BU MİLLET SİZLERDEN RAHATSIZ OLUYOR

Selim Tosun

Büyük kanallarda programlar yapıyor, önemli gazetelerde köşe yazıları yazıyor olabilirsiniz. Ama yaptığınız işler veya çalıştığınız kurumlar sizi bu milletten üstün yapmaz.

Sürekli ağzınızdan düşürmediğiniz Türk halkı, ülke zor günler geçiriyor diye asgari ücrete yapılan cüzi zamma bile itiraz etmezken, sizlerin konuşmak veya susmak için aldığınız paraları açıklamadığınız müddetçe samimiyetinize inanmayacağız.

Mevcut Cumhurbaşkanı ve hükümeti destekleyebilirsiniz. Ama çıkarlarınız uğruna bu milletin önünde dalkavukluk yapmanıza artık tahammül edemiyoruz. Aslında farkında değilsiniz ama Ak Parti seçmenleri de dâhil olmak üzere herkes sizden rahatsız oluyor.

Çünkü öyle kaygan duruyorsunuz ki yarın nerede durabileceğinizi kestirmek çok zor görünüyor. Daha birkaç yıl evvelki duruşunuz nasıl yüz seksen derece değiştiyse, bir gün olurda iktidar değişirse kendinize yeni limanlar bulacağınızı hissettiriyorsunuz. Tıpkı dün olduğu gibi…

Bazen o kadar itici geliyorsunuz ki millet sizden bunalıyor. Bazen inanmadığınız şeyleri söylediğinizi de çok belli ediyorsunuz. Her gün ‘’EVET’’ propagandası yaparken kaleminize ve dilinize biraz samimiyet eklemeniz gerektiğini hiç düşünmüyor musunuz?

Merak etmeyin zaten ‘’EVET’’ demek için sabırsızlanan milyonlar 16 Nisan gününü bekliyor. Onların birçoğunun evet demesi için sizlerin süslü laflarınıza ihtiyaçları yok. Bizim milletimiz, evet veya hayır diyecek yâda sandığa gitmeyecek. Herkes ama herkes ne yapacağını çok iyi biliyor. Kimisi lider aşkından, kimisi lider düşmanlığından, kimisi istikrar için ve kimisi de meydanlardan aldığı coşku ile evet veya hayır diyecektir.

Ama sizler bu şekilde davrandıkça bu milletin arası açılacak, akrabalar küsecek, belki baba ve evlat birbirine düşecek. Çünkü evet tarafına köşe yazılarınızdan vaat ettiğiniz şey gizli bir ayrışmadır. Bu millet sizlerin cümlelerinizle tartışmalara giriyor. Doğruluklarını veya yanlışlıklarını araştırmadan…

Oysa hani her ne olursa olsun tek bayrak, tek millet, tek vatan ve tek devlet olmanın gereğini yerine getirecektik.

Siyasetçiler meydanlardan sert açıklamalar yapabilir. Bu seçim dönemlerinin doğal atmosferidir. Size düşen ise eğer ‘’EVET’’ denmesi için bu milleti teşvik ediyorsanız, evet demenin nedenlerini siyasetçilerin doğru anlatması için ortam hazırlamaktır. Toplumu ayrıştırmak değil…

Yoksa her gün milyonların takip ettiği yayınlarınızda ilkokul çocuklarının öğretmenlerine ilan-ı aşk etmesine benzeyen üsluplarınızla bu işi yapamazsınız. Emin olunki o ilkokul çocukları artık sizden daha çok dikkat çekiyor.

Hayır denmesi için teşvik eden medya kuruluşlarının çalışanlarına bir sözüm yok. Çünkü onlar zaten bu sürece ne kadar hazırlıksız olduklarını her dakika gösteriyorlar. Hayır denmesi için çalışma yapan parti ve siyasetçilerin çokta kapsamlı bir aktiviteleri olmadığını geçen süre zarfında gördük. Yani hayırcı gazetecilere pekte çalışma alanı sağlanmadı. O nedenle bu konuyu çokta önemsemiyorum.

Ama siz bizi artık rahatsız ediyorsunuz. Bu millete dini inanışlarını kullanıp, bu milletin tarihini sırtlarına alıp, kahvede bile herkesin dilinde dolaşan cümleleri kullanıp saçma sapan analizler yapanların artık bu piyasadan emekli olma zamanlarının geldiğini düşünüyorum. O samimiyetsiz bir şekilde din istismarı yapıp, canlı yayına alkollü çıkan adam belki de o zaman nerede duracağını iyi belirler. O yüzden samimi ile dalkavukları ayırmak bu milletin kendisine düşüyor. Aldatılan olmak veya kimsenin aldatmaya cesaret edemeyeceği olmak tercihlerini iyi yapmamız gerekiyor.

Her durumda bedel ödemek zorunda kalan güzel ülkemin insanlarının da bilinçli ve vasat kişiler tarafından DOĞRU olarak bilgi edinme hakkı vardır. Siyaseten katkısı olduğu düşünülerek bu insanlara birileri tahammül ediyor olabilir. Ama herhangi bir Ak Parti seçmeniyle ve Recep Tayyip Erdoğan destekçisi vatandaş ile konuştuğumuzda yazıya konu olan şahısların gereksizliğini bir şekilde vurguluyorlar.

Çünkü sürekli belirttiğim gibi hiçbiri bu millete samimi gelmiyor. Hani Recep Tayyip Erdoğan’ın bir sözü var, ‘’Bunlar sabah başka, akşam başka …’’ işte aynen böyle…

O yüzden temiz bir siyaset istediğimiz gibi temiz bir medyada istemek bizim hakkımızdır. Bunu bugün yazmak gereksiz gibi görünse de aslına bakarsınız tam zamanı…

Çünkü bu halkın oylarıyla gelecek bir zaferin en büyük primini bu dalkavuklar yiyecektir. Gazetecilik mesleğini hakkıyla icra eden nice emektar ise yine her zamanki gibi aybaşını nasıl getireceğini düşünecektir.

Son olarak yazdıklarımın yanlış anlaşılmamasını istirham ediyorum. Kesinlikle gazetecilik mesleğini ahlaki bir şekilde yapan hiç kimseyi hedef almıyorum. Tam aksine üsluplarını ve duruşlarını takdir ediyorum.

Zaten kimleri eleştirdiğimizi de sizler çok iyi biliyorsunuz.

Allah her şeyin en doğrusunu bilendir. Müslüman ise uyanık olan kimsedir. Her ne olursa olsun Allah ülkemiz ve ümmetimiz için hayırlı olanı bizlere nasip etsin.

Allah’a emanet olun.