Büyüklerimiz bilir!

Hayrettin Atak

Artık yeni işlere, önümüzdeki süreçlere bakalım diyorum; izin vermeye niyetleri yok. ‘Karpuz kabuğu misali’ hatırlatılıp yeniden önümüze geliyor atamalar dosyası… Ama hep dolaylı olarak tabi…

 ‘Karpuz kabuğu da ısıtılıp ısıtılıp gelirmiş meğer insanın önüne…’

...

Neyse, biz hiçbir devlet memurunun, hatta hiçbir kimsenin başı bizim yüzümüzden ağrımasın isteriz… Telefonları bizim yüzümüzden acı acı çalmasın, hep mutlu şeyler için aransınlar.

“Kaş yapalım derken göz çıkartmayayım”…  Yeni atamalara neden olmayalım, şimdi durup dururken… 

….

Bu nedenle, “siz haklısınız” deyip vazgeçiyorum iddiamdan…

“Başarılı olup olmadığına bakılmadan, aynı hizmet şevkini taşıyıp taşınmadığını dikkate almadan, Müdürlerin görevden alınması yapılacaklar listesinin en başında olmalı… Kendi ekibiyle çalışmalı her siyasetçi… Benden sonra gelenlerde benim getirdiklerimi gönderirler ödeşiriz” diyebilmeli yöneticiler…  Yaptıklarının, yapmayı düşündüklerinin ya da icraatlarının gerekçelerini asla açıklamamalı bir siyasetçi… Ne gereği var şimdi? Kamuoyunu böyle önemsiz şeylerle yormanın… Milli Eğitim Müdürü’nün görevden alınma sebebini bilemiyorum ama ondada haklısınız. Başhekim zaten görevden hiç alınmadı. Yoruma lüzum yok… Kendi gitti… Anlamamışız gibi ısrarla söylenmesinin bir manası da yok. Bende öyle yazmıştım halbuki sonradan; “istifa etmesi için sebepler hazırlandı” diye ama… Şu an itibariyle bir önemi yok artık…”

Deyip konuyu gelecek bir diğer telefona kadar kapatmak istiyorum…

Çünkü biz bir türlü bilemiyoruz, Hep büyüklerimiz biliyor…

…  

Anladım, Konya’nın Ortadoğu’su Meram…

Şu kısacak yerel gazetecilik hayatımda en çok merak ettiğim ve çözmeye henüz vakıf olamadığım konulardan biri de; Meram Bölgesinin durumu… Karatay ve Selçuklu gibi kozmopolit bir bölge olmamasına rağmen her ismi geçtiğinde bende bir Ortadoğu havası uyandırıyor… Konya çok olağanüstü durumlarda yönetici, idareci değiştirir ama Meram Bölgesi öyle mi? Her birinci yılın sonunda toplu olarak “Yerel Yöneticileri yerden yere vurma” törenleri düzenleniyor mesela… Yaptığı her iş sansasyon olarak lanse ediliyor örneğin… Muhteşem bir cami yapılınca diğerini yıkmaya gör, Mekke imamından İdam için fetva isteniyor… Bir gazetecinin klası Meram Belediyesini ne kadar rezil edebildiğiyle ölçülüyor…! Göreve gelen kadrolar için CIA, MİT ve MOSSAD’la ortak bir çalışma yapılıp geçmişleri didik didik ediliyor… Başka Belediyelerin gördüğü kötü rüyalar hayra yorulurken, Meram’ın en güzel rüyası hep kabusa dönüyor. 

Tabi bunlar olmasın demiyoruz. Olsun!

En güzeli en doğrusu bulunsun... Yıpratılmadan…        

işte bu noktada diğerlerine gösterilen müsamahanın az bir kısmı bile Meram’dan niye esirgeniyor merak ediyorum… Bunun Başkan Hanımla bir ilgisi olduğunu da düşünmüyorum. Sanıyorum Meram’ın kaderi böyle, tıpkı Ortadoğu’nun kaderi gibi… Hep bi karışık, hep bi kavga, hep bi dışlama…   

Sebebini bende merak ediyorum…