İngiliz’in Bayramı

Hakan Bahçeci

Elbette bahsedeceğimiz bayram bizim inandığımız bayramlar gibi değildir ve asla olmayacaktır. Onlar rüyasında bile göremez ramazan ya da kurban bayramının sevincini, bereketini. İngilizler aylardır bekledikleri bir doğumun bayramını yaptılar.

 

Tüm dünyanın nefeslerini tutarak beklediği İngiliz kraliyet ailesinin doğum haberini ana haber bültenlerinde ilk haber olarak gördünüz geçen günlerde. Aynı günlerde Mısır’da iki yüzden fazla insan kardeşleri tarafından öldürülüyordu.

 

“İngiltere Prensi William ve Cambridge Düşesi Kate’in aylardır doğması beklenen erkek bebekleri (sanki dokuz aydan fazla ya da önce bekleme ihtimalleri varmış gibi) TSİ 18.24’de normal doğumla dünyaya geldi. 3.8 kiloluk bebek Prens ve annesinin sağlık durumlarının iyi olduğu açıklandı.” Cümleleriyle servis edilen haberle tüm dünyadaki İngilizler büyük bir coşku ve sevinç yaşamışlar. Hem ekonomik yönden, hem moral motivasyon yönünden ülkeye büyük katkısı olacağı net olarak görünüyor.

 

Bebeğin doğumu partiler ve eğlencelerle kutlandı. Kraliyet bebeğinin ülke ekonomisine de 376 milyon dolar (721 milyon TL) kazandırması bekleniyormuş.
Bebeğin katkısı turizm ve hediyelik eşya satışı sayesinde olacak. Cambridge prensinin doğumunun gelecek aylar içinde ülkeye toplam 240 milyon sterlin (360 milyon dolar) getireceği tahmin ediliyor.

 

Bahis şirketleri çocuğun saç renginden, boyuna, kilosuna ve hatta konulacak adına kadar milyon dolarlık bahisler açtılar. Mağazalarda hediyelik eşya koleksiyonu hazırdı. Magazinciler için eşi bulunmaz bir olaydı. Doğum partisi için akla hayale gelmeyecek hazırlıklar yapıldı.

 

Nitekim bir çocuğun doğumu İngilizler için bayram oldu. Peki, bu kadar mı, eğlenmek, para kazanmış olmak için mi böyle çıldırdı İngiliz milleti? Elbette hayır. Bahsettiklerimiz işin hikâyesi bile olamaz. Bir İngiliz olarak, doğan bu bebek kraliyetin devamı demektir. İnandığı o güneş batmayan toprakların baki kalması için bir semboldür.

 

William ve Kate’in bebeklerinin tarihi ve anayasal açıdan son derece büyük etkiler yaratacağını herkes biliyor. Doğan bebek monarşinin bir kuşak sonraki garantisidir de, o yüzden bunca tören, bunca şaşa, bunca coşku sürgit devam ediyor. İngiliz kafası böyle çalışır çünkü topraklarının, ülkesinin, isminin tüm dünyadaki en köklü ve en kadim değerde olduğuna inanır, bu inanç üzerine yaşar ve ölür. Bebeğin doğumu bu inanç için taze bir kaynaktır.

 

Sonraki günlerde ajanslara düşen bir haber belki de bahsettiğimiz bu kafanın tipik bir çalışma örneğidir. Habere göre; tahtın yeni vârisi George Alexander Louis'in doğumunu ilan eden Hintli saray çalışanı Badar Azim, çalışma izninin süresi dolduğu gerekçesiyle apar topar ülkesine gönderilmiştir. İşte İngilizlerin neye ve neden bayram yaptığını gösteren derin ikilem.

 

Aynı İngiliz kafasının nasıl çalıştığını Ortadoğu’da dökülen kanın üzerinden bir batı medeniyeti çıkarcılığı nasıl yapılıyor görmek çok daha kolay artık. Onlar çok net, batı çok net ya biz?