KUTSALA DOKUNMAK

Hasan Mutluoğlu

Diyarbakır’da meydana gelen bayrak indirme olayı ile çok haber dinledik, yazılar okuduk. Yeterince iç aydınlatıcı/karartıcı bilgiler edinme fırsatı yakaladık.

Bayrak indirme, bayrak yakma olaylarının yabancısı değiliz. Bütün dünya ülkelerinde ve bizim ülkemizde de olan vakalar.

Ancak; bu son olayı diğerlerinden ayıracak önemli bir pozisyonu var. Öyle geçiştirilebilecek sıradan bir olay olarak görülemez.

Ülkenin birlik ve beraberliğine halel getirebilecek her türlü abartılı yaklaşımlardan da kaçınmak, dikkatli olmak gerekir.

Türk Milleti için bayrağın değerler kavramı içinde önemli ve istisna bir yeri vardır. Bayrağın dokunulmazlığı tartışılmaz. Bayrak önemli bir semboldür.

Dünya üzerinde bulunan ülkeler, coğrafyalarında kendilerini anlamlı renk ve sembollerden oluşan bir bayrakla tanınırlar.

Bizim için bayrağın önemini vurgulama adına, “Bayrak Şairi Arif Nihat Asya’nın” Bayrak şiirinden alıntılar yaparak yazıma devam etmek istiyorum.

“Barışın güvercini, savaşın kartalı

 ……..          ………     ……….

Dalgalandığın yerde ne korku ne keder,”

Dizelerden aldığım bu satırların moral kaynağı ve sembolü olduğu ne kadar güzel ifade ediyor.

“Kız kardeşimin gelinliği, şehidimin son örtüsü”

Ortak sevinçli günlerimizde, ortak acılı günlerimizde, bayrak her zaman yanı başımızda taşınmıştır. Onsuz yapılan ve yaşanan ortak sevinç/keder olmamıştır.

Önemli ülke ziyaretlerinde ve devlet başkanlarının bulunduğu zirvelerde, yer işareti için kullanılan bayrak, devlet büyüklerimiz tarafından yerden alınarak büyük hürmet ve dikkatle ceplerine yerleştirmeleri nasıl izah edilebilir?

Bu duruma bütün dünyanın dikkati çekilmiştir. Eminim ki, bu durum görmemezlikten gelinse, bizleri çok üzecek, hassasiyet göstermeyenler mutlaka zem edilecekti.

Türkiye’de yaşayan bütün vatandaşların bayrak ile ilgili hassasiyeti, son olayda çok daha belirgin olarak ortaya çıkmıştır.

Herkes zamanlamasına ve indirilen mekana dikkat çekiyor. Doğrudur/yanlıştır, herkesin kendine göre bir yorumu var.

Şunu peşinen söylemek gerekirse; bayrak bu milletin dokunulmaz bağımsızlık, egemenlik ve şerefin sembolüdür. Kutsal bir değerdir.

Vatan sathında, önemli merkezlerde dalgalanması bizim için olması gereken fiili bir durumdur. Herkesin ortak bir değeridir.

Ortak ve önemli bir değer olan bayrağımızdan, şu veya bu şekilde hiç kimse nemalanamaz.

İçerde ve dışarda akbabaları çoğaldığı bir dönemde, birliğe ve beraberliğe ihtiyacımız her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var.

Provoke edici her türlü söylem ve hareketlere fırsat vermemek gerekir. Tepkilerimizi akla ve mantığa uygun bir tavırla vermeliyiz.

Tarihimizle, inancımızla anlamlı hale getirdiğimiz “Al bayrağımız” bizim en değerli kutsalımız olmayı hak eden bir semboldür.

“Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal,

Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal,

Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlal.”

 

Kutsala dokunan, eninde sonunda cezasını bulmuştur. Tarihin mezarlıkları bu hikayelerle doludur.