Döviz Kuru Bahane Zamlar Şahane

Ali Kaya

Amerika’nın ekonomimize yönelik yürüttüğü dolar kuru yükselişi ile devam eden saldırılarının şokunu toplumun tüm kesimleri heyecanla takip etmektedir. Dolar ve Euro  para birimleri karşısında Türk lirasının hızla değer kaybetmesi  vatandaşı,  işçisi,  memuru velhasıl   dolaylı  yada dolaysız  toplumun tüm kesimini  etkilese de özellikle İthalat ve ihracat yapan iş dünyasını etkilemiştir. Döviz kurunun yükselişinin özellikle ülke ekonomisini etkilemesini ve bunun halka yani tabana yayılarak  toplumun buhrana sürüklenmesini  bazı kesimler tarafından dört gözle beklenen bir durummuş gibi bir algıya dönüştüğünü görmekteyiz. Dövizdeki ani yükseliş ile birlikte  ülke içinde ne kadar Ak Parti ve Erdoğan düşmanı varsa hepsinin  ellerini ovuşturmaya başladığını   ve bıyık altı gülerek işte zaman yaklaşıyor dediklerini duymaya  başlamıştık. Türkiye’nin son on beş yılına damgasını vuran Ak Parti artık tarihin tozlu sayfalarında yerini almalıydı ve vesayetçiler tekrar işbaşına gelmeliydi bunu nasıl sağlayacaklardı işte döviz kuru bunda önemli bir faktör olarak karşımıza çıktı.  Çünkü markette satılan sudan yumurtadan yağdan buğdaydan veya undan hepsi dolar kuru ile bağlantısı olmasa dahi zamlı fiyattan satılmalı ve zamlar bir şekilde hükümete karşı koz olarak kullanılmalıydı bu arada doğal gaz,  elektrik ve en önemlisi petrol ürünlerinin dolara endeksli zamları da üstüne gelince alın size malzeme körün istediği bir göz Allah vermiş iki göz afiyet olsun. Yahu hükümetin hiç mi suçu yok derseniz suç değil hatalı politikalar olabilir. Çünkü doğal gazı veya petrolü dolara endekslemek tamamen şahsi fikrimi söylüyorum hatadır. Fakat elektriğe zam yapmak dolara endeksli olmasa gerek ama yapıldı, Doğal gazı en çok Rusya ve İran’dan alıyorsak üçüncü bir ülkenin para birimi doları niye kullanıyoruz niye kendi para birimlerimizle ticaret yapmıyoruz da üçüncü bir ülkenin parası olan dolarla yapıyoruz. Doğal gazı  hem de 1986 yılında  o zaman SSCB olan şimdiler de  Rusya olan devleti le  ilk doğal gaz anlaşmasını imzalamışız ve ardından İran ile yine doğal gaz anlaşmaları imzalamışız, Suudi Arabistan, Irak, Libya veya İran hepsi ile dolar üzerinden petrol anlaşmaları imzalamışız yani bu anlaşmalar yeni yeni değil.

Konumuza dönersek döviz cinsinden ticaret dünya ekonomisinin neredeyse son yüzyılını kapsamaktadır özellikle Amerikan doları en çok tercih edilen döviz olarak karşımıza çıkmaktadır. Son haftalarda hem dünyada özellikle de ülkemizde ki döviz kurlarının Türk lirası karşısında değer kaybetmesi hükümet karşıtlarının ve de fırsatçıların işine yaramış buğdayın hasatı daha yeni yapılmış fakat una zam yapılması ve bir torba un en fazla yüz lira olsa iyi 120 130 lirayı telaffuz edenler olması ilginçtir,  Domates hala tarlada 3 liraya alan yok duruyor bekliyor bakıyorsun  markette 13 liraya domates evet birileri bu fırsatı iyi değerlendirmeye başladı kim bunlar derseniz önce fırsatçılar stokçular sonra da Muhalefet evet hükümeti zora sokmak için haziran seçimlerinden önce deneyip başarmadıkları patates ve soğan polemiğini dolar kuru bahanesi ile  verdi sanırım. Döviz kuru bahane zamlar şahane diyen kesimler var.  Hayırlı olsun.

Ha bu arada ben ekonomist değilim fakat naçizane tavsiyem serbest piyasa ekonomisi modelinden kurtulmanın tam zamanı tavan ve taban fiyat modeline geçmek gerekir. Yani bir ürünün bir alt bir de üst limit fiyatı olur bunun üzerinde veya altında kimse satamaz veya alamaz mantığı bana göre en doğru ekonomi seçeneğidir. Bu seçenek ile hem üretici hem de tüketici korunmuş olur, üretici ürettiği üründen ne kazanç sağlayacağını bilir tüketici de elindeki para ile ne kadar alacağını iyi bilir. SAYGILARIMLA