İslam düşmanlarıyla sosyal medyada mücadele için Koyuncuoğlu'ndan çarpıcı yorum

Sosyal medyada İslam’a yapılan saldırılara karşı kayıtsız kalınmaması ve anında cevap verilmesi gerektiğini vurgulayan Koyuncuoğlu, “Bu konuda en önemli görev, temel işi İslam’ın doğru anlatmak olan, din adamları ve ilahiyatçılara düşüyor” dedi.

Yeni Haber Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Lokman Koyuncuoğlu, NEÜ İlahiyat Fakültesinde “Din-Eğitim-Medya-Denkleminde İlahiyatçı Tavrımız” konulu seminerde Diyanet Vakfı Akademi öğrencileriyle buluştu.

‘SOSYAL MEDYADA GERÇEKLİĞİN ÖNEMİ BÜYÜK’

Sosyal medyada gerçekliğin öneminden bahseden Koyuncuoğlu, “Sosyal medyada gerçekçi olacağız. Sahte hesaplarla, sahte yüzlerle, alakasız isimlerle paylaşımların etkisinin kısıtlı oluyor, ayrıca hayatın her alanında olduğu gibi burada dürüst davranılması gerektiğini düşünüyorum. Sosyal medya bu günlerde üzerimize üzerimize gelirken, kışkırtıcı içeriklerle toplumun can damarlarını hedef alınırken, öylece sessiz kalmamız düşünülemez. İsveç ve Danimarka’da iğrenççe yakılan Kuranı Kerim, hayatın farklı alanlarında tahmin edilemez, yoğun bir şekilde LGBT savunuculuğu almış başını gitmişken, bizim bu top yekûn bu teşvik ediciliğe nasıl karşı koyacağımızı bilmeliyiz. İşte burada sorumluluk taşıyan herkesin devreye girmesi ve temel dinamiklere bağlı kalarak bu işin arka planını, sosyal ve toplumsal sonuçlarını, açacağı derin yaraları, yaratılmışların en şereflisi insanı cinsiyetsiz varlık yapma çabasını anlatmalı. Bu noktada eğer biz çok sessiz, pısırık kalırsak sürekli üzerimize gelmeye devam edeceklerdir. Kuranı Kerim yakılma konusunda da pasif kaldığımızı, yüksek tepkiler vermediğimizi, düşünüyorum. Aslında genel hatlarıyla İlahiyat Fakültesi dekanlarının, müftülerinin bu konuda, bazen tam olması gereken yerlerde sessiz kalmalarından rahatsız oldum” dedi

KENDİ SÖYLEMLERİMİZİ GELİŞTİREBİLİRİZ’

Sosyal medyada etkin olmanın temel şartlarından birinin özgün içerik üretilmesi olduğunu söyleyen Koyuncuoğlu, “Özgün ve değerli içerik için donanımlı olmak haliyle çok kitap okumak gerçek bilgi sahibi olmak gerekiyor. Bu bilgileri gündemle harmanlayıp, paylaşımlar yapmalıyız. Böylece yalan yanlış bilgilere hem cevap vermiş hem de doğruyu görmek isteyenlere yol göstermiş oluruz. Örneğin Twitter’in gündeminde çoğunlukla dinle, İslami değerleri eleştirmekle ilgili temalar yürüyüp gidiyor. Genelde bu mecrada İslam karşıtlığı olan bir din algısı var. Sadece hayatın bir bölümünde, cenazede, bayramda, hayatında din pek olmayan bir kitle ile karşı karşıyayız. İşte tam da bizim bu kitlenin muhatap olacağı söylem şu; Biz bunlara nasıl cevap vereceğiz? Nasıl ikna edeceğiz? Kendimiz içerik üretebilir, kendi söylemlerimizi geliştirebiliriz. Mutlaka doğru ve belirli bilgiler vererek yanlış bilgilerin, bazen dezenformasyonun önüne geçeceğiz” ifadelerini kullandı.

