Karanlıklara Gömülmek İstenen Ülke

Murat Güçlü

Türkiyem yine karanlık, kanlı ve kavgalı bir haftayı geride bıraktı. Adliyedeki odasında güpe gündüz önemli bir dosyanın Savcısı teröristler tarafından rehin alındı ve ardından şehit edildi. Yargılama hakkı devletin alametlerindendir, olmazsa olmazlarındandır.

 

Bu sebeple Yargıya yapılacak saldırılar bir anlamda devletin devlet olma vasfına yapılan saldırılardır. Her can kıymetlidir, ancak burada hedef alınan bizatihi rahmetli Mehmet Selim Kiraz isimli şahıs değil, Berkin Elvan dosyasının takibatını yürüten “SAVCI”dır. Her cinayet ve terör saldırısı aydınlatılmalıdır, ancak doğrudan devletin yargılama tekeline yapılan saldırı başka anlamlar içermekte olup bunun acilen aydınlatılması ve arkasındaki gerçek güçlerin tespiti büyük önem arz etmektedir.

 

Savcısı şehit edilen Türkiye bir de karanlıklara gömüldü geçen hafta. Tüm ülkenin elektriği kesildi ve saatlerce elektriksiz bir zaman yaşadık. Tüm ülkeyi esir alan bu olay sıradan ve basit bir arızdan meydana gelmiş olamaz. Ben buna inanmam.

 

Belki yetkililer tarafından açıklanmayacak ama ben bu işin arkasında Türkiye’ye ciddi mesajlar verildiği kanaatindeyim. Bu köşeyi takip edenler bilirler, ben her zaman Türkiye’nin yüz yıllık tarihin dışında kaldığı bir dönemden tekrar tarih yapıcı bir hale geçtiğini söylüyorum. Büyüyen Türkiye dünyanın hakim güçlerini rahatsız edecektir.

 

Ve bu büyümenin bedelleri olacaktır. Bu elektrik kesintisi bununla alakalı olabilir. Şuna inanıyorum bu ülkenin bu kutlu yürüyüşünü durduramayacaklarını biliyorlar ancak tehir etmeye çalışıyorlar. Tehir deyip geçmeyelim, küçümsemeyelim zira devletlerin hayatlarında bu tehirler belki yüz seneleri bulmakta. Bu kutlu yürüyüş için bedel ödemek gerekir dedim, bunu aklımızdan çıkarmamalıyız. Yüz sene önce Yemen’den Çanakkale’ye tüm vatan evlatlarını şehit vermiş bir millete bugün ekonomik krizlerle, karanlıklarla, terör eylemleriyle kimse diz çöktüremeyecektir.

 

Kandan ve karanlıktan bahsettik. Son olarak da kavgadan bahsedelim. Avukatların adliyeye girişlerinde üstlerinin aranması mevzuu.  Savcı Kiraz’ı şehit eden teröristlerin adliyeye avukat cübbesi ile girdiği iddiası üzerine avukatların adliyeye girişlerinde aranmasına karar verildi, buna direnen avukatlar sebebiyle arbedeler yaşandı ve basına yansıdı.

 

Bu görüntüler Türkiye’ye yakışmıyor.

Öncelikle bu iddianın gerçekliği şüpheli, en azından silahın bu şekilde sokulup sokulmadığı belli değil. Silahın adliyeye sokulması için birçok yol bulunmakta. Ayrıca tüm avukatları muhtemel şüpheli kabul etmek ve tüm avukatları etkileyen tedbirler almak doğru değildir.

 

Keşke güzel ülkemde her konu kavga malzemesi yapılmasa.  Bu kadar zor mu bir araya gelerek adliyelerin güvenliği gibi bir konuda avukatların meslek onuru, özgürlük ve güvenlik arasında dengeli şekilde makul bir çözüm bulmak.