Kin yeniden organize oldu!

Şenol Metin

Türk siyasal yaşamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliği ve karşıtlığı ekseninde iki blok oluşmuş durumda. AK Parti’nin liderliğinde MHP’nin desteklediği Cumhur İttifakını % 47-48 bandının altında gösteren kamuoyu araştırması yok gibi, CHP Liderliğindeki İYİ Parti’nin desteklediği Millet İttifakı ise potansiyel analizlerde % 37-38’i aşamıyor.

Siyasal sistemimizin ötekisi, PKK’nın siyasi kanadı HDP’nin % 8 ile 11 arasında oyu var ve kritik konumda. Bununla birlikte saha hakimiyetini kaybetmiş, etkisizleşmiş PKK’nın seçmen üzerinde silahlı baskı kuramayacağı bir atmosferde bu oyun ne kadarını muhafaza edeceğini bilmiyoruz.

Gizli ortak konumundaki HDP, kritik süreçlerde Millet İttifakı ile birlikte hareket edeceğini öngörebiliriz. Daha doğrusu İYİ Parti ile HDP’yi aynı ittifak sisteminde görünür kılmanın bir maliyeti var ve bu nedenle bir maskeleme yapılmaktadır. İYİ Parti ile HDP aynı ittifak sisteminde olduğunda HDP’li seçmende seçim boykotuna, İYİ Partili seçmende ise MHP’ye % 4 civarında oy kaymasına neden olmaktadır.  % 1’in bile çok önemli olduğu bu siyasi tabloda daha iyi bir formül bulunana kadar HDP’nin Millet ittifakındaki statüsü daha az görünür olmak zorundadır ve HDP’nin bu ittifak sisteminden kopmaması için CHP her türü fedakarlığı yapmaktadır, yapacaktır. Evet, siyasi tablo böyle iken Millet İttifakının lideri Kemal Kılıçdaroğlu, PKK'nın siyasi kanadı HDP'ye cümle kuramaz, 13 şehide rağmen HDP’yi tecrit edecek bir duruş sergileyemez. Bununla birlikte HDP yöneticilerini gizli ortaklık statüsü rahatsız etmektedir. ‘İstanbul’u HDP’nin oyları ile kazandınız, milletvekili seçildi iseniz HDP’nin oyları ile seçildiniz’ açıklamaları ile 2018 seçimlerinde katlandıkları maskelenmiş ilişkiye razı olunmayacağı siyasal terbiye sınırlarını aşan bir hoyratlıkla ifade edilmektedir. Bu hoyratlığı CHP ve İYİ Parti yöneticileri dinlemekle yetinmektedir.

PKK’nın siyasi kanadı olmaktan öte bir varlık nedeni olmayan, ‘sırtımızı Kandil’e yasladık’ deklarasyonu ile emir aldıkları yeri açık açık ifade eden HDP’nin siyasal tecrite tabi tutulmasını ve gerçek bir siyasal parti olmasını engelleyen işte bu tablodur.  

Erdoğan karşıtı blokta biraraya gelişi koordine eden akıl, Gara sonrasında oluşan hassasiyette dahi İYİ Parti ile HDP’yi birarada tutmanın çelişkilerini medya maniplasyonları ile gözden kaçırmaktadır. Sun Zi’nin Savaş Sanatındaki altın kural çalıştırılmaktadır;

‘Rakiplerinizin iç çelişkilerini büyütüp çatışmaya dönüştürürken, kendi müttefiklerinizin çatışmalarını maskeleyip bir zenginlik olarak sunmak.’

Peki bu Erdoğan karşıtlığını üreten nedir?

Erdoğan ne yaptı da bu kadar husumet biriktirdi?

…..

2009’da Davos’ta ‘one minute’ demekle husumet başladı.

2012’de Mit Müsteşarına yönelik operasyonu devletin zirvesi Cumhurbaşkanı Abdullah GÜL, ‘ifadenizi verin, problem çıkacağını sanmıyorum, rutin işlem!’ derken Başbakan Recep Tayyip ERDOĞAN, hayati ameliyatını ertelemiş, MİT Müsteşarına özel koruma timini tahsis ederek ifade vermesini engellemişti. Ve Husumet kine dönüştü.

2013’te Gezi Kalkışması sırasında Başbakan Yardımcısı Bülent ARINÇ ve pek çok devlet yetkilisi ‘mesaj alındı.’ Derken ve  basit, çevreci bir eylem olarak değerlendirirken, Başbakan Recep Tayyip ERDOĞAN, Geziyi ‘kalkışma provası’ olarak görmüş ve gereğini yapmıştır. Aynı durum Dershane olayında ve 17-25 Aralık Darbe Girişimi sonrasında bir kısım bürokrat ve bakanların yargılanması ile ilgili Ak Partide yaşanan kafa karışıklığı ve  tartışmalarda da geçerlidir. Ama Kin büyüdü, pekişti.

Haziran 2015 seçimlerinden sonra AK Parti, CHP ile koalisyona ikna edilirken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın mudahelesi ile projenin çöküşünde yaşadık ve nihayetinde 15 Temmuzda FETÖ Kalkışması sırasında ‘Halkımı meydanlara çağırıyorum.’ Çağrısı ile tarihin yeniden yazımına şahitlik ettik. Bu çağrı ile Kin son umudunu da kaybetti ve tasfiye oldu.

Suriye, Doğu Akdeniz, Libya, Karabağ…

Artık oyun kurucu bir Türkiye vardı. Sun Zi, Savaş Sanatında;

“Komutan devletin kalesidir; eğer bu kale her yönden sağlamsa devlet güçlü olacaktır; eğer kale sağlam değilse, devlet zayıf olacaktır.”

Ancak Kin, yeniden organize oldu. Erdoğan’ yönelik husumet ve kin, biraraya gelmesi mümkün olmayan yapıları biraraya getirse de, tutkal işlevi görse de, bundan bir yönetim iradesinin ortaya çıkmayacağı açık.

Anadolu irfanın cins beyni İhsan Fazlıoğlu Hoca;

‘Elinizdeki dolu bardağı, içini 'tahfif' edip boşaltmanızı isteyenlerin taleplerini, yerine 'ne' koyacaklarını öğrenmeden dikkate almayınız. Yani; Karşınızdakinin hakkınızdaki niyetini anlamadan sözüne itibar ederek mevcut durumunuzu terk etmeyiniz; elinizdekinden vazgeçmeyiniz.’ Diyor.

Siz ne diyorsunuz?