Konyasporlu bir nesil yetişiyor...

İbrahim Doğan

Atiker Konyaspor, Ziraat Türkiye Kupası’nda sürpriz yapan Ümraniyespor’u geçerek çeyrek final biletini kaptı. Yeşil beyazlılar için kolay geçeceği sanılan maç, direkten dönen ve çizgiden çevrilen toplarla iyice zorlaştı. Ümraniyespor biraz daha direnç göstermiş olsaydı. Şuan Konyaspor’un TFF 1. Lig takımına elendiğini konuşuyor olacaktık. Konyaspor, uzatmalarla da olsa çeyrek finale adını yazdırmasını bildi. Futbolun ne kadar riskli ve her sonuca gebe bir oyun olduğu bir kez daha kanıtlandı.

Karşılaşmayı saha içerisinden, dördüncü hakemin arkasında izledim. Atiker Konyaspor gol yediğinde arkamda bulunan ve yaşları 8 ila 12 arasında değişen çocukların gözyaşı döktüğünü, üzüldüklerini gördüm. Yeşil beyazlı takım Rangelov’un golüyle beraberliği yakaladığında ise tekrar gözüm yenilen golden sonra ağlayan çocukları aradı… Bir de ne göreyim. Bu kez de sevinç gözyaşları hâkimdi… Aslında bu görüntünün özeti şu: Yalnızca Konyaspor’u tutan bir nesil yetişiyor. İkinci takımı olmayan, sadece yeşil beyaz renklere gönül veren bir nesil… Bu manzara karşısında ben de gururlandım. “Helal olsun çocuk” dedim. Hem sevinç, hem de üzüntü gözyaşlarına helal olsun…

Konya’da bir tabu yıkılmış oldu böylece… Eskiden galibiyete bağlı bir taraftarlık vardı. Hatta babalar, amcalar, abiler miniklere hangi takımı tutmaları konusunda talimatta bulunuyordu. İstanbul takımları popülerdi. Televizyonda onların futbolcuları, gazetede onların yıldızları yer alıyordu. Hatta tekstilci Ahmet Ağabey’in dükkânında da popüler yapılmaya çalışan yıldızların formaları satılıyordu. Bazı minikler tarafından Konyasporlu futbolcuların adı dahi bilinmiyordu. Mahalle aralarında oynanan maçlarda top ayaktayken “Hagi, Alex… Evet şimdi çalımlıyor ve Goooool” sesleri daima yankılanıyordu. Kendi maçlarının hem futbolcuları, hem de spikerleriydi minikler…

Şimdi ise öyle mi? Mahalle aralarında veya halı sahalarda oynanan maçlarda top; Ali Çamdalı’da, Ömer Ali Şahiner’de… Hatta kaleye geçen minik ise Serkan Kırıntılı… Her kurtarış yaptığında spikermiş gibi kendi kurtarışını anlatıyor, “Serkan muhteşem uzandı”  “Alban Meha” diyemeyen minikler, “Alman Meha” diyor ama olsun…

Konyalı çocuklara Konyaspor’u sevdiren çok şey var aslında… Takımın başarısı bir yana, duruşu, futbolcuların karakteri ve Aykut Kocaman sevgisi… Maddeleri artırabiliriz. Ancak her şeyden önemlisi artık minikleri Konyasporlu yapan babaları, amcaları ve ağabeyleri var. Onları maçlara götürerek hem ödüllendiriyorlar, hem de çocukların kendi memleketlerinin takımlarını tutmalarına sebep oluyorlar. Böylece de Konya’da yeni bir Konyasporlu nesil geliyor.

Artık Konyalı çocuklar hayatta göremeyeceği Sneijder, Van Persie yerine Zafer’de karşılaşabileceği ve onlara samimi yaklaşan Ömer Ali Şahiner’i sevsin, abilerinden ayırt etmeyecekleri Ali Çamdalı’yı örnek alsınlar…