‘SOSYAL MEDYADA GÜÇLÜ OLMANIN TEMELİ SİZLERSİNİZ’

Sosyal medyada nasıl güçlü bir kitle oluşturabileceğinden bahseden Koyuncuoğlu, “Sosyal medyada güçlü olmanın temeli farklı içerik üretmektir. Bunun sonucunda gelecek takipçi ile birlikte daha güçlü içerik daha fazla takipçi ortaya çıkacaktır. Bu çerçevede birkaç isim tavsiye edebilirim. Soner Duman ve Amine Bayraklı. Bu isimlerin sizlere faydalı olacağını düşünüyorum. Bunları şunlar için örnek verdim; Sosyal medyada güçlü olmanın temeli sizlersiniz. Çok kitap okumakla birlikte oluşturacağınız güç, sürdürebileceğiniz akademik kariyer, insanları etkileyebileceğiniz bir ortam oluşuyor. Her türlü İslam’a saldırılarla alakalı elinizde çok güçlü bir kitle oluşuyor. Takipçilerimiz ile birlikte bir kitle oluşturuyoruz ve mücadeleniz hemen karşılık buluyor.” diye aktardı.

‘EN ÖNEMLİ GÜCÜMÜZ, KENDİMİZİZ’

Sosyal medyanın artık hayatın içerisinde yer aldığını vurgulayan Koyuncuoğlu, “Hayat bizi sosyal medyaya çekiyor. Bunun karşısında durmamız mümkün görünmüyor. Çünkü hayat bunun üzerine yürüyor.” dedi. En önemli gücün kendimizde olduğunu ifade eden Koyuncuoğlu, “Vahye Sadakat ile bunları ortaya koymamız gerekiyor. Öğrenciler ile bu toplumla neler olabileceğini ortaya koymamız gerekiyor. Onun için güçlü olmamız gerekiyor. Bunları ortaya koyabilmemiz için, çok yoğun kitap bilgisi alıp donanımımızı geliştirmemiz gerekiyor. Siz de bunun için varsınız. En iyisi olacaksınız inşallah. Uzun vadede insanlara sürekli söyleniyor, bunu yabana atmayalım. Çünkü maalesef gidişat böyle görünüyor. Tek dünya vatandaşlığına, tek dil, tek din, tek cinsiyetin yavaş yavaş gidildiğiyle ilgili çabalar oldukça arttı. Bu gidişatı yok sayamayız. Dolayısıyla bunlarla ilgili yapabileceğimiz temel mücadele, en önemli gücümüz, kendimiziz. Bunlara mücadeleye katkı sağlayabilmek için tüm gençlerimize çocuklarımıza bu gerçeği anlatmalıyız. Çünkü en büyük sorunumuz bu ve bunların nelere yol açacağını bilgili, belgeli herkese aktarmalıyız.” açıklamalarında bulundu.

‘KESİNLİKLE GÖSTERİŞTEN UZAK OLMALILAR’

“Din adamları gösterişten uzak olmalı” diye ekleyen Koyuncuoğlu, şu sözler ile konuşmasını sonlandırdı; “Din adamları, kesinlikle gösterişten uzak olmalılar. Her şeyiyle örnek kişiler olmalı ki, sözleri her anlamda karşılık bulsun, kılık kıyafeti gösterişte kullanmamalı. O zaman söyledikleri şeyler boşa gidiyor. Anlamsızlaşır ve kimse ciddiye almaz. Günümüzde rol model olarak insan profili olarak din adamların öncü olması gerekir, diye düşünüyorum. Din adamlarımız Kur’an’ın temel mesajı olarak tevhidi, ahlakı, adaleti, merhameti aktarmalılar. Söyledikleri, anlattıkları konuları çok iyi bilirlerse, bunların arkasında dururlar ve ikna kabiliyetleri, güçleri çok yüksek olur.”

Konya Haberleri