Bugün 10 Muharrem - Kerbela

Hamdi Bağcı

Peygamber Efendimiz ile birlikte Müslümanların Mekke’den Medine’ye Hicretinin 1436 Yıl Dönümü…

Ve aynı zamanda da Peygamber Efendimizin torunu, cennet yiğitlerinden Hz. Hüseyin ve yine Peygamber Efendimizin torunlarının da içinde olduğu Hz. Hüseyin’in ailesinin şehit edilişinin 1375. Seneyi Devriyesi…

Hicretin 61. Yılında bugün, insanın hırsına, arzusuna, kinine yenilince Müslüman olsalar bile ne hale gelebileceklerine dünya tanıklık etti.

Bugün tarihin utanç günü…

İslam Tarihi’nin en dramatik, en hüzünlü, en keskin zamanıdır 10 Muharrem.

Bugün sanki hala tarih 10 Muharrem 61’de kalmıştır. Her gün Müslümanlar o günün hüznüyle, o günün insanı paramparça eden acı gerçekliğiyle yüzleşiyorlar.

Elbette o güne dair birçok siyasi açıklama yapılabilir. Siyaset, kargaşa gibi ifadelerle o gün yaşananlar izah edilmeye çalışılabilir.

Ama hepimiz biliyoruz ki Hz. Ali’nin şehadetinden sonra hükümdar olan Hz Muaviye, Peygamber Efendimizin torunlarına, Müslümanlara verdiği sözü tutmaz.

Ondan sonra Hz. Hüseyin hükümdar olması gerekirken oğlu Yezid’in hükümdar olmasını sağlar.

İşte bu olay tarihte küçük hataların zamanla nasıl büyük felaketlere neden olabileceğini bizlere çok net bir şekilde gösterir. Hz Muaviye Sahabedendir, aynı zamanda Peygamber Efendimizin (SAV) kâtibidir, yüzlerce Hadis rivayet edilmiş önemli bir sahabedir.

Nasıl yargılayalım kendisini…

Ve onun oğlu Yezid…

Yezid’in devletin sürekliliği için bu katliamı yaptığını savunan birçok İslam âlimleri bile olmuştur. Kim ne der, ne söyler bilmiyorum. Benim bildiğim şey şu: İnsanın hırsı, insanın nefsi ne yazık ki her insanda Kabilleşme, Firavunlaşma, Nemrutlaşma, Yezidleşme istidadı taşıyor, bu da aynı zamanda insanlığın ne kadar aşağılık, bayağılık, kontrol edilemez bir iğrençliğe dönüşebileceğini bize her daim gösteriyor.

Benim bu olaylarda yaşadığım en büyük his UTANMAKtır. İnanın öyle, utanıyorum.

Hz. Hüseyin ve ailesi niye Kerbela’ya gelmişlerdi? Niye Medine’den çıkıp bugün ki Irak topraklarında olan Küfe’ye gitme kararı almışlardı?

Hz. Hüseyin ve ailesi Kufe’ye geldiklerinde Küfe’lilerin yanlarında durmayacağını, onları Yezid’e satacağını bilmiyorlar mıydı?

Sahabeden Abdullah Bin İbn Abbas Hz. Hüseyin’e söylemişti. “Hüseyin oralara gitme. Onlar Hz. Osman’ı, Hz. Ali’yi şehit ettiler. Size de aynı akıbetin gelmesinden korkuyorum.”

Sonra Bağdat’tan Medine’ye kadar, herkes Yezid’in Kufe Valisi Übeydullah Bin Ziyad’a, Hz Hüseyin’in ölüm emrini verdiğini biliyordu.

Ve insan hırsının, tamahın, bitmek tükenmek bilmeyen güç arzusunun, Hz Osman’ı, Hz Ali’yi bile ezip geçtiğini görmüştü Hz Hüseyin…

Fakat Hz Hüseyin yanlışın karşısında susmanın, onurlu bir şekilde şehit olmaktan daha evla olmadığını biliyordu, insanlık için, adalet için, Allah için, Resulü için, gerektiğinde hiç tereddüt etmeden insanın canını verebileceğini göstermek için Küfe’ye gitti…

Hz Hüseyin ve ailesi Fırat’tan su içemediler, yemek yiyemediler, anneler çocuklarını emziremedi, yorgun düştüler, bitkin düştüler ve sonunda da Şehit Oldular.

Hz Hüseyin Peygamber Efendimizin ciğeriydi, canıydı, kucaklarında büyümüştü… Peygamber Efendimiz, Onlarla oynamış, Hz Hüseyin ve ağabeyi Hz Hasan’ın isimlerini Peygamber Efendimiz koymuştu. Onların kulağına Ezan’ı Peygamber Efendimiz okudu, Onları Peygamber Efendimiz büyüttü…

Ve Müslümanlar Peygamber Efendimizin 2 torunu da şehit etti.

Başka ne söylenebilir, ne söylediğimizde bir anlamı olur…

Hz Hüseyin ve ailesi aslında kendi özel hayatlarının Allah’ın emirlerinden daha değerli olmadığını gösterdi insanlara.

Zalimden korkmamanın Müslüman’ın en büyük şiarı olduğunu gösterdi insanlara.

Devlet ya da başka hiçbir beşeri gücün adaletten, imandan, Allah’ın emirlerinden daha büyük olmadığını gösterdi insanlara.

Hz. Hüseyin Şehit Oldu, tarih zaman, insanlık, Hicretin 61. Yılında dondu.

Hz Hüseyin Şehit Oldu. Zalimin devlet gücüyle, silahla, insanla, Hakka ve adalete yön veremeyeceğini insanlığa gösterdi.

Hz. Hüseyin Şehit Oldu, O ve Ailesi Cennete gitti ama insanlık o günden beri cehennemi yaşıyor.

Ve biz bu çağda, her gün kardeşkanının dökülmesine, her gün Müslümanların şeytanın oyununa gelmesine, her gün fitnenin imana galip gelmesine şahitlik eden Müslümanlar, her gün Kerbela’ya tanıklık eden Müslümanlar Rabbimize niyaz ediyoruz,

“Ey Mevla’mız, hepimiz Hüseyin’iz. Zalim olmaktan, zalimin oyuncağı olmaktan, insanı katleden olmaktan, sana sığınıyoruz. Gerekirse başımız bedenimizden ayrılsın ama bizi yolundan ayırma. Ve biz biliyoruz bu dünyada ki en büyük şeref Hüseyin olmaktır.”

Allah’tan ve Resulünden insanlığın ne kadar zalim olabileceğini görmekten utanıyoruz.

Bugün ve her gün Kerbela.

Ve en büyük Şeref Hz. Hüseyin Olmaktır…

Elhamdülillah.