Basın kartları neye göre veriliyor?

Salih Köprülü

Gazeteciliğin “g” sini bilmeyen insanlarda basın kartı gördüm.

Basın sigortan varsa, basın kartı kazanmaya hak kazanırsın.

Bunun için de gazetenin kadrosunda olman gerekiyor.

Kimse de bakmıyor bu kişi “Gazeteci mi?” diye.

Şuan bu konuyla alakalı düzenleme yapıldığı söyleniyor.

İnşallah öyledir…

Yoksa Gazeteciler harici herkeste basın kartı olacak.

Ve bu durum mesleğe ciddi zararlar veriyor.

Bir Gazetecinin girmeyeceği, girmek istemediği işlere bu kişiler rahatlıkla giriyor.

Sırf basın kartı olduğu için de maalesef Gazeteci zannediliyor.

Bu iş bu kadar basit değil.

Basit olmamalı.

Basın kartı olmayan Gazeteci sayılmasın. Fakat Gazeteci olmayana da basın kartı verilmesin.

Ve basın kartı iptal olan kişilerin Gazetecilik yapmasına da izin verilmesin.

Eğer ki sistem bunun üzerine kurulup, Gazetecilik bu şekilde yapılacaksa, basın kartı neden veriliyor?

Devletimiz hiç değilse boşa para harcamamış olur.

Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de Gazetecilik hızlı bir şekilde değişiyor.

Kirli bilgilerin önüne geçilmesi için gerçek Gazetecilere büyük görevler düşüyor.

Artık sadece şehir gündemini takip etmek yetmiyor, ülke ve dünya gündemini de iyi bilmek gerekiyor.

Ne olduğuna değil, niçin olduğuna bakmak gerekiyor.

Bu konuda rastgele iş yapanlar veya mesleği bir zırh olarak kullananlar mı topluma fayda sunacak?

Kirli bilgiler böyle mi durdurulacak?

Bu kişiler göğsünü gere gere “Gazeteciyim!” diyor.

Kimi Gazeteci değil, Gazetecilik taslar.

Kimi basın kartı iptal olur (devlet tarafından tanınmayan) her yerde genel kabul görür.

En iyisi bu kişiler Gazetecilik yapsın da, ekmeğini bu işten çıkaranların ve toplum faydasına çalışanların kartlarını iptal edin.

Hiç değilse kimin ne olduğu belli olsun.