İki hamal: Öztürk ve Kütükçü

Hayrettin Atak

Yazılara başladım başlayalı bir türlü beceremedim başlık atmayı…

İçerikten de şikayetçi arkadaşlar da var ama yine de başlıklarım başlı başına bir vakıa!

İşte bu da öyle...

Ama şimdi; Çoğu zaman kendilerini bile bir kenara bırakıp, sadece başlarında bulundukları kurumu ve o kurumun üyeleri için gecelerini gündüze katmalarının yanında daha önemlisi koca şehri ve sorunlarını sırtlayan, taşıyan ve hatta bir adım ötesinde ülke insanının derdiyle dertlenen insanlar başka hangi kelimeyle tarif edilir bilen varsa söylesin yada sonsuza kadar sussun…

Sadece bu da değil tabi; Çoğu zaman Konya’nın ve Konyalının her sorunuyla bire bir ilgilenen, Kendilerini arayan herkesin sorunları için kafa yoran, Konya için projeler üreten, Konya’nın her sorunu için kafa yoran, yani her şekilde koca şehri her şeyiyle sırtlayan insanlara ne diyebilirsiniz ki?

Son bir aylık dönemde her ikisiyle tanışma ve söyleşi yapma fırsatı buldum…

Konya ekonomisinin en başındaki bu iki ismin bende uyandırdıkları his tam olarak ta buydu; 

Derdiyle, tasasıyla, sevinciyle, planı ve programlarıyla koca bir şehri sırtlıyorlardı… Sadece ekonomik değil, sosyal ve siyasal olarak da… 

Konya sanayisinin, ekonomisinin, ticaretinin, siyasetinin hatta tarımının gelişmesi için ‘neler yapıyorum ve bundan sonra neler yapabilir di’tüm sohbetleri… Konya ülke ekonomisine daha fazla ne katar ve ne kazanırdı… Yeni Anayasa en küçük esnafa ne kazanç sağlar… Hangi sistem en mükemmele götürür ülkeyi… O sisteme biz nasıl katkı sağlarız… Ne üretmeliyiz… Nasıl satmalıyız… Hangi pazara açılmalıyız… Daha mutlu yarınları nasıl kurarız dı’ bütün konuşmaları… 

Henüz proje aşamasında olduklarından ‘Of the record’ olarak kayda geçen ve buz dağının görünmeyen kısmı gibi bugüne kadar yapılanların çok daha ötesinde ki, Konya ve ülke için düşünülen önemli çalışmalar ve önemli projeler,açıklanacakları günleri bekliyor… Ve neredeyse bu her önemli projenin bir yerlerinde bu iki isim var…

Her neyse…  

Konya’da bu şekilde düşünen ve çalışan insan sayısı belki de iki elin parmaklarını geçmeyecek kadar az olunca değerleri bir kat daha artıyor.

Sadece şehri dertlenmeleriyle bitmiyor elbette her şey… Mütevazilikleri, en uzaktan arayan birinin sorunu için bile çırpınmaları, samimiyetleri, içtenlikleri, çalışkanlıkları, gelen en alakasız bir telefona dahi ‘benim senin için yapabileceğim ne var’ diye sormaları… Daha çok uzayıp giden bir liste… 

Kısaca;

‘Var ve orada’ olmaları şehre güven veriyor… 

….

KONYA’DA Kİ CANLI BOMBA

Konya’da canlı bomba var mı? sorusundan önce yazmam gereken nokta öncelikle şu;

Konya her zaman terör örgütünün hedefinde olmuştur. Aldanmasın hiç kimse öyle gözle görülür bir şeyler yaşanmadığına… İçten içe hep yaşıyor şehir aslında bu kavgayı… ‘Konya Kardeşliği’ her zaman bozmuştur örgütün sinirlerini… Onca kara propagandalara rağmen Konya Kürtlerinden neden destek alamadıklarına bir türlü anlam veremezler… Onca dezenformasyona rağmen Konya’nın Kürtler Vadisinde kendilerine neden yer edinemediklerinin cevabını bulamadılar asla…

Kazanamadıkları tek önemli kale olmasından öte, Konya kardeşliği hedeflerinin önünde duran en önemli engel gibidir onlar için…

Hedeflerinin önünde bir engel ve bir anıt gibi duran bu kardeşliğin bozulması her açıdan işlerini kolaylaştıracaktır. Bütün bu nedenlerle en çok dikkatli olunması gereken şehirlerin başında geliyor Konya…

Bu nedenle terör örgütünün algılarla oynadığı şehirlerin başında geldiğimizi düşünüyorum… Gerçek dünyada yapamadıklarını, her sokak başında bir bomba patlayacak algısıyla yapmaya çalışıyorlar. Korkutarak, nefret ettirerek yani… Konya’nın bu algı operasyonlarına küçük bir grup dışında prim vermemesi daha da sinirlendiriyor tabi onları…

Emniyet güçleri de farkında bu gerçekliklerin tabi…  Diğer bütün şehirlerden daha fazla ve daha titiz çalışmaları da bu sebeple sanıyorum…

Tabi bazı durumları da göz önünde bulundurduğunuz da her şey yolundaymış gibi yapmakta anlamsız… Özellikle emniyetin ‘terör uygulamasındaki’ ciddiyet ve hassasiyetiyle, otobüs ve tramvay şoförlerine durup dururken verilen ‘terör eğitimleri’ hiçbirimizi şüphelendirmiyor değil…

Ancak şu bir gerçek ki bunların dışında hiç bir sosyal medya mesajı özellikle de ‘eltim, kaynım polistir’;  yakında Konya’da bomba patlayacak türünden olanlara itibar etmeyecek kadar akıllıdır Konyalı?

Sonuç olarak; Sosyal Medya yalancıdır büyük çoğunlukla belki ama bu hiçbir şey olmayacak anlamı taşımıyor…

Hayatın kendisi de öyle değil mi?