İşte Biz O Gün Tükeneceğiz….

Büşra Aksakbağı Ay

Her yeni nesilde biraz daha yozlaşıyoruz..

Her nesil bir önceki nesle göre şanslı addedilmiş…

Öyle ki; 70 ve 80 darbelerini görmüş nesiller bile bir önceki savaş ve buhran nesillerine göre şanslı sayılmış.

Bunun doğal sonucu mu bilemiyorum her yeni nesilde de yozlaşmalar biraz daha artmış..

*

Her neslin kendinden sonraki gelen nesli beğenmemesi de klişeleşti bir noktada..

Haklılık payları olmakla birlikte aslında beğenilmeyen bu yeni nesli yine beğenmeyenler inşa ediyor.

*

Yeni nesli inanılmaz bir hızla gelişen teknoloji, giderek yozlaşan toplum ve kendi yaşayamadıklarını aman yavrum yaşasın diyen ebeveynler meydana getirdi.

Günahıyla, sevabıyla yeni nesil bizlerin eseri…

*

Bir dejenerasyon yaşanıyor.

Potansiyeli oldukça yüksek olmasına rağmen parmağını dahi oynatmaya üşenen, tatminsizlik girdabına doğuştan sokulan, sadece tüketmeyi sevdirerek kandırılan nesil. Toplumsal değerlerin, hatta çoğu zaman kendilerinin bile farkında olmayan bir nesil..

*

Teknolojinin sağladığı bilgiye kolay ulaşma lüksü sayesinde önce kitaplar yavaş yavaş raflara kaldırıldı. Ne istiyorsak elimizin altında olduğu için sabırsızlık başladı. Yine istediğimiz an elimizde ki telefondan bilgiye ulaşabileceğimiz için kitaplarda okuduklarımızı sindirme çabamız azaldı. İstediğimiz her şeyi bir tıkla açıp izleyebileceğimiz için sinema ve tiyatro bütün cazibesini kaybetmeye başladı. Haberleri de iki üç resim koyarak internete sığdırdılar, gazete kokusunu unuttuk. Merakımızı kaybediyor, günden güne aptallaştırılıyor, uyuşturuluyoruz. Bunun nedeni ise teknoloji değil. Teknolojiyi çok yanlış kullanıyor olmamız. Bunun sonucunda karşımıza çıkan bu “yeni nesil” ise doğal bir sonuç..

*

Çocuklara dolayısı ile yeni nesile en büyük zararı cahil olan ama cahilliğinin farkında olmayıp bilinçli anne-baba rolü oynamaya çalışan kişiler veriyor. Birde ben yaşamadım evladım yaşasıncı ebevenyler…

Özgüvenli çocuk yetiştireceğim diyerek nur topu gibi narsist bireyleri topluma kazandırıyorlar.

*

Uzman değilim ama benim görüşüm şu; Çocuk ebeveynin aynasıdır.

Sözle değil, duruş ile çocuklarımızı eğitiyoruz.

Çocuğumuza sabırlı olması gerektiğini söylüyoruz ancak trafikte, banka sırasında bile sabır gösteremiyoruz.

Çocuğumuza arkadaşına iyi davranması gerektiğini, yardımlaşmanın güzelliğini anlatıyoruz. Ancak kendi hayatlarımızda bize dokunmayan yılan bin yaşasın diyoruz.

Çocuğumuza vatan, millet, toplum olma bilinci gibi konularda en ala nutukları çekiyoruz ancak bunların çoğu pratiğe dökülmeyip sözde kalıyor.

Farkında mısınız çoğu ebeveyn çocuklarının kitap okumasını ister, okuduğunda da gururlanır. Ancak kendisi tek sayfa çevirip kitap okumaz.

Kendi yapmadığımız ne var ise yeni nesilden bekleyip sonra da tu kaka…

*

Şimdi ne kadar durum çok kötü diyerek vahlasak da bunların iyi günlerimiz olduğunu düşünüyorum. Bunun acısı asıl uzun vadede yani beğenmediğimiz bu nesil de bir nesli büyütmeye başladığında göreceğiz.

Değerlerimizden, inançlarımızdan yani bizi biz yapan ne var ise hiçbirinden eser kalmayacak.

İşte biz o gün tükeneceğiz…