Erdoğan Ve Kızıl Elma Ülküsü

Ali Kaya

Geçtiğimiz hafta Ensar vakfının genel kurul toplantısında konuşan  Cumhurbaşkanımız  Sayın Erdoğan’ın konuşmasında dile getirdiği 2053 vizyonu ve varılmak istenen hedefi sembolleştirerek Kızıl elma olarak nitelendirdiği konuşmasını izledik. Peki Sayın Cumhurbaşkanımızın söylediği Kızıl elma nedir, neyi anlatır, önce bunu anlamamız gerekir. Kızıl Elma tarihte Oğuz Türkleri arasında cihan hakimiyetinin sembolü olarak tahayyül edilmiş bir hedeftir. Tarihte batıya doğru olan ilerleme ve   feth olunan yerler yurt kurmak için konulan hedef hep kızıl elma olarak tarif  ve sembol edilmiştir, Osmanlılar ise,  önceleri beylikleri bir araya getirip devlet kurmak,  sonraları  İstanbul’un fethi ve daha sonra cihan hakimiyeti olarak konulan Kızıl Elma hedefi olarak karşımıza çıkmaktadır.

Ecdadımız Oğuz kağan ve  Osmanlı’ya kadar bir amaç olarak gösterilen kızıl elma hedefi günümüzde Cumhurbaşkanımızın 2053 vizyonu olarak yeni kızıl elma hedefimiz diyerek  neyi göstermek istemiştir.

Kanımca Cumhuriyetin yüzüncü yılına girdiği 2023 hedefi ekonomik olarak dünyanın on büyük ekonomisi arasına girmesini, ekonomik ve siyasi olarak güçlenmesini, kendi iç çekişmelerinden kurtularak tek yürek, tek yumruk olup, mili birliğini perçinleştireceği bir hedef olarak gösterilmiştir yani 2023 hedefi tüm prangalarından kurtulmuş vesayetçi anlayıştan uzak  tam bağımsız güçlü bir Türkiye’nin  önünü açmak gerekmektedir. İşte yeni Türkiye’nin 2023 hedefi budur vizyonu da sosyal ve kültürel alanda batının etkilerinden kurtularak ve mili bilincine kavuşmaktır.

Amerika da bir siyaset bilimcinin Türkiye durdurulmazsa 2050 yılında Dünyanın süper gücü olacak ön görüsünü unutmadan İstanbul’un fethinin 600 yılına denk gelen 2053 hedefi de Sayın Erdoğan’ın Ensar vakfının genel kurulunda yaptığı konuşmasında belirttiği üzere “14 yıldır siyasi  iktidar olduk ama sosyal ve kültürel alanda sıkıntılarımız var” serzenişi 2053 hedefini göstermektedir. İstanbul’u gencecik yaşında feth eden Fatih Sultan Mehmet han ve ordusu ile milleti gibi gelecek nesillerimizin yani gençlerimizin yaşam tarzı, dünya görüşü , sosyal ve kültürel yozlaşmadan kurtularak kendi benliğine kavuşmasını arzu ettiği bir gençlik için çalışmalar başlatacaktır.

Üstad Necip Fazıl’ın tarifi ile “Kendi öz talim ve terbiyesine memur vasıtalara kadar nefsini koruyabilecek, destanlık bir meydan savaşı içinde ve bu savaşı kazanmakla vazifeli bir gençlik.” Türkiye önümüzdeki yıllarda ekonomik ve siyasi olarak güçlü olacağı günlere doğru hızla yol alırken bunu ileriki yıllara taşıyacak gençliğin de şimdiden bu hedeflere odaklanarak hazırlanması ile mümkün olacağını belirtmektedir. Gençliğimizin sosyal ve kültürel anlamda 2053 ve 2071 hedeflerine şimdiden milli bilinç ruhunu kazanması ve diğer kültürlerin etkilerinden yozlaşmadan hedefe ilerlemesi gerekmektedir.

Sayın Erdoğan’ın yeni Kızıl Elmamız diyerek tarif ettiği 2053 hedeflerine hızla ilerleyecek bugünün çocukları yarını gençlerini bu hedefe hazırlamak için aile içinde, tahsil hayatında ve toplum içinde bilinçlenecek bir gençlik yetiştirmeye hazırlanmamız gerektiğini hedefimizin bu olduğunu göstermek istemiştir.

Çünkü balkanlardan, orta Asya’ya Afrika’ya kadar Osmanlı’nın tarihte ilişkide bulunduğu bu üç kıtada yaşayan halkların doğal lider gördüğü Türkiye 2053 hedefleri ile bu coğrafyaları tekrar etkileme gücüne  kavuşması için bu bilince sahip bir gençliğe ihtiyaç duymaktadır.

Üç kıtada yaşayan halkları etkileme gücü olan Türkiye’nin sadece ekonomik olarak değil sosyal ve kültürel alanda buna hazır olması Sayın Erdoğan’ın arzu ettiği bir gelecek olarak karşımıza çıkmaktadır. Önümüzde ki yıllarda hızla göreceğimiz bu faaliyetler arasında gençliğimizin bu hedeflere nasıl hazırlandığını izleyerek göreceğiz.

Saygılarımla