İKİ KİTAP HAKKINDA DÜŞÜNCELER

Sıtkı Yonca

            Bu hafta sütunumu Konya’nın iki değerli yazarının son yayınladıkları ve şahsıma imzalayıp gönderme nezaketinde bulundukları iki kitaba ayırmayı uygun buldum.

             İstanbul  basın ve matbuatının, zor şartlar altında ayakta kalmaya çalışan  Anadolu basını üzerindeki yaygın fakat haksız tahakkümünün, Anadolu’da yetişen değerlerin harcanmasına, hatta bazen kaybolup gitmesine  sebep olduğunu düşünürüm hep.

            İstanbul’da basılmış ama okunmaya değer bile bulunmayan bazı kitapların,  İstanbul basınını kullanarak satış rekorları kırdığını sizler de biliyorsunuz.

            Teknik açıdan daha görsel, içerik olarak İstanbul baskılarından daha zengin olduğu halde kaybolup giden kitap ve yazarların olduğunu bildiğimiz için Salih Sedat Ersöz’ün  ‘’Babam Veyis Ersöz ve Yaşadıklarımız’’  isimli hatıra türünde ama biyografik de diyebileceğimiz kitabıyla, Osman Uzunkaya kardeşimin hac hatıralarını yazdığı ‘’Yüreğim Kabe’de Kaldı’’ isimli kitabı hiç değilse mütevazi  yerel bir gazetenin köşesinde de olsa kaybolmasın istedim.

            Önce Salih Sedat Ersöz kardeşimin kitabından bahsedecek olmam sadece kitabın Osman Uzunkaya’nın kitabından bir hayli önce elime geçmiş olmasından kaynaklanmaktadır. Yoksa emek ve değer açısından benim için aynı kıymeti ifade eder.

            Salih Bey’in kitabı, kendisinin öz geçmişiyle başlar. Abdullah Büyük Hoca’mızın Veyis Ersöz hakkında ki çok özel düşüncelerinden sonra İlim Yayma Cemiyeti Konya Şube Başkanı Mehmet İncili’nin kısa Takriz başlıklı yazısını okuyoruz. Önsöz başlığı altında aslında Veyis Ersöz’ün hayatı ve eserleri anlatıldığı için ‘’Hayatı ve Eserleri’’ başlığı daha uygun olur muş diye takıldığım tek husus oldu.

            80 İhtilalinden sonra DGM’nin başında bulunan böyle hakimler de varmış o zamanlar dedirten Celal Kalyoncu;  masa başı görevi  vereceğini vaad edip fuarda güvenlikçi yapan, 2 ay sonra da işten çıkarıldığını yine kendisine söyleyen Salih Bey’e ‘’itfaiye burayı temizliyor biz de sizi temizliyoruz’’  nezaketiyle(!) işini bıraktıran Mehmet Keçeciler; ’’ Sayın Salih Sedat Ersöz,  Konya İl Kültür Müdürlüğü görevinden alındınız. ’’ diyen zarif(!)faksla 28 Şubat’da hukukun nasıl katledildiğinin en dramatik belgesini hazırlayan İstemihan  Talay isimlerinin altını çizmişim.

            Okurken sizin de çok isim ve olay işaretleyeceğiniz bir kitap.

            Veyis Ersöz’ün ‘’Elveda 70 yıldır yazan kalemim, elveda dostlarım’’ başlıklı son yazısı, adeta ölüme hazır bir insanın hüzün mektubu gibi.

            Yer yer resimlerle desteklenmiş 244 sayfalık ve hiç sıkılmadan okuyabileceğinizin teminatı verilebilecek kalibrede bir kitap. Yazarını kutluyorum.

            Osman Uzunkaya  ‘Yüreğim Kabe’de Kaldı’’demeden önce kalemi Konya İl Müftüsü Ahmet Poçanoğlu’nun şiir gibi önsözüne bırakıyor;sonra sizin yüreğinizi de Kabe’ye mıhlıyor zaman zaman gözünüzün sulandığını hissettirerek. Gerçekten bir şair inceliğiyle hac yolculuğu bu kadar güzel anlatılır. Hac’ca gideceklere rehberlik yapabilecek kadar berrak, sade ve anlaşılır.

            Osman Uzunkaya’nın  Peygamberimizi(S.A.V.) rüyasında görüp ‘’orta boylu, nur yüzlü, buğday benizli ve kısa sakallıydı’’  tanımlaması hangi Müslümanı heyecanlandırmaz ki? Bir de Osman Beyin eşi kardeşimizin Kuba Mescidini beyaz mücevher kutusuna benzetmesini anlatacak kelime bulamıyorum. Mümine feraseti diye geçti içimden. Çok değil birkaç saatinizi ayırmanız kafi 111 sayfalık bu müthiş yolculuğu yaşamanız için. Osman Uzunkaya’yı da kutluyorum.

            Her iki yazarın kitaplarını haberleriyle destekleyip tanıtımlarına katkıda bulunan YENİ HABER ve MEMLEKET  GAZETELERİNİN yayın ekiplerini de yürekten kutluyor kendilerini tebrik ediyorum. Selamlar.