GEREKMESİ İÇİN DAHA NE GEREKİYOR?

Hayrettin Atak

Bu milletin geleceği ve çıkarları dışında hiçbir şey umurumuzda değil. İnsanları karalayarak ve yaralayarak para kazandığımızı düşünen varsa aldanıyor. Sanayici , iş adamı, turizmci, esnaf, işletmeci vs. herkes oluşturduğu artı değerle önce kendi ve bakmakla yükümlü oldukları için para kazanır fazlasıyla da ülkesi için değer oluşturur. Gazeteci ise Ülkesi için değer oluşmasına yardımcı olur ve ondan sonra geçimini sağlayabilir. Hangi görüşü savunursa savunsun hangi ideolojiyi benimsemiş olursa olsun bir gazeteci için yalan ve yalancılığı huy edinmemişse tek amacı ülke menfaatleridir. En azından ben öyle olduğuna inanıyorum.

Yani, arayıp, Fevzi Kayacan’a hakkındaki iddiaları soruyorsak bundaki amacımız akşama eve götürecek ekmeğimiz yok acaba Kayacan’dan istesek verir mi? diye değil. Ya da çok güzel soru sordum artık patron bir sigara parası atar önümüze diye hiç değil. Sigarayı da bıraktım zaten… Gazeteciliği böyle bir şey mi sanıyor. En saf gazetecilerin sadece kendi saflarında olduğunu mu düşünüyorlar. An itibariyle Türkiye’nin en özgür gazetecisiyimdir, övünmek gibi olmasın. Bir tek bürokrata bir tek siyasetçiye bir tek işadamına “eyvallahım yok”

Velhasıl; anlaşılır olmak gerekirse, Fevzi Kayacan’ı aradık ve değil sorumuza cevap almak konuşulmadı, konuşulmaya tenezzül dahi edilmedi. Bizde bindik “zaman makinamıza” 18 Mart 2014 günündeki Fevzi Kayacan’a sorduk sorularımızı. İşte yanıtları;

“Bir süredir ülkemizde kimi yetkili ve sorumlu kişilerin kullandıkları dil toplumu kamplaştırmaya kutuplaştırmaya süratle götürüyor. Sert dil insanımızı korkutuyor, yıldırıyor ve hatta sindiriyor. En temel demokratik hak ve özgürlüklerden olan gösteri ve toplantı hürriyeti orantısız güçle önlenmeye çalışılıyor. Sonucunda insanlarımız yaşamlarını yitiriyor. Oysa birazcık sabır ve hoşgörü yaşananların panzehiri olabilirdi”

……

“Kabul etmek gerekir ki, Anadolu insanı yetkili ve sorumlu kişiler, yani yöneticilerimize göre daha mütehammil, daha hoşgörülü ve daha sabırlı”

……

“Bugünün felsefesi ise farklılıkları yok etme üzerine kurulu. Bireyi yaşatmak öyle anlaşılıyor ki, başka bir bahara kalmış gibi. Hele hele son çıkan yasalar uygulamalar ve anlayış demokratik toplum gerekleriyle bağdaşmadığını ifade etmeliyim. Daha demokratik, daha hür, daha çağdaş bir anayasa beklerken, aksine çıkan kimi kanunlar mevcut kazanımları aldı, götürdü.”

……

“Hukuk hiddete kine nefrete kurban ediliyor. İhdas edilen ve antidemokratik olan kurallardan herkes etkilenebilir. Taraf ve mensubiyet psikolojisinden kurtulup, özgürlüklerimize haklarımıza sahip olma zamanıdır.”

……

“Toplumsal huzur barış ve adalet, kendinden olmayanı yok etmekle sağlanamaz. Aksine, hoşgörü, hukuka, saygı, evrensel değerleri benimseme ve insanı yaşatma ve bizi bir arada tutacak esaslardır. Şiddetin nefretin, hoşgörüsüzlüğün, görgüsüzlüğün çözebildiği hiçbir devlet meselesi olmamıştır.”

Fevzi Kayacan 18 Mart 2014 Salı 09.02

   Yazılar bizzat Fevzi Kayacan’ın kendisine aittir. 18 Mart 2014 tarihli yazısından alınmıştır. Burada, arada Ergenekon sanıklarıyla alakalı kısımlarda var ama yazının tümünün kime ithafen yazıldığı aşikardır diye düşünüyorum.

Düşüncemin yanlış olduğunu keşke kendisi bizzat söyleseydi. Bunları bu düşünceler yanlış diye söylemiyorum. Bu söylenenlerin her birinin altına imza atarım belki. Ancak ben bir seçime giderken Ak Partililerin oyuna talip değilim. Ve doğru bildiklerimi yanlış gördüklerimi yazmakla mükellefim.

Ve ortada şüpheler, dedikodular var. Bu söylemleri dedikodudan çıkarıp sağlıklı bir zemine oturtmak istedik itiraf edeyim başaramadık. Zeminin görünmemesi bizim suçumuz değil. Ayrıca biz elimize bir yerlerden beleş zürafa geçirmiş de onu kurbanda kesebilir miyim? diye kapı kapı dolaşıp fetva arayan şark kurnazı da değiliz. Anadolu’da birinin eline değil bedavadan parayla bile zürafa nasıl geçer oda meçhul tabi… Örnek tam anlamıyla uç oldu. Tıpkı uçlarda yaşayacağımız seçimler gibi…  

Yani baro seçimlerini karıştıralım diye çıkmadık yola. Yola çıktığımız için karıştı seçimler. “Gerekirse adayı gözden geçiririz diyen İl Başkanı Ahmet Sorgun’a seslenmek istiyorum. “Yukarıdaki yazılardan sonra gerekmesi için daha ne gerekiyor.”