Besmelenin Projektörü Hayr Anahtarı

Ramazan Köroğlu

 ص ح ب

                                                                                                   

Yüce Allah"ı anarak başlanmayan her anlamlı söz veya iş, bereketsizdir/sonuçsuzdur.

Hadis-i Şerif

  Bugün ki konumuz İki Hayrın Anahtarı: Besmele

 Anadolu’muzu karış karış gezdiğimizde kimi zaman bir dükkân kapısında kimi zaman bir marş yanında kimi zamanda bir sayfa başında besmeleyle karşılaşırız.  Karşılaştığımız besmele bize birçok şey anlatır;

Besmele çeken kişi yaptığı yapacağı işin başında da sonunda da Allah’a bir gün hesap vereceğini bilerek hareket eder,

Besmele çeken kişi yaptığı işte şeytanileşmeyeceğini belli eder.

Besmele de Allah’ın mana itibariyle çok derin iki ismi vardır; Rahman ve Rahim…

Yani besmele çeken kişi Ya Rabbi yaptığım işte hem bu dünyayı düşünüyorum hem de ahireti düşünüyorum demektedir.

***

Medeniyetimizde büyük bir yeri olan besmeleyle ilk olarak Hz. Süleyman’ın Belkıs’a yazdığı mektupla karşılaşırız. Bu olay Neml süresinde şöyle geçer; Mektup Süleyman’dandır ve Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla (başlamakta)dır.

Hatta bu kutlu kelimeyi Hz. Nuh’un dillerinde görürüz. Hz. Nuh tufan esnasında ‘Geminin yüzüp gitmesi de, durması da Allah’ın adıyladır’ der. Bize besmelenin kadim tarihi hakkında bilgi verir.

Besmele bize peygamberlerden nesillere aktarılan bir prensiptir.

Ne kadar manidardır ki İslam’ın başlangıcını teşkil eden İkra’ bismi rabbike’llezî halak” (Yaratan Rabbinin adıyla oku!) ayeti de besmelenin bize muhtevasını temsil eder. Ancak lafız olarak ilk besmeleyle Neml suresinde karşılaşırız. Böylece Resulü Ekrem(sav) yazışmalarının başında besmeleyle başladığını görürüz.

***

Müslüman besmele çekmekle, “Kendi adıma veya başka bir varlık adına değil, sadece Allah Teâlâ adına, O’nun rızasını kazanmak umuduyla ve O’nun izni çerçevesinde bu işi yapmaya başlıyorum.” demiş olur. 

Resulü Ekrem(sav) besmelenin müminler için öneminden şöyle bahseder; Yüce Allah’ı anarak başlanmayan her anlamlı söz veya iş, bereketsizdir/sonuçsuzdur. Hadisi şerif bize bir işe başladığımızda Allah’ın hatırlanması, yaptığımız işin bereketinin artmasına ve hayırlı neticelenmesine vesile olacağını söyler. Besmelenin farz olduğu yerlerde vardır; mesela eti helal olan hayvanların kesiminden önce, ava çıkarken besmele çekmek farzdır.

***

Besmeleyle yoğrulmuş bir medeniyetin evladı olmak heyecan vericidir. Günümüzde az da olsa devam eden ama yıllarca sürmüş Besmele Cemiyetimiz vardır bizim. Besmele cemiyetlerinde medresede tahsile başlayacak yaşa gelen çocukların ilk besmeleyi çekeceği gün tören düzenlenir, dualar yapılırmış. Asıl amaç besmelenin bereketinden faydalanmak…

Medeniyetimiz de yazılarına besmelenin feyzinden ve bereketinden yararlanmak için besmeleyle başlanırmış. Bunun en büyük örneğini yıllarca ezana hasretken geçtiğimiz hafta Minareleriyle dünyayı kıyama tutan Ayasofya caminin 1463 yılında yazılan vakfiyesinde görürüz bunun gibi birçok örnekte verile bilinir.

Osmanlıda çok kullanılan ama günümüzde unutulan bir geleneğimiz daha var.

Bizde bu geleneğimizi devam ettirmek hem de besmelenin projektörü altında yazımızı yazmak istiyoruz. Gelelim geleneğimize; besmele yazılı kâğıdın yere düşme ihtimalinden dolayı kâtipler yazılarının başlarına besmeleyi temsilen ب harfi yazarlarmış. Hatta Hamdeleyi temsilen ح Salveleyi temsilen ص yazarlarmış. Bizde bu geleneğimizi devam ettirerek bundan sonra yazılarımızın başına bu harfelerin feyzinde yaralanmak için yazacağız.

Yazımı Süleyman Çelebi’nin besmeleye binaen yazdığı veciz ifadeleriyle bitiriyorum.

Allah adın zikredelim evvelâ / Vâcib oldur cümle işte her kula
Allah adın her kim ol evvel ana / Her işi âsan eder Allah ona
Allah adı olsa her işin önü / Hergiz ebter olmaya ânın sonu
Her nefeste Allah adın de müdâm / Allah adıyla olur her iş tamam.