İYİ İLETİŞİM EMPATİ İSTER

Sedat Dönmez

Kelime anlamı olarak bir başkasının duyguları, içinde bulunduğu durum ya da davranışlarındaki motivasyonu anlamak ve içselleştirmek olarak bildiğimiz empatiyi hayatımızda ne kadar kullanabiliyoruz diye sorgulamak gerekiyor. İster marka yönetelim ister kişisel iletişimimizi hala daha karşımızdakini önemsemeyi ve onu anlamayı düşünmüyoruz. Çoğu zaman iletişimimiz “ben böyle istiyorum”, “bence” kodları üzerine inşa ediliyor. Oysaki empatisiz bir iletişim çok uzun soluklu ve kaliteli olmuyor. Söylediklerimizin ve yaptıklarımızın karşımızdaki kişi ya da topluluklarda uyandırdıkları hissi düşünmeden hareket ediyoruz. Sonrası ise insan biriktirmek yerine insan kaybetmeye gidiyor. İyi bir iletişim için öncelikle karşı tarafın duygularını, hislerini, motivasyonlarını, onları sevindirecek, üzecek ya da kızdıracak kodları anlamak gerekiyor. İşletmelerin başarılı olması için tüketicilerini çok iyi tanımaları gerekiyor. Eskisi gibi iyi ürün üreteyim ürün kendini sattırır dönemi bitti. Tüketicinin duygularını, düşüncelerini, onları motive edecek doneleri çözemediyseniz o zaman işiniz zor. Bunun için de öncelikle kendinizi tüketici yerine koymayı bilmelisiniz. Onun penceresinden bakmalı, hayat görüşünü benimsemeli vereceğiniz mesajın o kişide oluşturacaklarını tespit edebilmelisiniz. O zaman reklamın çıkış noktası dediğimiz iç görü yakalamayı başarır ve sağlam temeller üzerine kurulu etkili reklamlar yapmaya başlarsınız.

Toplum olarak her şeyde olduğu gibi empati kelimesi ağzımızda çok dolaşmasına rağmen uygulamada “mış” gibi yapmaya devam ediyoruz. Tekrarlamakta fayda var eğer kişisel iletişiminizde bazı kanallar tıkanıksa bir markanın iletişimini yönetmeniz de mümkün değildir. Çünkü sizin iletişim kodlarınız ne ise yönettiğiniz markaya da bu yapışıyor. Önce kendimizdeki tıkanık damarları açmak gerekiyor. Tartışmalarımız, siyasetimiz hep ben merkezli olmaya devam ettiği sürece iyi bir iletişim sürecinden de bahsedemeyiz. Kabul etmek gerekir ki AK Parti’nin son dönemki oy kaybının en büyük nedenlerinden birisi de genç kitleyle empati kuramamış olmasıydı. Empatiyi cümle içerisinde kullanılan bir kelime olmaktan çıkarıp iletişime adapte etmek gerekiyor. Müşteriyi anlamak, vereceğimiz mesajların onda oluşturacağı duyguları tespit etmek ve ona göre reklam yapmamız gerekiyor.

Kişisel yaşamımızdan başlayarak marka iletişimine kadar empati kurabilen bir birey ve toplum olabilmemiz dileğiyle diyorum. Bu haftayı iyi empati kurabilen iki reklam örneğiyle kapatalım.