EĞİTİME KAR BEREKETİNİN KATKISI

Hasan Mutluoğlu

Bir aydan beri yurdumuzun her köşesinde etkisini sürdüren KAR yağışı, bereketi, ulaşıma etki etmesi nedeni ile eğitime ara verilmek zorunda kalındı. Okullar ara ara tatil edildi.

Okulların tatil edilmesini fırsat bilen çocuklar, sokaklara ve parklara çıkarak kartopu oynayarak, kardan adam yaparak, kızak kayarak tatillerini değerlendirmeye çalıştılar.

Çocukların neşelerini, coşkularını yakından gözlemlediğimiz gibi, televizyon haberlerinden de izledik.Büyüklerin kar sevinci, çocukların sevincinden daha az olmadı.

Kar yağışına uzun yıllardan beri hasret kalmıştık. Kar yağması nedeni ile 7 den 70 e insanımız “KAR BEREKETİ” sevincini yaşadı. Allah’a şükrettik.

Kar yağışının olumsuz etkileri hayatı zorlaştırmasına rağmen, kazandıracağı BEREKET düşünüldüğünde, karlı günlerin zorluklarına seve seve katlanılıyor.

Bir eğitimci olarak; kar yağışının engellediği günleri, eğitim için fırsata dönüştürülmesi gerekliliği üzerinde düşündüm. Aklıma gelenleri sıralamaya çalışayım.

Haberlerden bir kesitle başlamak istiyorum:

-“Öğrenciler kar tatilini fırsata çevirerek kartopu oynadılar, kızak kaydılar, güldüler ve eğlendiler.”

-“Öte yandan, kar yağışı nedeni ile valilik önündeki meydanda toplanan gençler de kartopu savaşı yaparak karın keyfini çıkardılar.”

-“Belediye ekipleri kar ile mücadeleye başladı. Cadde ve sokakları ulaşıma açmak için hummalı çalışmalar başladı.”

Kendime soruyorum. Kar tatilini fırsata çevirmek bu kadar basit ve sığ düşünce de mi kalmalı?

Kartopu oynamak, kızak kaymak, sokakta kar yağışını seyretmek, kar mücadelesini yapanları yalnız bırakmak, açlıkla karşı karşıya gelen hayvanları gözetmemek, kar yağışını, kar tatilini fırsata çevirmek midir?

Sıradanlaşmış olağan yaşantımızın akışını engeleyen özel durumlarda yapabileceklerimiz hakkında “Hayata dair, hayat için” önemli bilgilerden yoksun bir hayat tarzımız var.

Hiç zora gelmiyoruz. Zorluklarla mücadele etmez durumda, sorumluluğu başkalarına kolayca ihale etme anlayışı ile hareket ediyoruz.

En kıymetli değer olan ZAMAN, eğitim eksikliği yüzünden heder ediliyor. Biraz düşünüldüğünde, eğitime yönelik, hayatın yükünü paylaşmada nelerin yapılabileceğini tespit etmek mümkün.

Eğitim ortamlarını yeniden hatırlayalım. Aile, çevre, okul eğitim ortamları olarak kabul gören yerler. Bu ortamlardaki eğitim faaliyet zamanları ve şartları çakışmadığına göre, devre dışı kalan ortamın yerine diğer eğitim ortamı devrede olma şansı mutlaka vardır.

Kar yağışı ana temamız oduğundan, kar yağışını eğitime fırsat olarak kullanabilmek için, AİLE içinde neler yapılabileceğini ortaya koymaya çalışalım.

Kar nimetinin değeri ve anlamı çocuklara hatırlatılır. Kar engelini aşma mücadelesini evimizin önünden başlayarak, sokağımıza uzanıp kar temizleme çalışmalarına çocuklarımızı ortak etmek, hayatla mücadele yolunda en önemli derslerden birisini kazandırmak olacaktır.

Kar ile mücadele işini başkalarına ihale etme anlayışından, ortak sorumluluk anlayışına getirebilmeyi sağlamış oluruz.

Beslenme şartları kar dolayısı ile engellenen hayvanlara yardımcı olmak amacı ile, kuşları yemlemek, kedi-köpek gibi hayvanlara barınak hazırlamak ve beslemek, çocuklara hem zevk verecek, hem de merhamet değeri kazandırabilecektir.

Televizyonların her kanalında, çocuk ve gençlere yönelik özel kültürel yayınlar devreye sokularak, uzaktan eğitime katkı sağlanabilir.

Çevremizde bulunan ortak alanlarımız –Cami, kapalı/ açık spor alanları, okullar, parklar- yaygın eğitim mantığında, planlı ortak değerler eğitim ve çalışmaları yapılabilir.

Köy ve mahallelerde imam, muhtar devreye girerek, çocuklarla köy hayatını ilgilendiren çalışmalar yapılabilir.

Bu tür faaliyetlerin projeli programları önceden hazır olmalı ki, zamanı geldiğinde uygulamaya sokulabilmeli.

Günümüzü kurtarma”  mantığından mutlaka uzaklaşmanın yolunu bulmalıyız. Aksi taktirde, büyük olaylarla karşı karşıya kaldığımızda bocalar, felakete sürüklenebiliriz.

Savaş halinde olan ülkelerin eğitime ara vermeden devam ettirme çabaları, gelecek açısından ne kadar önemli olduğu üzerinde kafa yormalıyız.

Özet olarak şunu ifade etmek mümkün: Hayatın düzenini sağlayan çarkların hiç bir dişlisinin devreden çıkmasına razı olamayız. Yaşam boyu aralıksız çalışmaya ve mücadeleye devam.