Dertleri Ali Erbaş değil!

Seyfullah Koyuncu
Kıymetli okurlar, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş’ın Konya’yı ziyaretinin üzerinden üç-dört gün geçti ama bu konuyla ilgili olarak sosyal medyada ve bazı basın-yayın organlarında çıkan haberlerin ardından bu yazıyı yazmak farz oldu.
 
Konya Uluslararası İhdida Kongresi'nde, başka dinlere mensupken İslam’la müşerref olmuş Müslümanlarla bir araya gelen Erbaş, burada yaptığı konuşma esnasında, "Her doğan çocuğun İslam fıtratı üzere doğduğu" mealindeki Hadis-İ Şerif’i okumuştu.
 
Bunun üzerine bazı basın-yayın organları ve sosyal medya kullanıcıları kara propagandaya başladı.
 
Hepinizin çok yakından tanıdığı bir gazeteci, Erbaş’ın dile getirdiği Hadis-i Şerif’i alıntılayarak hedef gösterdi ve ‘Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş yüzünden dinden soğudum’ dedi.
 
Dine, millete ve insanımıza yabancılığını her zaman ortaya koyan bazı basın-yayın organları da bu Hadis-i Şerif’i ‘Ali Erbaş’tan bir inci daha’ başlığıyla duyurdu.
 
Fondaş olduğu resmi belgelerle kanıtlanan, ülkemizi karıştırmak için batıdan fonlanarak onların tasmasıyla tetikçilik yapan medya grupları ise yine aynı şekilde Erbaş’a saldırdı.
 
Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş Kur'an ayeti okuyor; "Bu kadar da olmaz" diyorlar!
Peygamber Efendimiz’in (s.a.v) sözünü iletiyor; "Ali Erbaş’tan bir inci daha" diye alay ediyorlar!
Yargıtay binası açılışına katılıp; "Allah hayırlı eylesin" diyor, laikliğe aykırı diyorlar!
 
Ali Erbaş’ı kafaya takmışlar, saldırıyorlar da saldırıyorlar.
 
Sevgili okurlar, aslında onlar için sorun Ali Erbaş değil, bu saldırıları yapmalarının sebebi cahilliklerinden de değil. Bilerek yapıyorlar. Peygamber Efendimiz’e (sav) saldırmaktan korktukları için böyle oyunlarla hadislere saldırıyorlar. İslam’a saldırmaya cesaret edemedikleri için, Ali Erbaş’ı hedef gösteriyorlar.
 
Hayatın her anında ve alanında İslam'ın gür sedasını işitmeye razı gelmedikleri için böyle yapıyorlar. İslam'a açıkça saldıramayanlar Ali Erbaş’a dil uzatıyor.
 
Bunu öyle kurnazca yapıyorlar ki, ne olduklarını bilmesek 5 vakit namazlarını eksiksiz kılıyorlar zannedeceğiz…
 
“Her doğan İslam fıtratı üzere doğar. Sonra aileleri onu Yahudi Hıristiyan veya Mecûsî yapar.” (B4775 Buhârî, Tefsîr (Rûm) 2 M6755 Müslim Kader 22)
 
İster inanın ister inanmayın Ali Erbaş sahih bir Hadis-i Şerif’i aktarmıştır.
 
Görevi yüce dinimiz İslam'ın hakikatlerini sahih dini bilgi zemininde açıklamak olan Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın, ayet ve hadis okumasından daha doğal ne olabilir ki?
 
Ne bekliyorsunuz Ali Erbaş’tan. Ayet ve Hadis’i Şerif okumasın mı?
 
Ali Erbaş’ın, hakikati söylemesi ancak İslam düşmanlarına batar…
 
“İsterler ki Allah’ın nurunu ağızlarıyla söndürüversinler; ama inkârcılar hoşlanmasalar da Allah nurunu muhakkak tamamlayacak!” (Saff Sûresi 8. Ayet)
 
Kıymetli okurlar, aslında bu kızılca kıyametin asıl arka planını yine Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, Konya’daki konuşmasında üzerine basa basa işaret etmişti. Biz de Ali Erbaş’ın bu açıklamasını gazetemize manşet yapmıştık.
 
Ne demişti Ali Erbaş?
 
“Bugün İslam, nefrete ve hatta düşmanlığına varan boyutta bir kara propaganda ile karşı karşıyadır. Özellikle medya vasıtasıyla yapılan dezenformasyon ve algı operasyonları, insanların hakikat arayışını ciddi anlamda gölgeliyor.”
 
Şimdi sadece bu cümleyi okuyup, yukarıda aktardıklarımı bir daha göz önünde tutun. Medya eliyle dinimize yapılan kara propaganda işte tam olarak budur!
 
Küçümseyerek, alay ederek, hedef göstererek, perdeleyerek, gölgeleyerek; bir şekilde İslam’a saldırıyorlar.
 
Burada Müslümanlara çok iş düşüyor. Bu kara propaganda değirmenine su taşımaktan beri durmalı, hakikatin gölgelenmesine izin vermemeliyiz.
 
Siyasi ideolojilerle bu konuda duruş belirtenlerin ise kendilerine çeki düzen vermesi gerekiyor. Ülkemizde ne yazık ki siyasi ideolojiler bu konularda turnusol vazifesi görüyor. Sırf muhalif olmak adına İslam dinine saldıran kirli değirmene su taşıyanlara Allah hidayet versin…
 
Muhalif medya olarak bildiğimiz Milli Gazete’yi ise bu konuda ayrı bir yere koyuyorum. Milli Gazete Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Kurdaş’ın, TV5 canlı yayınında kullandığı, “Diyanet İşleri Başkanı elbette Kuran ve hadisle konuşur. Onun dışında konuşmaz. Konuşacak olursa önce zaten karşısına biz çıkarız” cümlesini de değerli buluyorum.