"KEMAL"

Doç. Dr. Ömer Akdağ

Face'den bir katılımcımız "Kılıçdaroğlu asgari ücretin 1500 TL olmasını koalisyonun şartı olarak koymuş. Bu mümkün mü?" diye sormuş.

Öncelikle belirtmeliyim ki kaolisyon görüşmelerinin sanal olduğu kanaatindeyim. Mümkün olan en kısa zamanda seçime gidilecektir.

Kılıçdaroğlu'nun asgari ücretin 1500 TL olmasını istemesine gelince; öyle tahmin ediyorum ki, muhatabının kendisinden önce masadan kalkmasını istiyor. Buna "ürkütme" politikası deniyor.

Hani, masadan önce kalkan koalisyonu "bozmuş" olacak ya....

CHP “kesintisiz” eğitimin geri gelmesini istiyormuş. Dolayısıyla Milli Eğitim Bakanlığını talep ediyormuş.

Şu anda Milli Eğitimde sıkıntılılar olduğu yönünde bilgiler alıyoruz dostlarımızdan. Ama “kesintisiz” eğitim şampiyonu CHP kadrolarının bu sıkıntıyı çözecek evsafta olduğu kanaatinde değiliz.

Dış politikada da bir değişiklik istiyormuş CHP…..Dış politikada CHP’nin temel argümanı nedir; “Yurtta sulh, cihanda sulh”…

Ne demekse bu söz?

Çevremizde kıyamet kopuyor, biz “yurtta sulh, cihanda sulh” şeklinde avunuyoruz.

1930’lu ve 1940’lı yıllarda Türk dünyası Komünist Rusya tarafından katlediliyor ve bazı soydaşlarımız Türkiye’ye sığınıyor. Dönemin reis-i cumhuru İsmet Paşa “Yurtta sulh, cihanda sulh” diyerek soydaşlarımızı Komünistlere emanet etmek üzere sınır dışı ediyor.  Soydaşlarımız “biz, siz öldürün. Onlar kurşuna dizecekler” diye feryat etseler de, sınır dışına sürülüyorlar.  Sınır dışı ediliyorlar ve hemen sınırda kurşuna diziliyor soydaşlarımız.

Şimdiki CHP ile 1930’lu yılların CHP’sinin farklı olduğunu söyleyenler olabilir.

Biz o farkı göremedik.

CHP’nin ekonomi politikasına gelince; Bunlar Birinci Boğaz köprüsüne karşıydılar. Köprünün üzerinden ”burjuvalar geçekmiş”….

Bir ara yürüyüş falan yaptılar. Bu köprü yapıldı. Köprünün üzerinden kimlerin geçtiğini herhalde “gençlik kolları” tespit ediyor olmalıdır.

İkinci Boğaz köprüsü yapılması da karşı çıktılar. Muhtemelen “Fatih Sultan Mehmed” adına “takıldılar”.  Bu köprü de inşa edildi ve Türk milletine hizmet vermeye devam ediyor.

Sayın Kılıçdaroğlu’nun seçimlerde asgari ücret vaadi vardı. Hatırlarsanız 1500 TL olmasını istiyordu. Şimdi bunu koalisyon şartı olarak dayatıyormuş.

Şayet bu bilgi doğruysa;

Sayın Kılıçdaroğlu asgari ücreti 1500 TL yapabilir. Hatta 2500 TL de yapabilir.

Nasıl mı?

Şöyle;

Kemal Kılıçdaroğlu tekrar meydana çıkar  ve "benim adım kemal" şeklinde kükrerse, işte o zaman  asgari ücret “tavan” yapabilir.  

ZİRA "KEMAL" ADIYLE HER ŞEY HİZAYA GELİR.

Unutmayın "Kemal'in" başında bir de "mim" vardır. Kılıçdaroğlu söylemiyor ama onu ihsas ediyor.