HDP BARAJI NASIL AŞAR?

Ramazan Yaşar

Benim burada yazacaklarım, HDP yöneticilerinin de bildiği seçenekten başka birşey değil. Ve bu seçenek üzerinde yoğun bir şekilde çalışıyorlar. Milletvekili listelerini açıkladıklarında da bunu daha net göreceğiz. HDP ve siyasi analistler de biliyor ki, HDP’nin CHP’den koparacağı Alevi oyları, küçük marijinal sol parti ve örgütlenmelerden sağlanacak oy desteği HDP’nin %10 barajını aşmasına yetmiyor.

Aslında bunlara bile ihtiyaç duymadan barajı aşacağı bir seçenek var. Benim bahsedeceğim seçenek de bu…

HDP’nin seçmen profilini artık tüm Türkiye kamuoyu biliyor. HDP seçmeni olma ihtimali olan hedef seçmen kitlesi bilinse de pek tartışılmıyor. Bunun sebebi HDP’yi kontrol edenlerin dini görüşleri ve dine yaklaşımından kaynaklanıyor. Parti ve örgütü kontrol edenler bu konuyu tartışmaya açıp, bu kesimle hemhal olmak istemiyorlar. Ancak seçim kazanmanın, baraj geçmenin zorunluluğu bugün basında olmasa da sokaklarda bu tartışmayı başlatmış durumda. Aslında HDP, bu seçeneğe yönelik, partiyi kontrol edenleri rahatsız etmeyecek şekilde ufak çaplı girişimlerde bulunmuş ve bazı çalışmalar yapmıştı. Hala da yapıyor.

Çalışılan alan “Din”, hedef kitle “Dindar Kürtler”.

HDP 7 Haziran seçimleri için, Kürt milliyetçi kesimini, sol kesimi ve Alevi kesimin bir bölümünün zaten oyunu alıyor. HDP’nin barajı aşma formülü, bu kazanın içine “İslamcı-Dindar Kürtleri” de almak. Destek aldığı kesimlerle, “Dindar Kürtleri” aynı çatının altında toplamak ilk adımda, ilk denemede beklentilerini karşılayacak bir cevap bulamasa da bu konuda çalışmalarına devam edeceği muhakkak.

Çünkü HDP’nin yoğun seçmen desteğini aldığı illerde, kendisine oy vermeyen çok yoğun bir “Dindar Kürt” nüfusla iç içe yaşıyorlar. Bu etkileşim, iletişim ve seçmen kazanma çalışmasının yoğun bir şekilde seçim bittikten sonra da süreceğini hatırlatmakta fayda var.

“Dindar Kürtlerin” tercihlerini etkileyecek tek faktör HDP’nin kendilerine yönelik çalışmaları ve kendilerini temsil eden adaylara listede yer verip vermemesiyle bitmiyor. Oy verdikleri AK Parti’nin kendilerine yönelik bir çalışma yapıp yapmayacağı ya da kendilerini temsil eden adaylara listede yer verip vermeyecekleri de önem taşıyor.

AK Parti bu kesimi, çantada keklik görmemeli. HDP’nin ideolojisini ve dine bakış açısını beğenmese de AK Parti tarafından küstürülecek olan “bu seçmen kitlesi” sessizce gidip oyunu HDP’ye verir…

HDP’nin seçime nasıl gireceği, hangi partilerle seçim ittifakı yapacağı, hangi kesimden destek alacağı siz bu yazıyı okurken yapılacak MYK toplantısında değerlendirilip; yapılacak çalışmaların verileri masaya konacak. Toplantıda masaya konacak verilerde HDP’nin barajı geçemeyeceği kesin. Şuanda yapılan tüm kamuoyu yoklamaları ve anketler de bunu gösteriyor.

HDP, bağımsız adaylarla seçime girip Meclis’te yerini almalı. Yüzyılın projesi “Çözüm sürecinin” devamı için Mecliste olmaları gerekiyor.

Çözüm süreci başarıyla noktalandıktan sonra da Mecliste olsunlar. MHP ve CHP de olsun. %5 oyu temsil eden her görüş Mecliste temsil edilsin. Meşru zeminde siyaset yapamayanların soluğu nerede aldığı biliyoruz. Ya da dağda, ya sokakta. Ülkemiz ve insanımızın artık bunlarla vakit kaybedecek enerjisi yok.

HDP’nin farklı görüş ve kesimlerle yürüttüğü görüşmeleri olumlu buluyorum. Bu görüşme ve diyaloglar, bir umut HDP’yi TÜRKİYE partisi yapar. Buna katkı yapacaksa, HDP’nin bu açılımını desteklemek lazım. Ama HDP, bu girişimleri barajı aşmak için kullanıp meclise girdikten sonra tekrar Doğu ve Güneydoğu partisi olacaksa orada da oturup düşünmek lazım…