KONYA’DA RAMAZAN

Murat Güçlü

Onbir ayın sultanı Ramazan geldi, hoş geldi. Ramazan ayı bambaşka manevi iklimlerin ayıdır. Ramazan’da ibadet toplumsal olarak yapılmakta, Ramazan ve oruç her yerde hissedilmektedir. Özellikle Konya Ramazanın dolu dolu yaşandığı, iliklerimize kadar hissedildiği bir şehridir. Şahsen bundan büyük memnuniyet duyuyorum.

Düşünün ki, milyonu aşan nüfusu, gelişmiş bir sanayisi olan, yurt içi yurt dışı için mal üreten ve pazarlayan bir şehirde Ramazan ayı ile birlikte her şey değişiyor. Sanayiden hizmet sektörüne, bakkaldan manava tüm serbest meslek erbabı mesai saatlerini Ramazana göre ayarlıyor. Kimilerinin mesaisi sahur sonrası başlıyor, öğlen paydos ediliyor, bazıları mesaiye öğlen başlayıp, iftara kadar sürüyor. Özellikle öğleden önce şehrin tüm hareketi durmuş vaziyette.

Ramazan menüleri için şehrin tüm restoranlarında tatlı bir telaş, unlu mamul üreticilerinde ve fırınlarda pide ve tahinli pide yetiştirme yarışı.

Eş dost hısım akraba iftar davetleri. Her ne kadar herkes eski davetlerin, ev oturmalarının ve dahi lezzetli ve bol çeşitli Konya iftarlarının kalmadığından müşteki olsa da yine de Konya’da iftar davetleri yoğun bir şekilde devam etmekte.

Teravihleri için insanlar camileri doldurmakta. Konya merkezde 16 camimizde hatimli teravih kılınmakta. Yaşadığımız sıcak yaz Ramazanlarında Konya bir nevi Medine havasına bürünüyor.  Bunu özellikle teravih namazına gidiş, namaz ve namaz sonrası hareketlilikte açıkça hissediyorsunuz.  Bazı tanıdıklarla ramazandan ramazana teravihlerde görüşülüyor. Sanki ayrılırken herkes zımnen birbirine seneye teravihte görüşmek üzere diyerek ayrılıyor.

Öğleden önce durgun ve durağan hatta ölü olan şehir, iftar doğru kıpırdanmaya başlamakta ve tatlı bir iftar telaşına düşmekte. İftar sonrasında ise karşımıza capcanlı bir şehir çıkmakta. Neredeyse sahura kadar hayatın ve canlılığın sürdüğü bir şehir, okey salonlarından, nargilehanelere kadar, kahve evlerinden, meramda bağ evlerine kadar herkes dışarıda ve her yer dolu.

Birden açıktan görünmeyen güzellikleri var ramazanın. Mesela Konyalının kahır ekseriyetle zekatlarını verdiği aydır Ramazan. Fakir fukara herkes nasipler Ramazan bereketinden, öğrencilere, sığınmışlara, düşkünlere yardım elleri her zamankinden daha fazla uzanır. 

Ramazanda nasıl yaşamalıyız? Muhakkak İslami açıdan yukarıda bahsettiğim yaşam tarzından daha ihlaslı daha ramazanın özüne, ruhuna uygun yaşamalıyız. Bunun için gayret etmeliyiz. Ancak tüm bu eksikliklerimize karşı yine de Konya’da Ramazan bir başka güzel. Popüler kültürün,  televizyonun, medyanın dayattığı gayri İslami ve gayri insani hayat tarzına rağmen Konya ramazanda kendi değerlerini, kendi kültürünü yaşamaya ve yaşatmaya devam etmektedir. İşte güzel olan da budur.

Velhasılı kelam Ramazan Konyamızda güzel yaşanır.

Ramazan hepimize hayırlı olsun.