Enflasyon Fırsatçıları

Büşra Aksakbağı Ay

2018 Ağustos ayının başlarında doların tavan yapması ile zor bir sürecin içerisinde bulduk kendimizi. Dolar artışını ilk hissettiğimiz yer her zaman olduğu gibi market rafları, Pazar tezgâhları oldu. Bebek bezinden, tuvalet kağıdına hatta ve hatta içme suyuna kadar her şey zamlandı. Üstelik bu zamlar doların artışı ile doğru orantılı bile değildi. Yüzde 300 zam yapılan ürünleri gördük..

Dolar yükseldiğinde, aynı oranda zam yapılmasını anlayışla karşılayabilirim, herkes karşılayacaktır. Fakat oranın çok üstünde zam yapmak tabiri caizse şark kurnazlığıdır, fırsatçılıktır. Bu zamlar asgari ücretle geçinmeye çalışan gariban halkın belini büktü. Yüzlerce zinciri olan bir süpermarkete saatlik cirosundan bile az olan 50 bin lira ceza(!) verilerek önüne geçilmeye çalışıldı. Tabii ki önüne geçilemedi.

*

Bu zamlar marketlerde başlayınca tüm ülkeyi, her sektörü bulması çok uzun sürmüyor. Markete gidiyorsun dün 10 liraya aldığın bugün 30 lira olmuş. Kısacası hayat birden pahalılaşmış. Karşılayabilmek için hangi sektördeysen sende o kalemde zam yapmaya başlıyorsun. Kırtasiye kalem, kitapta, berber saç, sakal da.. Kendi işini yapan enflasyon sebebi ile deyip bu zammı yapıyor, bir şekilde kendini kurtarıyor. Peki, sabit maaşla çalışan ne yapacak? İşvereni enflasyona oranla zam yapacak mı dersiniz? Tabi ki hayır.

Batarsak hep beraber batacağız. Sadece kendini kurtarmaya çalışarak bu fırsatçılığa başvuranların tüm çabaları beyhude…

*

Yeri gelmişken değinmeden edemeyeceğim; oyuncu Erdal Beşikçioğlu yakın zamanda “dolar arttığında tüm paramı TL’ye çevirdim, hepimiz aynı gemideyiz. Başka Türkiye yok” dedi. Ve linç edilmeye başlandı. Erdal Beşikçioğlu muhalif olarak görülen ve muhalif kesim tarafından oldukça sevilen bir sanatçıydı ve bu açıklamadan sonra yine aynı kesim tarafından linç edildi. Beşikçioğlu, bu kriz anında ucuza aldığı mallarına bile yüzde 300 zam yapan bir esnaf olsa idi bu kadar linç edilir miydi? Ya da çıkıp bazı sözde muhalif ünlüler gibi Türkiye’yi itibarsızlaştıran açıklamalar yapsa idi böyle linç edilir miydi? Sahi, biz nerede kaybettik şuurumuzu? Ne zaman ayırt edemez olduk bazı şeyleri?

*

Peki vatandaş olarak ne yapabiliriz, bu zamlar ile nasıl mücadele edebiliriz? Belli ki bu kriz sadece tüketiciye ve işçiye var. Bizimde yapabileceğimiz tek bir şey var. Tüketmeyeceğiz. Tavrımızı koyacağız. Hiç tüketmemek elbette elimizde değil. Fakat sadece temel ihtiyaçlarımız için asgari bir şekilde tüketeceğiz. Tüketicinin değil, tüketmeyenlerin sayısı arttığı vakit fırsatçılara geçit vermemiş olacağız. Belki ekonomi durağanlaşacak fakat bu fırsatçıları bu şekilde dize getireceğiz. Stokladığı ürün çürüyünce, tarihi geçince belki yola gelir. Belki de içimizde ki çürük yumurtaları dökeriz.