Bireyler mi laiktir yoksa devletler mi?

Esra Doğan

Ülkemizde birçok kimsenin yeterince bilgi sahibi olmadığı ya da her kesimin farklı tanımladığı bir kavram: Laiklik… Teoride başka, pratikte başka anlamlar yüklenen, herkesin işine geldiği gibi tanımladığı bir kavram.

Üzerine yıllarca çok konuşuldu, konuşulmaya da devam edecek. Öyle bir hal aldı ki, bu ülkenin yumuşak karnı haline getirildi. Kimileri dinsizlik olarak tanımladı, kimileri dini emirmiş gibi uyguladı. Kimdi haklı ya da hangi tarafın tavrı doğru olandı?

Yaklaşık yüz yıl önce ilkesi oluşturuldu. Şimdilerde o ilkeyi savunanlar o ilkeden haberdar mı dersiniz? “Lâik devlette, kişiler ibadet hürriyetine sahiptirler.” ibaresi geçerken ülkemizde uygulama sahasında durum böyle mi sizce? Tekrar okuyup neyi savunduğumuzu hatırlamamız gerekir.

Bu kavramı duyunca cinleri tepesine çıkanlar var bir de. Neden mi dersiniz? Dinî içerikli olduğuna hükmedilen her şeye ket vurulmaya çalışıldı. Laiklik ilkesine aykırı denilerek yasaklamalar yapıldı. İlkede geçenlerin aksi yapıldı.

Laiklik üç ülkenin anayasasında geçer: İrlanda, Fransa ve Türkiye. Batıdan aldığımız bu kavramın, orada uygulanışı farklıdır. Bir yerde din ve vicdan özgürlüğü hiçe sayılıyorsa, orada laiklikten bahsedilemez.

Laiklik adeta slikon gibi oldu; herkes farklı bir şekil veriyor ve laiklik budur, diyor. Kusura bakmasın hiç kimse, önce kavramları doğru anlamalıyız diyeceğim, ama yine herkes benim verdiğim şekil doğru olan diyeceği için tek anlamda ve uygulamada birleşmemizin imkansızlığı da karşımda duruyor.

Peki gelelim şu soruya: Bireyler mi laik olur, yoksa devletler mi? Devletten kastımız hukuk sistemi mi yoksa devletle bağlantılı olan her şey mi? Öyle çetrefilli bir hal ki; dinî bayramlar resmî tatil olarak ilan ediliyor, yani Ramazan ve kurban bayramları, ama din ve devlet işleri ayrı olmalı deniliyor. Çelişkiler, çelişkiler, çelişkiler…

Bireyler laik olabilir mi? Evet olabilir; lakin Müslüman olduğunu iddia eden biri laik olamaz. Neden mi? Enam Suresi yüz otuz altıncı ayete bir bakmak gerekir. Din hayat tarzıdır. Müslümanın hayat tarzı elbette dini üzere olacaktır. Bunun için hayatında dinî işler ve gündelik işler gibi saçma bir ayrım yapamaz. Gündelik dediği işler de dine uygun olmak zorundadır.

Yıllarca laiklik bizlere okul kitaplarında dayatıldı. Laik bireyler olmamız istendi. Tarihimiz bundan ibaret olarak gösterilmeye çalışıldı. Başarılı olundu mu? Kısmen evet. Hoca camide olur, Kuran evde okunur, ezan Türkçe okunur, başörtüsü sokakta örtülmez, örtünen dışarı çıkamaz, okula gidemez, eğitim göremez, kadınlar erkeklerle tokalaşmak zorunda yoksa çağdaş olamaz… Daha neler neler sıralayabilirim.

Özgürlük dedik, özgür olduğumuz iddia edildi. Kardeşim bir başka insana baskıyla bir şeyler yaptırmaya çalışmak ne zamandan beri özgürlük sayılır oldu? Özgürlük; beyinlerde, kalplerde değilse ve saçma sapan dayatmalarla bu hak ihlal ediliyorsa özgürlükten bahsedilebilir mi?

Kavramları doğru anlamak, doğru anlamlandırmak ve doğru kullanmak gerekir. Laiklik de sana bana göre değişen bir kavram değildir. Bir anlamı vardır, anlamlandıranı çoktur. Çarpıtmak çok kolay, doğru ifade etmek zordur. Zor olana talip olmak gerekir; boş konuşmamak ve gereksiz dayatmalarda bulunmamak için.

Her şeye rağmen laik olduğunu iddia ediyorsan, dinini gözden geçirmelisin.