Münafık tüccarlar

Ömer Kocabaş

Geçtiğimiz hafta yaşanılan Kara Cuma saçmalığıyla ilgili çok şey söylendi, yazıldı. İşin garabetini bir yana bırakırsak aslında ticari anlamda mantıklı bir uygulamaydı, eğer siz alenen dininizle, örfünüz, ananenizle, benliğinizle kısacası sizi siz yapan değerlerinizle alay edilmesini, yapacağınız birkaç yüz liralık kâr için görmezden gelebildiğiyseniz…

Black Friday ya da Kara Cumanın artık adına ne derseniz, kültürümüzle uzaktan yakından alakasının olmadığı, Cuma gününün bizim bayramımız olduğu konusunda hemfikiriz. Olay sonrasında kopuyor, herkes kendi meşrebine göre kıvırmanın bir yolunu buluyor. Dinle diyanetle günlük yaşamında pek bir alakası bulunmayan, daha çok seküler takılan kitle “Kardeşim olayı yanlış anlıyorsunuz, Kara Cuma adamların şükran gününden sonraki ilk Cuma, indirimden dolayı Kara Cuma diyorlar, Cumaya hakaret etmek falan yok” diye kıvırıyorlar, tabi ki yerseniz(!) Yılda bir gün yapılacak indirim için bile Amerika’nın âdetini mi taklit edeceğiz sorusu akıllarına bile gelmiyor.

İnanın bu sekülerleri, olaya dini bir şey atfetmeden, Türkçesiyle bile uğraşmadan Black Friday’de yüzde bilmem kaç indirim yapan mağazaları, internet sitelerini bir yere kadar anlayabiliyorum. Çünkü onların, kültürel yozlaşmayla, değerlerimize hakaret edilmesiyle falan işleri yok. Adamların tek dertleri daha fazla kâr elde etmek. Bu oyuna gelmek sizin bileceğiniz şey, sonuçta kimseye zorla bir şey satmıyorlar.

Benim kızdığım, açık açık küfrettiğim şey bu Kara Cuma pastasından kendilerine de birkaç dilim elde etmek için, dini hassasiyeti olan insanlara da şirin görünme çabasında olan münafık tüccarlardır. Yok, efendim kara değil, kârlı Cumaymış, mübarek Cumaymış vb. akılları sıra ironi yaparak ortak oldukları saçmalığı normal gösterme çabasına girdiler. Oysa yaptıkları tek kelimeyle münafıklıktı, dini ticarete alet etmekti.

Madem Cumanın mübarek olduğunu biliyorsunuz bir yılda onlarca Cuma günü varken neden Amerikalıların Cumasını tercih ediyorsunuz. İşte bunun adı din tüccarlığından başka bir şey değildir. Benim gözümde bu Kara Cuma saçmalığında indirim yapan sözde dini hassasiyetli işyerleriyle, uydudan gecekondu tarzındaki TV kanallarında 3 liralık kısa mesaj bedeliyle, Kâbe’de isminize özel dua yaptıran, bin bir türlü ürünü, hadislerden, ayetlerden referans uydurarak satmaya çalışan şarlatanlar arasında fark yok. İkisi de münafıklık peşinde. Cuma vakti alışverişin haram kılınmasını dükkânını kapatmak yerine, kendi camiye gidip, eşini, çocuğunu veya kadın çalışanı dükkânda tutarak delmeye çalışan tüccarda münafık tüccar sınıfına bir başka örnektir.

Bir de bu Kara Cuma saçmalığını eleştirip, hiç sıkılmadan alışveriş yapanlar var. Onlara ne türlü münafık diyelim bilemedim. Edeceğin birkaç yüz lira kâr için bu oyuna gelmenin de bir âlemi yok. Karıncanın hesabı en azından kendi namımıza tavrımızı koyup vicdanımızı rahatlatabilirdik. O zaman belki eleştirmeye yüzümüz olabilirdi.

Yıl içerisinde bir gün belirleyip, büyük indirimler yaparak hem ekonomiyi canlandırıp hem de insanlara ihtiyaçlarını daha ucuza alabilmesini istiyorsanız bizde o kadar çok önemli gün var ki. Dini bayramlarımız, kandiller, milli bayramlar gibi onlarca önemli günümüz var. Yani Amerika’nın özel gününe muhtaç değiliz. Anneler-babalar günü, sevgililer günü, cadılar bayramı derken Kara Cumayla bir eksiğimiz kalmadı, muasır medeniyetler seviyesine çok şükür ulaştık(!)

Niyetim klişelere sarılıp, biz ne ara bu kadar yozlaştık, bozulduk geyiği yapmak değil. Fakat dışarıdan gördüğümüz her şeyi çok kısa zamanda nasıl bu kadar çabuk benimseyebiliyoruz doğrusu anlayamıyorum. Bakalım işin sonu nereye varacak, bekleyip göreceğiz…