Daha kardeş olamadık!

Ali Kaya

Son günlerde ülke gündemimizin en önemli konusu ve olması gereken askerimizin Libya da bulunması. Evet Askerimiz Libya da tarihi ve milli çıkarlarımızı korumak için gitmiştir. Şimdi Milli çıkarlar denilince  bazı demeyelim veya çoğu da demeyelim tüm muhalifler bu ülke de muhalif olmanın ayarını kaçıran tüm siyasi partiler el birliği etmişcesine birlik içinde ne işimiz var Libya da senfonisini oluşturdular. Hele terör örgütü pkk ya karşı  bile bu kadar yüksek bir birliktelik oluşturmayan muhalif siyasi partiler Libya konusun da tek ses olabildiklerini tüm dünyaya gösterdiler. Kendini bilmez bazı siyasetçiler Mazluma şefkat göstermesi ile dünyada ünlenmiş bu orduyu lejyonerlik gibi bir benzetme yapacak kadar alçaldılar bazıları da damarında başka kan varmış gibi askerimizi orda tıpkı yularını tutan sahipleri gibi petrol için doğalgaz için gittiğimizi iddia edecek kadar alçalmakta kendilerini mübah görmediler. Sahi siz hangi millettensiniz. Geçen yıl neden Doğu Akdeniz de yokuz diye eleştirenler bu yıl ne işimiz var Libya da diyerek yine eleştirmeye devam ediyorlar. Öncelikle Libya meşru hükümeti ile varılan mutabakat ve bu hükümetin daveti üzerine askerimiz Libya da ve dahası milli çıkarlarımız gereği meşru hükümetin yönetimde kalmasını sağlamak bir darbe veya saldırı ile Libya da yönetimin el değiştirmesine engel olmaktır. Çünkü bizi Anadolu’ya hapsetmek isteyen diğer devletlerin Hafteri iktidara getirip BM tarafından tanınan meşru hükümetin imzaladığı mutabakatı geçersiz kılmak istediğini tüm dünya biliyor ne hikmetse bizim muhalefet ya bilmek istemiyor veya işine gelmiyor.Tıpkı Müslüman Coğrafya gibi halimiz dinen kardeşiz diyoruz ama bir türlü kardeş olarak kendimizi görmüyoruz yani  daha  kardeş olamadık!  

Coğrafyamız  bir kazan gibi sürekli kaynamaya devam ederken masum insanlar kadınlar ve çocuklar sürekli zulme maruz kalarak hayatlarının karardığı bu coğrafya da yeni bir gerilim olarak Amerika ve İran arasındaki savaş tamtamlarının yoğun şekilde çalınmasıdır. Önceki yıllarda Daeş bahanesi ile ortak çalışan Amerika ve İran Kudüs gücü komutanı General  Kasım Süleymaniye bağlı haşdi şabi terör örgütü Iraktaki  Amerikan Büyükelçiliğine girerek gerilimin yükselmesine sebep olmuş ve Amerika’nın bir operasyonla Generali etkisiz hale getirmiş ve ardından İran Iraktaki Amerika üslerine Balistik füze saldırısı ile karşılık vermesi ile tüm dünyanın diken üstünde kalmasına sebep olmuştu. Paragrafın başında coğrafyamız kaynamaya deva ediyor demiştik ya Amerika İran gerilimi ve restleşmesi yine bir Müslüman coğrafyada yani Irakta devam edeceğe benziyor. Yani önümüzde ki süreçte yine masum siviller kadınlar ve çocuklar kan ve gözyaşı dökecek hayatlarını kaybedecek demektir. Tüm İslam alemi birlik olmayı başaramadığı için bu coğrafyada batının keyif alarak izlediği Müslümanların katledilmesi filmi sürekli yeni katliamlar ortaya çıkmaktadır batının buralara haçlı seferi düzenlemesine gerek kalmadan bölge zaten kan gölüne dönmüş durumda. Yemen de İran taraftarları hükümete başkaldırmış, Sudan aynı, Suriye veya Irak ta aynı şekilde ölen de Allahu Ekber diyor öldüren de. Ve ne yazık ki bu katliamlardan İran Mezhepsel baktığı ölçüde ne kadar suçlu ise diğer ülkeler  de aynı şekilde mezhepsel baktıkları için suçludur. Oysa içinde bulunduğumuz Müslüman coğrafyasının içine düştüğü bu durumdan tek kurtaracak olan bölge ülkeleridir.Bölge de bulunan sözde devletlerin diktatör yöneticileri böyle istediği için bölgede bir türlü barış ve istikrar sağlanamaz fakat Orta doğu istikrarlı olan tek bir ülke var ve oda İsrail ve Müslüman coğrafyanın  baş düşmanı olarak bölgede varken İsrail ile mücadele etmek yerine birbirleri ile mücadele etmeyi tercih etmeleri bölgenin nasıl bir oyuna sahne olduğunu görmek bakımından yeterlidir.

Amerika ile İran savaşır mı sorusunun cevabından çok bu restleşmenin, bu gerginliğin, bu  coğrafyaya ne kadar zararlarının  olacağını konuşmak daha yerinde olur kanaatindeyim. Her halükarda bu coğrafya kaybedecektir. Yine Müslüman Coğrafya da dinen kardeşiz diyoruz ama bir türlü kardeş olarak kendimizi görmüyoruz yani  daha dinen  kardeş olamadık!  

Saygılarımla