Ne hafta sonuydu?

Hayrettin Atak

Farklı küçük bir şey yapıyorsunuz, şehrin tüm çehresi değişiyor…

‘Konya Kitap Günlerine’ küçük bir şey dediğim için özür dilerim ama şehirde onun için harcanandan çok daha fazlasıyla yapılan ‘Gereksiz’ bir ton faaliyet var…

Ama ‘Kitap Günleri’ öyle mi?

Yüzlerce yazar, Yüzlerce yayınevi, yüzbinlerce kitap, on binlerce ziyaretçi…

Son üç dört günü olabildiğince güzel geçirdiyse Konya bunu büyük ölçüde Kitap Fuarına borçlu…

Düşünsenize, açılışı Rasim Özdenören yapmış, İbrahim Karagül kitap imzalıyor, Birol Akgün Müsiad’da seminerde, Ahmet Davutoğlu öğrencilere Konya’yı anlatıyor. Ahmet Taşgetiren tv programında. Abdurrahman Dilipak gazeteye röportaj veriyor, Milleti birkaç gün içinde gelecek İlber Ortaylı heyecanı sarmış, onlarca Konyalı yazarla sohbet imkanı buluyor ziyaretçiler…

Yakışıyor mu şimdi bunlar Konya’ya…

Çok yakışıyor bence…

Bir şehir kendine en çok yakışanı yapmalı her zaman…

Birkaç kişinin istemeye istemeye katıldığı, sonra o katılan birkaç kişinin de pişman olduğu, seminer, konferans, çalıştaylar yerine böyle şeyler görmeyi daha çok arzuluyor şehir…

Her gün kitap fuarı olmaz belki ama,

Bizi bize daha güzel anlatacak şeyler her gün bulunabilir…

Düşünen, projelendiren, uygulayan, giden, gelen herkese bir teşekkür borçlu bu şehir…

İki baharı aynı anda yaşattılar…

Küçük bir farkla hayatımıza büyük güzellikler katan bir diğer projede Gökçem Kafe…

Ara sıra görünüyorlar güzellikleriyle yıl boyunca belki ama Dünya Down Sendromlular gününde zirve yaptılar bu görünürlüklerini…

Herkes oradaydı sanki…

Her geleni gülümsemeyle karşılayıp fotoğraf çektirdiler…

Bir küçük gülümseme koca bir şehri ancak bu kadar güzelleştirebilirdi…

Her birine ayrı ayrı teşekkür borçlu bu şehir…

Tabi iyilik deyince IHH’yı unutmak olmaz…

Nerede bir mazlum varsa oradalar… Nerede bir mazlum yoksa da mazlumların durumunu anlatmak için oradalar. Şimdi de ‘Yetim Günleriyle’

“Yetim gülerse, Dünya güler”

Yüz milyonlarca başı okşanacak yetimin olduğu dünyada nede çok felaketi savuşturuyorlar aslında. Bize düşende küçük bir destek. Çoğu zaman esirgediğimiz…

Bu dünyada yaşatacağı felaketler bir tarafa, ahirette de ‘Özrü’ olmayacaktır sanırım umursamazlığımızın…   

İmtihan çetin ama kurtuluş kolay ‘bir yetim güldürmek’

Unuttuğumuz şeyleri hatırlattığı, yapamadıklarımızı yaptığı için bir teşekkür de IHH’ya… Hem de en büyüğünden…

Ve tabi ki Tarım Fuarı…

‘Tarım Şehri Konya’nın gerçek kimliğini hatırlatan en büyük organizasyon… Tabi ki Konya’nın değil Türkiye’nin, Ortadoğu ve Avrupa’nın…

Son günüydü Cumartesi.

Tarımı Konya’nın kalbine, Konya’yı tarımın kalbine taşıyor bu fuar…

Gerçekten gönül rahatlığıyla “En büyüğü biziz diyeceğimiz” Tarım Fuarını bu şehre kazandıran, bu organizasyona sebep olan, yürüten ve başarıyla sonlandıran herkese de teşekkür borçlu bu şehir…

…  

Şehre hafta sonu müthiş hızlı bir hareketlilik getirense bir düğün oldu. Muhammed Sorgun’un düğünü… Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Sorgun’un düğün sahibi olması hareketlendirdi Konya’yı…  

 Yıkılmaz kale sanıyorduk Muhammed’i…

Oda yıkıldı…

Allah hayırlı mübarek etsin. Mutlu mesut bir yastıkta kocatsın inşallah…

Sıra yıkılmayı arzu ettiği halde bir türlü yıkılamayan “Erkan Abi” kalesinde…

Çember daralıyor benim için de…