İhtilal için var kılınmış bir otobiyografi: M. Kaddafi

İhsan Görücü

Arabistanın Sirt Çöllerinde yaşayan kabileler önce İtalyanların, sonra İngilizlerin sonra Almanların yine İngilizlerin ve yine Almanların zafer ve hezimetlerini görmüş, kulaklar tırmalayan tank-top seslerinin yeşil çalılarla örtülü sahranın mutluluk ve dinginliğini nasıl bozup alt ettiğine şahit olmuşlardı. Kendileri ile alakası olmayan fakat dehşet ve vahşetini zorla kabul ettiren bu kanlı savaşları uzaktan seyredip belasından çadırlarına sığınmışlardı.

Evet işte o felaketlerin olduğu bir bahardı. Arap-Berberi kökünden gelen Kaddafiler kabilesinde bir yavru dünyaya gelmişti. Güzel bir erkek çocuğu. Üç kız kardeşin nazlandırılmış biricik erkek kardeşleri olacaktı. Altmışına yaklaşan baba Muhammed oğlu Muhammed Abdüsselam’ın keyfine diyecek yoktu. Türbesini ziyaret edip dilekler dilediği Seydi Muammer dedesini hatırladı. Cennet mekan Seydi Muammer bütün Tarhuna bölgesinin hürmet, bereket ve kerametinde birleştiği bir veliyullahtı Kaddafi’nin dedesi. Doğan erkek çocuğa elbette onun adı verilecekti: Muammer.

Anlaşılacağı üzere işte böyle bir yıl ve böyle bir mevsimde… Koca Sirte çölünün tank horultu ve top gürültüleriyle çın çın çınlayıp hallaç pamuğu gibi atıldığı bir tarih diliminde gözlerini dünyaya açmıştı Libya çöllerinin Muammer El-Kaddafi’si diyor İtalyan yazar Mirella Bianco’nun “Bir Çöl Mesajcısı Çölden gelen elçi” KADDAFİ isimli kitabında.

BERBERİ AMA OSMANLIYLA TÜRKLERLE KARIŞMIŞLAR !

İtalyan yazar Mirella Bianco kitabında, Libyalılar Berberi asıllı ama Osmanlı döneminde Türklerle karıştı diyor yazının girişinde belirttiğimiz eserinde. Kaddafi Arap-Berberidir. Seydi Muammer büyük veli öz dedesidir çocuk Muammerin. Libya’nın bağımsızlığını kazanması Haiti delegesinin dalgınlıkla/yanlışlıkla kullandığı bir oyla gerçekleşmiştir diyor eserinde. Libya’nın meliki İdris’tir. Bir de Şeyh Sennusisi var Libya’nın kahramanlar kahramanıdır. Hayatını yaşadığı müddetçe İtalyanlarla aralıksız savaşmış sadece zikir/tesbih şeyhi değil, cihad fi sebiylillah şeyhidir mübarek kahraman. Beraberinde bütün Arap yarımadasına emperyalist haçlılarla savaş/cihad şuuru, zalime karşı durma ruhu aşılamıştır.

DEDESİNİ İTALYANLAR ŞEHİT ETTİ

Ünlü Geothe diyor ki: “Ben olmazları yani imkansızları olur görenlerin hayranıyım” 1967 Arap mağlubiyeti Arap aleminin uyanışının başlangıcına ilk defa sebep olmuş birinci amildir. Sıradan değil büyük uyanışa vesile olmuştur, ufacık çakma devlete bu kadar Arab’ın mağlubiyeti. Araplar bu faciayla ilk kez bir araya gelmişler, başlarını iki elinin arasına alarak derin derin düşünmeye başlamışlardır. Tarihçiler milatın ilk yıllarında Libya’ya “Kum Kutusu” lakabını takmışlardı. Lider Kaddafi’nin memleketi o kum kutusu tabir edilen büyük Sirte Çölü’dür. Dedesini o kumluk çöllerde sürekli savaştığı İtalyanlar şehit etmiştir. Kaddafi hafızdır. Büyük alim babası ona çocukken Kur’an hocası tutmuş ve her türlü imkansızlığa-yoksulluğa rağmen ilim tahsil ettirmiştir. Kaddafi Sirte’de ilim tahsil ederken ev tutacak parası olmadığından mescitte yatarak Kur’an ve şeriat ilimleri tahsilini itmam etmiştir. İdealist olmasa o meşakkatlere katlanılamazdı. Sonradan devlet okuluna kaydolan Kaddafi süper zekası ve üstün çabasıyla altı yıllık okulu dört yılda bitirmiştir.

