim. Kimi zaman ifadeleri saygı sınırlarını zorlasa da devletin kritik kararlarında takındığı tavır aslında Türkiye adına olumludur Bahçeli’nin.

Örneğin Gezi olaylarında, ya da Suriye tezkerelerindeki devletçi tutumu kendi saygınlığını artıran gelişmelerdir bana göre.

Bunu da iktidar olma hedefi olmayan MHP’nin artıları olarak yazabiliriz. Ezcümle yeniden Genel Başkan seçilen Bahçeli’yi kutluyoruz. MHP’nin başında olması Bir Türk vatandaşı olarak beni mutlu ediyor. Rabbim kongre başarısını daim kılsın… Teşkilatlarına yönelik tazelemiş olduğu güvenin seçmende bir karşılığı olmasa da Sayın Bahçeli’nin rakipsiz olduğu gerçeği değişmiyor.