Boncuklarınızla oynayın…

Hayrettin Atak

İnsan olmakla ilgili sanıyorum.

Çevre tarafından pek fazla bilinmeyen, bilinse de bizim pek duymadığımız, hatta bizim bildiklerimizin biraz dışında bir bilgiye ulaştığımızda, yaşamın gayesini bulmuş gibi bir anda etrafımızda havai fişekler patlıyor. Bulduğumuz, duyduğumuz icadın ne işe yarayabileceğini, bu bilginin bize ne fayda ya da zarar getireceğini kestirmeden ukalalık taslamak.  İnsan olmanın zaafımıdır…? 

Vecihi Hürkuş diye birinin milli tayyaremizi üretebilmek için verdiği savaşı anlatan kısa filmin Laik-Kemalist güruh tarafından paylaşılma rekorları kırması gibi. Zavallının kendi imkanlarıyla uçak ürettiği halde önüne bir sürü bürokratik engel çıkaranlar sanki “istikbal göklerdedir” diyen Mustafa Kemal’in Cumhurbaşkanı olduğu dönemin CHP ve avanesi değil AK Parti iktidarı. Dersim olaylarında onca Alevi’yi katleden de CHP değil son üç hükümet. Deniz Gezmiş ve arkadaşlarını idam edende bu iktidar.  Öyle olmasa da sonradan bu üç genci asanlarla koalisyon kuranlarda bu arkadaşlar… İhtilalleri yapanlar da AK Parti taraftarları.

Türkiye’deki kavram ve algı kargaşalarıyla ilgili yüzlerce kitap yazılmıştır 50 cilt daha yazılsa bitmez tabi bu konu. Bu kargaşaları istismar konusu yapanlar olduğu sürece de devam edecektir. Yani kıyamete kadar.  

Bu güruhun popüler yeni başlığı Kürt konusu. “Türkiye Cumhuriyeti kurulunca Kürdistan sözcüğü yasaklanmış, kürtçe konuşmak suç olmuş.” Laik- Kemalist kesimin yeni keşfettiği bu önemli tarihi gelişmenin AK Parti iktidarı zamanına denk gelmiş gibi yapmaya çalışmaları tamda müzikal-komedi. Kürtlere en büyük zulümlerin yapıldığı tek parti dönemi değilmiş gibi ve tüm bu yasakların tüm bu aşağılamaların nedeni bu parti ve zihniyeti değilmiş gibi 90’lardaki siyasi ortaklık gibi bugünde ortaklık yapmaya çalışmaları ise trajedi. Yüz yıllık yasakçı zihniyet kendileri değilmiş gibi laik-kemalist grupların Kürt özgürlüğüne kendilerini adamış olmaları tam bir “korku”. Yüz yıllık siyasi tarihimizin tüm utanç vesikalarına rağmen, sonunda birilerinin kendileri için bir şeyler yapmaya çalışmasını basitleştirmek, siyasi kayıpları göze alarak elini taşın altına koyma cesareti gösterenleri, itibarsızlaştırmak ve önemsememe gayreti içinde bulunmak ise dram. 

Kuzey Irak ta anaokullarında bile Kürtçe öğretildiğini çok önemli bir buluşmuş gibi haykırmak cehaletin bir göstergesinden ziyade, söyleyecek bir şey bulamamış bir yazarın provakasyonu. Kuzey Irak’ın Özerk bir Kürt bölgesi olduğunu birinin Türkiye’nin en önemli bu gazetecisine hatırlatması gerek. Ne öğretilmesi gerekiyordu ki Flemenkçe mi?

Tüm yasakçı zihniyetler kırılsın diye “başlangıçlar” yapmaya çalışan bir hareketi tüm yaşananlardan sorumlu tutan, onu yaşananları görmemezlikten gelmekle suçlayan, sorunun çözümü için fedakarlıkta bulunmamakla itham eden kişinin ya ideolojisinde bir bağnazlık vardır, ya da düşüncelerinde bir sakatlık.

Çünkü bu ülkede kardeşinin bir Kürt olmasından rahatsız olmayacak tek zihniyet sahibi Müslümanlardır. Çünkü bu ülkede komşusunun bir Ermeni olmasından bahtiyar olacak tek zümre Müslümanlardır. Çünkü bu ülkede bir Yahudi’yle oturup sohbet etmekten zevk alacak tek grup Müslümanlardır. Çünkü bu ülkede bir Aleviyle tatlı tatlı atışmaktan mutluluk duyacak insanlar sadece Müslümanlardır. Çünkü bu ülkede bir Rum okulunun açılmasının kendisi için bir onur kaynağı olacağını düşünenler yalnız Müslümanlardır. Çünkü bir Alevi’nin, Kürt’ün, Türk’ün, Ermeni’nin, Rum’un, Hindu’nun, Hristiyan’ın, dil, din, eğitim ve yaşam hakları Müslümanın onurudur.

Bu böyle biline… 

Bunun dışında oluşturmaya çalışacağınız tüm “algılar” yüzünüze gözünüze bulaşacaktır…