Değişen Dünya ve Konya’daki Perakende Zirvesi

Hamdi Bağcı

Geçtiğimiz günlerde Konya Dedeman Otel’de çok önemli bir toplantı yapıldı.

Türkiye’de faaliyet gösteren 600’ün üzerinde perakende sektörünün temsilcisi Konya’da Perakende Zirvesine katıldı.

Konya Valimiz Muammer Erol, KTO Başkanı Selçuk Öztürk ile iş adamlarının hazır bulunduğu zirvede hem sektörün sorunları hem de beklentileri konuşuldu.

Tabi öncelikle şunu ifade edelim, artık ülkemizde perakende sektörü çok ciddi bir sektördür. Zannediyorum günlük para hacmi açısından baktığımızda en büyük para akışının bu sektörde olduğunu görebiliriz.

Şunu da ifade edelim, büyük Alış Veril Merkezleri de perakende sektörünün oyuncusu kabul ediliyor, bununla birlikte büyük market zincirleri önemli bir oyuncu ve yerel marketler ise bir diğer oyuncu olarak perakende sektöründe kendisini göstermiş oluyor.

Konya’da Konya Perakendeciler Derneği (Konya PERDER) çatısı altında sektör bir çatı kuruluşu kendisine oluşturmuş durumda. Konya PERDER’in Başkanlığını ise Ali Kaya yapıyor.

Konya’da azımsanmayacak bir büyüklüğe ulaşmış önemli bir marketin sahibi Ali Bey ve son zamanlarda Konyaspor Yönetiminde yer alarak ve Konya Ticaret Odasında da Meclis Üyesi olarak isminde de bahsettirdi. Bu toplantıyı da Ali Kaya organize etmiş belirtelim.

Çok net belirteyim, bu zirveye Konya Ticaret Odası Başkanı Selçuk Öztürk’ün de katılmasını ben şahsen önemsiyorum. Selçuk Başkan Konya Ticaret Odası Başkanı olarak Konya’daki bütün sektörlerin yerel, ulusal ya da uluslararası toplantılarına katılıyor.  

Zaten Konya Ticaret Odasında yaptıkları sektör toplantıları da bu anlamda önemli diye düşünüyorum. Zira Selçuk Başkan her sektörün kendi sorunlarını dile getirebilir ve bu sorunlara çözüm bulabilir bir büyüklükte olması gerektiğine inanıyor.

Perakende Zirvesinde de yapmış olduğu konuşmada KTO Başkanı Selçuk Öztürk, "Günümüzde ticari hayatın temelini oluşturan perakendeciliğin ekonomi içerisindeki önemi gün geçtikçe artırmaktadır. Türkiye perakende harcamaları ve pazar büyüklüğü ile önemli bir potansiyele sahip bulunmaktadır. 2014 yılı sonu itibariyle sektörün 350 milyar dolar büyüklüğe ulaşması beklenmektedir. Bu da Türkiye’nin milli gelirinin üçte birine eşit bir rakamdır. Sektörün 2023 yılına kadar ise yıllık yüzde 10 büyümesi beklenmektedir" diyor ve sektörün sorunları ile birebir ilgilendiklerini ve bu çerçevede hazırlanmış raporları en üst düzeyde ilgililerine ilettiklerini belirtiyor.

Ayrıca Selçuk Başkanın modern perakendeciliğin kayıt dışılığa da son verdiği için önemli olduğunu da ifade ettiği konuşmasında, "Bazı resmi raporlara göre, kayıt dışı ekonominin GSMH’nin yüzde 30 ile yüzde 50’sini oluşturduğu tahmin edilmektedir. Bu durum, sadece ekonomide haksız rekabete değil, çok büyük vergi kaçağına da yol açmaktadır. Modern perakende sektörü, doğası gereği tüm işlemlerin kayıtlara alınmasını temel kural olarak benimsediğinden dolayı, söz konusu vergi kaçağına karşı net bir çözüm sunmaktadır." İfadelerinin de önemli olduğunu düşünüyorum.  

Elbette Türkiye de perakende sektörünü konuşurken 2 önemli konu gündeme geliyor, birincisi büyük alışveriş merkezleri ile ilgili düzenlemeler, ikincisi ise bakkallar.

Beni biraz acımasız bulabilirsiniz ama ben şahsen çok açık yazayım, bakkal, döneminin kapandığına inanıyorum.

Burada küçük esnafı yok edelim, demiyorum aman kimse yanlış anlamasın ama herkes de artık bu çağı okumayı başarmalıdır.

Şimdi Alış Veriş Merkezlerini Pazar günü kapatma konusu var mesela gündemde. İnanın, Alış Veriş Merkezlerini bırakın, buna en büyük tepkiyi halk gösterir.

Zira Alış Veriş Merkezleri bugün itibariyle bir yaşam merkezleri konumundadır. Yeni Şehirli yaşamın en önemli öğelerinin başında geliyor Alış Veriş Merkezleri.

Mesela kış günlerinde diyelim ki Alış Veriş Merkezlerini kapattınız, halkımız hafta sonun da nereye gidecek?

İnsanlar günlerini nasıl geçirecekler?

Türkiye Perakendeciler Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Altunbilek, “Perakende Yasa Tasarısı, son günlerde sıkça konuşuluyor ve tartışılıyor. Mutlu oluyoruz. Sektörümüzün mutlaka bir yasası olmalıdır. Pazar günü marketler açılsın mı açılmasını tartışmak yerine sektörün bir meslek olarak kabul görmesi gerekiyor. Eğitim, sektörümüz için çok önemli bir sorun. Tüm bu sorunlar çözüldükten sonra perakendecilik meslek olarak kabul görecek. Bizde bu anlamda çalışanlarımızın dinlenmesi açısından Pazar günkü tatile sıcak bakıyoruz” diyor ama şahsen ben Pazar günleri, alış veriş merkezlerinin ve marketlerin kapatılmasının artık imkânsız olduğunu düşünüyorum.

Küçük ya da büyük fark etmez, insanlarımız alışveriş merkezlerine ya da marketlere dikkat ederseniz genel de hafta sonu gidiyorlar.

Ne yapsınlar, sadece Pazar günü tatilleri var ve bugün evlerinin eksiklerini, ihtiyaçlarını marketlerden ya da alış veriş merkezlerinden gideriyorlar. Siz buraları kapatırsanız ciddi bir sıkıntıya neden oluşmuş olursunuz.

Bu sorunların böyle çözülebileceğini düşünmüyorum, insanlar artık büyümesi gerektiğini, gerekirse ortaklıklar şeklinde yeniden yapılanması gerektiğini anlamalı.

Dünya geriye gitmez, ileriye gider, bunu böyle bilmemiz gerekiyor.

Elbette biz de Perakendeciler Zirvesinin Konya’da yapılmasını sağlayan insanlara bir Konyalı olarak teşekkür ediyoruz ve bu tür toplantıların artarak devam etmesini diliyoruz.