Halklara deva iyi gelecek(!)

Ömer Kocabaş

Ülkenin siyasi gündeminde değişen bir şey olmuyor, canı sıkılan erken seçim istiyor. Onlara göre ekonomi başta olmak üzere iç ve dış siyaset kötü, ülke berbat yönetiliyor. Buna karşı somut bir çözüm önerisi bile sunmaktan acizler. Çare onlar. Hele bir seçim olsun, iktidara gelsinler Türkiye güllük gülistanlık olacaklar. Önce siz kimsiniz sorusuna adam gibi bir cevap vermeleri gerekiyor. Gerisini elbette millet düşünür.

Muhalefet erken seçim istemekte haklıdır. Çünkü siyasetin tabiatı bunu gerektirir. Adamlar 2023’e kadar üç sene daha beklemek istemiyorlar, canları sıkılıyor. Bir de iyisi, geleceği, devasında acaba 2023’e kadar parti olarak kalabilir miyiz korkusu da hâkim. CHP ve HDP’ye bir şey olmaz durdukları yerde dururlar, durduklarıyla da kalırlar… Bu ittifakın içerisinde Saadet Partisini elbette unutmadım. Lakin rahmetli Erbakan Hocaya hürmeten bu ittifakla Saadet Partisi’nin ismini yan yana yazmaya utandım, her ne kadar onlar ittifak kurmaktan utanmasalar da.

 Elbette ekonomi de sıkıntılar var. Geçen haftaki yazımızda 50 lira dediğimiz ayçiçeği yağına bir hafta içinde yüzde beş daha zam gelmiş. Lakin bu sıkıntıda küresel salgının, Türkiye’nin izlemeye çalıştığı bağımsız dış politikanın, Karadeniz ve Akdeniz’deki mücadelemizin, son olarak Azerbaycan’ın yanında yer almamızın falan hiçbir etkisi yokmuş da sırf kötü yönetimden kaynaklanıyormuş gibi algı oluşturmayı kusura bakmayın yemeyiz. Kendi aralarında yandık, bittik, kül olduk edebiyatı yapmaya devam etsinler. Ekonomi de sorunlar var ama bunlara da gerçekçi bir çözüm önerisi yok.

 AK Parti ve Cumhurbaşkanı Erdoğan gitsin yeter, ekonomi kendiliğinden düzelecek. Ellerine geçirdikleri üç-dört belediyeyi bile paylaşacağız diye ne hale soktular, bir de bu kadar başlı bir ittifak ülkeyi yönetmeye kalkarsa 90’lardaki koalisyonlar gibi önce devlet kadrolarını şişirirler sonrada ülke yönetilemez bir hale gelir. Haklı oldukları bir nokta elbette var. Cumhurbaşkanı Erdoğan giderse ekonomi kesin düzelir. Çünkü dış politikada eskiden olduğu gibi ABD ve AB’nin dümenine girilirse, Suriye, Libya, Azerbaycan görmezden gelinir, Akdeniz ve Karadeniz deyince akla sadece turizm ve balıkçılık gelirse ekonomi kendiliğinden coşar. Dillendirmeseler de ekonomi politikaları bu.

Adı gelecek olan geçmişten kurtulamıyor, müflis bakkal gibi eski defterleri karıştırıyorlar. Yok, onların Başbakanlığı döneminde Berat Albayrak’ın milletvekili, Binali Yıldırım’ın bakan olması kriz çıkarmış falan. Madem öyle istemiyordunuz adam gibi zamanında tepki gösterip istifa etseydiniz ya. Tabi ki koltuk ve diğer imkânlar tatlı geldiğinden seslerini çıkarmadılar. Şimdi ellerinden koltuk ve imkân gidince geçmişe yönelik boş boş ahkâm kesiyorlar kimsenin umurunda olmasa da.  Adı deva olansa dertlere devayı dışarıda görüyor. Yerli üretim, milli ekonomi gibi kavramların adını bile anmıyor. Varsa yoksa pazarlamacı edasıyla dış sermayeyi ülkeye getireceklerini söylüyorlar. Politikayı ABD ve AB’ye teslim edince elbette dış sermaye yağar, bir de bakmışsınız Dolar iki lira olmuş. Bu ittifak ülkenin başında olsa biz bu kadar net Azerbaycan’ın yanında duramazdık. Kaygılıyız, çatışmanın durdurulmasından yanayız gibi beylik dışişleri açıklamalarıyla geçiştirip, görmezden gelirdik lakin ekonomi tıkırında olurdu.

İçlerinde yine en istikrarlısı CHP. Politikalarından taviz vermiyorlar. Bir yandan parti içi kavgalarına devam ederken, diğer yandan da Anayasa Mahkemesi’nin yolunu tutmaya devam ediyorlar. Salgın, ekonomideki sıkıntılar falan derken arada kaynadı ama önemliydi. CHP darbeye karşı koyan sivillerin cezai sorumluluğun olmayacağı yönündeki kararnamenin iptal edilmesi için AYM’ye gitti elbette reddedildi. Amaçları belli, ileride 15 Temmuz benzeri bir darbe girişimi olursa halkın direnmesinin önüne geçmek. Ülkenin, dünyanın bu kadar sıkıntısı varken dertleri bu. İstikrar diye buna derim.

Artık kendisine milliyetçi, muhafazakâr ya da Atatürkçü diyenlerin HDP ile ittifak yapmalarını falan sorgulamıyoruz. Kendileri ve onları destekleyen kitle umursamıyorsa bizce de sorun yok. AK Parti ise bu beşli birbirine benzemez ittifaka karşı dikkatli olmalı. 2023’e kadar ekonomide düzelme yaşanmaz ise belediye seçimlerinde yaşanılan sıkıntının bir benzeri yaşanabilir. Çünkü vatandaşın öncelikli derdi ekmek…