İSRAİL YOK EDİLMEDEN ARAP BİRLİĞİ/İSLAM BİRLİĞİ HAYAL

“Nasırizm” denilen Cemal Abdülnasır ekolünde yetişmiştir Muammer Kaddafi ve dava arkadaşları. Bir de fukara çocuğu olduklarından onları “Çöl eğitmiştir” o günkü Libyalı Arap milliyetçisi, Müslüman Libya gençliğini. Çöl eğitimi kitapta detaylı anlatılıyor ve mantıklıdır. Libya ihtilali doğrudan demokrasiyle olmuştur, krallığın ilgası esnasında hiçbir itiraz, karşı gelme, direniş olmamıştır. Mısırdan yayın yapan “Arab’ın Sesi” radyosunu dinliyordu Nasırcı Libyalı gençler.

Kaddafi bir ara ülkesinden sürülerek Mısır’a gelmiştir. Orada hukuk fakültesine kaydolarak hukuk okumuştur ama hiçbir uyuru uyandıramadım hukuk fakültesi yıllarımda diyor. 1963 yılında başladığı ihtilalcilik faaliyetlerini 5 yıl içerisinde gerçekleştirmiştir. Kaddafi Avrupalı gibi giyinir üzerine de Libya’nın milli kıyafeti “Havli”yi örterdi ki bembeyazdı o örttüğü son derece zarif görünürdü.

Kaddafi İslamcı, Arap milliyetçisiydi. Arap dilinin bozulmasına karşıydı. Bu nedenle İtalyanca, İngilizce, Fransızca kelimelerin sokuşturulmasına şiddetle karşıydı. Kaddafi askerliği ihtilal yapıp Libya’yı gerçek anlamda bağımsız yapıp, kalkındırmak için seçtim diyor. Sürekli Malik Bin Nebi (Cezaiyirli ama Fransa’da doğmuş alim )okuyordu. Bir defasında Trablus camisinde namaz kıldırarak halka küsüden hitap etmiştir. Komünizme ve kapitalizme karşı 3. Teori dediği İslam sosyalizmi ideolojisini savunmuştur. Hz. Muhammed sosyalisttir, sosyalistlerin imamıdır vs gibi düşüncelere sahipti. Mısırlı Cemal Abdülnasır’ı benimsiyordu lakin öbür yandan da Mısır diğer Arap ülkelerinin hepsini kullanmak istiyor diyerek politikalarını eleştiriyordu. Yine Mısırın düşmanları bizim de düşmanımızdır diyordu.

PETROL ŞİRKETLERİ BULUNDUKLARI DEVLETLERDE, DEVLET İÇİNDE DEVLETTİRLER

O günün siyasi hayatında olan küresel güç Sovyetler Birliği’ne karşıydı. Araplar saf, Sovyetlerin, Arapların bağımsızlığını savunduğunu sanıyor, aldanıyorlar diye görüş serdediyordu Muammer Kaddafi. Ve finale geliyoruz: “Arap İsrail ilişkilerinde tek çözüm silahların hakemliğidir” aforizmasıyla sürekli mücadele, cihad illah cihad diyordu. Bir de Libya’nın siyaseti petrol siyaseti diyerek petrolü siyasete alet etmenin zorunluluğuna nokta koyuyordu. Bu iddiasını şu sözlerle şeddeliyordu: ”Petrol şirketleri bulundukları ülkelerde devlet içinde devletlerdir.”