EKONOMİ ÖDÜLLERİ…

Hayrettin Atak

Ekonomi ödülleri geçtiğimiz yılki kadar coşkulu değildi belki.

Ama TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu’nun Konya’da herhangi bir programa katılmış olması başlı başına ‘Çoşku’ anlamı taşıyor…

Katıldığı her toplantıda Konya hakkındaki övgü dolu sözleri öyle moral veriyor ki bu şehre kelimelerle anlatılmaz, o duyguyu yaşamak gerek. Ekonomi ödüllerinde yaptığı konuşmada yine çok güzelmiş… O konuşmanın ardından iş adamlarının eve gitmeyip işyerlerine geri dönüp çalışmaya devam ettiklerini sanıyorum…

Ne yazık ki bir taraftan da övgü dolu sözler hep ‘hoş bir seda’ olarak kalıyor…

Konya kesin ulaşır denilen hedefler noktasında özellikle…

Çünkü; Konya’nın 15 milyar dolar’lık ihracat ve 10 milyon turist hedefine ulaşması matematiksel, sosyal ve siyasal olarak mümkün değil gibi görünüyor… Görünen hedef kılavuz istemez… 7 yıl içinde ihracatını 1.1 milyar dolardan sadece 1.33 milyar dolara çıkarabilen bir Konya’nın 7 yıl sonra bu rakamı 10 kat artırması mümkün mü? Bu artış oranına göre 15 milyar doları ancak 200 yıl sonra yakalayabilir bu şehir… Ben demiyorum matematik diyor…

Plan program ve projelere bakınca da bu rakamın 10 kattan fazla artırması da mümkün görünmüyor…

Turist sayısında biraz daha ümitliyiz tabi… Yerli yabancı toplam 2.5 milyon civarında olan Turist sayısını sadece 4 kat artırması gerekiyor…

İkinci bir Mevlana Müzesi yapamayacağımıza göre 10 milyon sayısını tutturabilmemiz mümkün değil gibi görünüyor…

Ama! Antalya-Kayseri YHT yapılınca, Antalya’da ki turist Kapadokya’ya geçenleri Konya’ya uğrayan turist sayısına dahil edersek 10 milyon rakamını rahat yakalarız…Onlara bi çay simit satamasak ta rakama dahil ederek… 

Uğramasınlar da zaten… Ayarlarımız bozulur…

Bu gaza rağmen bu hızla hedeflerinize ulaşamazsınız. En azından 2023’te…

Önümüzdeki dönem ekonomi ödülünü Ulaştırma Bakanlığına versinler…

VE REFERANDUM… 

Bir seçim yapmak zorunda kalsam Recep Tayyip Erdoğan’ı seçerim” diyen Devlet Bahçeli’nin öyle çok önemli bir laf ettiğini falan yok! Öyleymiş gibi davranmanın bir anlamı da yok bu nedenle…  

Çünkü bugün Ak Partiye oy verenlerin belki de tamamı Doğu Perinçek ile Devlet Bahçeli arasında bir seçim yapmak zorunda kalsalar, Devlet Bahçeli’yi seçerler…

Hatta bir adım daha ileri gidelim… Kürtlerin bile büyük çoğunluğu Bahçeli ile HDP arasında bir seçim yapmak zorunda kalsalar çoğunluğu Bahçeli’yi seçer…

Ne yani ‘Evet’ demek Allah’ı inkardır diyen Hüda Kaya’ya mı kanacak?

A&G’nin 7 coğrafi bölge ve 42 ilde 3 bin denekle yüz yüze görüşme yöntemiyle gerçekleştirdiği araştırmadan çarpıcı sonuçlar çıkmış. Evet diyenler yüzde 61.5, hayır diyenler ise yüzde 19.7.

Ancak asıl çarpıcı nokta şu ki büyük bir çoğunluk neye evet neye hayır dediğini bilmiyor…

Mesela;

Referanduma giderken seçmenlerin yarıdan azı, %47.9’u yeni sistemde koalisyon olmaz diyor. Demek ki diğerleri olur diyor…

Kadın seçmenlerin %56.0’sı, ilkokul ve daha alt eğitim gruplarında yer alanların ise %60.8’i, koalisyon olur veya bilmiyorum diyor.

Üniversite mezunu seçmenlerin yüzde 22.3’ü milletvekilleri ve meclis yok diyormuş…

İlkokul ve daha alt eğitim gruplarında yer alan seçmenin %46.3’ü Cumhurbaşkanlığı sisteminde siyasi partilerin olmadığını veya bilmediğini söylüyor.

Ve daha bir sürü garabet…

Sözün özü daha yapılacak çok iş var…

Yeni dönemin en önemli sözü şu oldu;

“Her şeyi Cumhurbaşkanından beklemeyin!”