BİR BARDAK SU

Sezai Keskin

Meşhur Abbasi halifesi Harun Reşid, alimlerle sohbet etmeyi pek severdi. Devlet işlerinden arta kalan zamanlarında, hocaları ziyaret eder veya onları davet edip dinler,birçok konularda onlarla müşavere ederdi. Bir gün yine İmam Ebu Yusuf’u davet etmiş;onunla görüşüp konuşmakta iken,onun ayrılma vaktinin yaklaştığını anlayınca,”Efendim bana öyle bir nasihat veriniz ki,kulaklarımda çınlamaya devam etsin ”Bu sırada hizmetçi, Harun Reşid’e bir bardak su getirmişti. Suyu aldı, içmeden önce, Ebu Yusuf hazretleri ona ”Halife hazretleri, az bekleyin, suyu lütfen içmeyin. Beklediğiniz nasihatı dinledikten sonra içebilirsiniz. ”Halife ”Peki” der ve bardak elinde, gözleri büyük imamın dudaklarına takılı olarak bekler. Ebu Yusuf, ”Şimdi bu suyu içmeye ihtiyacınız var. İçeceksiniz, düşünelim ki, bu suya o derece ihtiyacınız olsa idi ki, bunu içmezseniz, susuzluktan yanıp gidecektiniz. Bunu elde etmek için bütün devletinizi, servetinizi ve mağruru bulunduğunuz halifelik mevkiini verir miydiniz? ”Az düşündükten sonra, hemen ”elbette” verirdim diye konuştu. ”Az daha beklerseniz, sorunun ikinci seçeneği de var. Bu defa içtiğiniz suyu dışarıya veremeseydiniz, (yani idrar yollarınızda bir tıkanıklık olsaydı, def’i hacette bulunamasaydınız demek istiyor) bu durumdan kurtulmak için de devletinizi, servetinizi ve mağruru bulunduğunuz mevkiinizi feda eder miydiniz?” der. Harun Reşid, hiç beklemeden, bir tereddüt göstermeden, ”evet, elbette hepsini feda ederdim” der. İşte şimdi, büyük imam taşı gediğine koyacaktır: ”Ya, görüyor musunuz Halife hazretleri, sizin devletiniz, servetiniz ve mağruru olduğunuz halifelik mevkiiniz bir bardak suyu almaya yetmediği gibi, sırasında vücudunuzdan atılması gereken zararlı maddelerin dışarıya atılması için de yetmiyor.”

Bir bardak suya bile karşılık olmayan şeyler için ne diye gururlanıyorsunuz? Halife hazretleri, siz bizim nazarımızda Allah’a karşı kulluk vazifelerini yapan, devlet işlerine koşan mazbut bir insansınız. Fakat bazen hilafet makamının verdiği gurur derecesine varan bir havaya giriyorsunuz. Bu da size yakışmıyor. Bu halden tez vakitte sıyrılmalısınız. Madem bizden kulağınıza küpe olacak bir nasihat istediniz ve bunda hiç şüphesiz samimisiniz. Size bu bir bardak suyu hatırlatır, azamet ve kibriyanın ancak her şeyi yarattığı gibi bu suyu da yaratan Allah’a yakışır bir şey olduğunu unutmamanızı dilerim.

Ey akıl sahipleri! Anladınız değil mi? Dört elle dünyaya sarılan, gözünü hırs bürüyen makam-mevkii sevdalıları, hiç ölmeyecekmiş gibi mal-mülk biriktirenler, soyunmaktan giyinmeye fırsat bulamayan şan şöhret peşinde koşanlar, siz de duydunuz mu?

Hepiniz duyun...