Konya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi

Şenol Metin

Açıköğretim Lisesi hariç 4 milyon gencimiz lisede öğrenim görüyor. Yılda 1 milyon gencimiz de liseyi bitiriyor. Üniversitelerimizin yıllık kontenjanı da 1 milyon gibi. Türkiye lise mezunlar  ile üniversite kontenjanları arasındaki dengeyi kurdu, isteyen her gencine üniversite eğitimi verebiliyor. Önümüzdeki 10 yıllık trend de bu çerçevede olacağını Milli Eğitim Bakanlığı’nın istatistiklerinden görebiliyoruz. Bu 10 yıllık periyodda yükseköğretim sistemimizin sayısal büyümeye ihtiyacı yok. Bu büyük fırsat, yükseköğretimin niteliğine dair ihmal edilen reformların yapılması için bu 10 yıl çok değerli ve değerlendirilmeli.

Bu çerçevede;

  1. Üniversitelerimiz yatay büyümeyi durdurarak, birbirinin kopyası üniversiteler yerine farklılaşmalı, öncelik alanlarına odaklanmalıdır.
  2. Fakülteler de dahil olmak üzere Meslek Yüksek Okulları ve tüm üniversite programlarının işgücü piyasası ile uyumu sağlanmalı, bu amaçla iş gücü piyasasının talebi iş analizine dayalı olarak detaylandırılmalı ve programlanmalıdır.
  3. İşlevselliği kalmayan, iş gücü piyasası ile bağları zayıflamış programlarda içerik düzenlemesi, dönüşümü hatta gerekiyorsa kapatılması da dahil olmak üzere nitelikli bir çalışma yürütülmelidir. Bu işlemin siyasi maliyeti nedeni ile üniversite yönetiminin bu kadar yüksek maliyeti karşılayamayacağı açıktır. Bu amaçla katılımcılık adına şehir bileşenlerinin ve üniversite çalışanlarının örgütlenmesi yetkilisendikanın da katılımı ile eğitim-öğretim komisyonu kurulmalı, bu komisyon marifeti ile programların dönüşümü, birleştirilmesi ve gerekiyorsa kapatılması süreçleri yönetilmelidir.
  4. Üniversite Yüksek Lisans ve Doktora Programlarını akademisyen yetiştirmek üzere değil sanayi ve hizmetler sektörünün AR-GE’si ve bilgi ihtiyacını gidermek üzerine yapılandırmalıdır.
  5. MYO’laröğretim programları 1 yılı teorik eğitim, 1 yılı da işletmede işbaşında eğitim olarak kurgulamalıdır.Mühendislik programları başta olmak üzere uygun lisans programlarında da 3 yılı teorik eğitim, 1 yılı da işletmede işbaşı eğitim olarak planlanmalıdır. Hatta 5 dönem teorik, 3 dönem işletmede eğitim dahi düşünülmelidir. Tıp eğitimindeki model iyi bir model olabilir, transfer edilebilir.

Konya özelinde…

Bir üniversite şehri olmak için gayreti sarfedenKonya 3 devlet üniversitesi, 2 vakıf üniversitesi ve kendi içinden üretebileceği en az 2-3 üniversite ile büyük bir potansiyel taşıyor. Konya’nın yükseköğretim sisteminde 31 MYO ve bu MYO’lar bünyesindeki 195 program büyük ağırlığa sahiptir. Mega metropol İstanbul’un devlet üniversitelerinde 147, Ankara’da 128 program olduğunu değerlendirdiğimizde bu sayısal büyüklük daha anlaşılır olacaktır.

Sadece Selçuk Üniversitesi bünyesinde 22 MYO ve 136 program ile KOBİ Şehri Konya için bu potansiyel bir fırsat olabilecekken, program içeriklerinin iş gücü piyasasıile bağının zaafiyeti, program lokasyonlarının belirlenmesindeki yerel siyasal dinamiklere karşı geçmiş üniversite yönetimlerinin öğretimsel dinamiklerle değil siyasal saiklereuygun davranış geliştirmiş olması ve az da olsa öğretim programlarını uygulayacak olan öğretim elemanlarının öğretim programlarını uygulayacak yeterlilikten uzak olması bu fırsatı, yüke dönüşürmüştür.

Tabloyu anlaşılır kılma adına Konya ile benzer ligde olan Kayseri, Erzurum ve ayrıca Selçuk Üniversitesinin MYO doluluk oranları ile birkaç rakam paylaşmak istiyorum;

MYO’ların merkez kampüsteki doluluk oranlarında Kayseri % 98, Erzurum %96, Konya %91, Selçuk Üniversitesi % 89,

MYO’ların ilçelerdeki doluluk oranları bakımından Kayseri % 84, Erzurum % 76, Konya % 60, Selçuk Üniversitesi % 58,

Merkez kampus ve ilçeler birlikte kümülatif değerlendirildiğinde Kayseri % 94, Erzurum % 88, Konya % 75 ve Selçuk Üniversitesi % 71 doluluk oranına sahiptir.

Merkez kampus doluluk oranlarında dahi Kayseri ve Erzurum’dan 5-6 puan daha kötü durumda olan Konya üniversiteleri MYO sorununa neşter atmak zorundadır. Bu neşter Selçuk Üniversitesi için acildir.

Selçuk Üniversitesi MYO boyutunda stok bir sorun ile karşı karşıyadır.

Gerçi Konya üniversiteleri ilçelerdeki lisans programları boyutunda da sorun yaşamaktadır. İlçelerimizdekilisans programlarının doluluk oranı % 66 seviyesindedir. Ereğli Eğitim Fakültesini denklemden çıkardığımızda bu doluluk oranı % 53’e kadar düşmektedir.

İlçelerde lisans programları dahil yeni program açılmasına artık izin verilmemeli.

Yani demek istiyorum ki;

Selçuk Üniversitesi başta olmak üzere Konya üniversiteleri MYO programlarını, program içeriklerini ve lokasyonlarını masaya yatırmak zorundadır.

Veya Konya üniversiteleri bünyesindeki tüm MYO’ları kurulacak Uygulamalı Bilimler Üniversitesine devrederek bu operasyon tek çatı altında yürütülebilir.

                                                                                               

Bir soru;

Sadece bir banka şubesinin olduğu Akören, Hadim, Taşkent, Yunak ve Doğanhisar’a Bankacılık ve SigortacılıkProgramını açmak için talepte bulunan MYO Yönetimleri, YÖK’e teklif eden senatolar ve üniversite yönetimlerive programın açılmasını onaylayan YÖK;

Hiç mi vicdanınız sızlamadı!...

Aynı bölümden Ereğli, Beyşehir, Akşehir ve merkez kampüste olmasa...

Vah ki ne vah…