Bir başkadır Konya’nın krizleri…

Hayrettin Atak

Hani romanlar ellerinde döner bıçakları, satırlar birbirlerine girmişken biri bir oyun havası çalsa ellerindekini bırakıp oynamaya başlarlarmış ya, Konya’da ulusal gazetelere manşet olacak kadar büyük krizleriniz varsa hemen birinin çıkıp ‘sevgi, kardeşlik, hoşgörü ya da Mevlana’ diye haykırması gerekiyor… Aşikar ki; bu sihirli sözcüklerden birini söyleyince “savaş baltalarını” hemencecik gömüverir Konya!

“Baronun fotokopi odalarının elektriğinin kesilmesi” Konya gündemine bomba gibi düştü! Barolar Birliği ve Tüm Türkiye Baroları tek tek Konya Barosuna destek bildirileri yayınladılar bu hukuk katliamına karşılık… Ulusal gazeteler manşetlerden verdi haberi;  “Susturmak için elektriğimizi kestiler’ diye… Haberi görünce elektrikle çalışanın fotokopi makinası mı yoksa başka bir şey mi olduğunu anlamasak da...  

Barolar Birliği Başkanı ve destekleyen diğer avukatların basın toplantısında kameralar karşısındaki yüzlerindeki ifadeyi görünce tüm haberciler iyi malzeme çıkacak diye sevinmişti oysa… “Hukuksuzluk ve Hukukun katliamından dem vurulup gezi ve devrim ruhlarına atıf yapılacak. Başbakana memleketinden hesap sorulacaktı; Fotokopi makinamızı kimseye gaptırmayız’ diye… 

Sonuçta ne oldu; Hiçbir şey…

Birileri ‘Sevgi, Hoşgörü, Mevlana memleketi’ falan demiş olmalı içeride… Dün sosyal medyada büyük hengameler koparan, bugün ulusal medyada Türkiye gündemine damga vuran “Susturmak için elektriğimizi kestiler, suyumuza zehir attılar! Yemeklerimize şap koyuyorlar! Sözleri onlara değil de bana aitti sanki. Her şeyi bir kenara bırakıp ‘aslında biz sorunu çözmek istiyoruz, sevgi, kardeşlik, çiçek, böcek, kadir, kıymet, ’ nutku atabilmek bir U dönüşünün ötesinde bir başarı hikayesi…

Ne güzel “ Saray, Saray elektriği, yezit, Başbakanın memleketi, Atatürk fotokopi makinalarını çok severdi, fotokopi halkındır halkın kalacak” falan diyecekti birileri bize de gün doğacaktı…

Yazık oldu güzelim gündeme…

Kayacan’dan ders almak istiyorum; ama hukuk değil, politika dersleri…

Unutmayın! Mevlana deyince duruyoruz hepimiz olduğumuz yerde…   

……..

Batı ile nükleer araştırmalar konusunda anlaşan İran’ın Dış İşleri Bakanı ile Cumhurbaşkanı’nın yüzündeki mutluluk ifadesi gelecek adına tamiri mümkün olmayan yaralar açtı. Ortadoğu’da açılan yaralar kadar büyük değil belki bu yaralar ama en az onlar kadar öldürücü… Kardeşliğe sıkılmış asıl kurşun o mutluluk ifadesiydi…