NEBEVÎ MESAJIN EVRENSELLİĞİ

Prof. Dr. Ramazan Altıntaş

Sünnet, Hz. Peygamber’in Allah’ın emirlerine uygun hareket etmek maksadıyla seçip yaşadığı hayat, gittiği yol demektir. Bu sebeple Kur’an-ı Kerim, beşerî, coğrafî, tarihî, sosyal, meslekî ve ekonomik farklılıklarına rağmen bütün insanlara Hz. Muhammed (a.s)’ın sünnet ve sîretine uymaya, O’nun izinden gitmeye, O’nun yoluna koyulmaya davet etmiştir. (Bkz. Âl-i İmrân 3/32; en-Nisâ 4/65, 59, 80, 84;el-Ahzâp 33/26; el-Haşr 59/7). Çünkü O’nun sünneti,  muhtelif toplum kesimlerinin hepsine birden örnek olabilecek zenginliktedir.

 Hayatı canlı Kur’an niteliğiyle insan hayatına tam bir uygulama örneği ve ışığı olduğu için herkes Hz. Peygamber (a.s) da örnek alacak birçok yön bulabilir. Sünneti bu bütünlük, zenginlik ve evrensellik içinde düşünmemek, Hz. Peygamber’i ve onun şekillendirdiği İslam pratiğini kavramakta ve tabiatıyla Hz. Muhammed’i anlamakta çekilen güçlüklerin ve düşülen yanlışların gerçek sebebidir. Konuya ait bütün olumsuz ve temelsiz düşünce ve beyanların düzeltilebilmesi, sünneti evrensel boyut ve bütünlüğü içinde algılamaya bağlıdır.

Hz. Muhammed(a.s)’ın elçiliği, farklı bölge ve nesillerdeki bütün insanlara şamildir. Onun, belirli bir asırda ve Arap milleti gibi muayyen bir millet arasında ortaya çıkmış olması, risâletinin evrenselliğine bir halel getirmez. Aynı şekilde, Allah’ın hitabını, diğer millet ve toplumlara ulaştırmada özel olarak Arapçayı seçmiş olması, Peygamber’in bu risâletinin cihanşümul olmasına bir engel teşkil etmez. Hz. Peygamberin mesajının evrensel özellikler taşıması, gerek Kur’an’da ve gerekse O’nun hadislerinde ifade edilmiştir. Onun mesajının evrensel oluşu ile ilgili Kur’an-ı Kerim’de pek çok âyet vardır. Onlardan bazıları şunlardır:

“(Ey Muhammed!) De ki: “Ey insanlar! Şüphesiz ben, yer ve göklerin hükümranlığı kendisine ait olan Allah’ın hepinize gönderdiği peygamberiyim. O’ndan başka hiçbir ilah yoktur. O, diriltir ve öldürür. O halde Allah’a ve O’nun sözlerine inanan Resûlüne, o ümmî peygambere iman edin ve ona uyun ki doğru yolu bulasınız. (el-A’râf 7/158).

 “(Ey Muhammed!) Seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.” (el-Enbiyâ 21/107).

Yukarıdaki âyetlerde bildirilen nebevî evrensellik, aynı zamanda Hz. Peygamber’den rivâyet edilen hadislerde de ifade edilmiştir:

“Her peygamber sadece kendi kavmine gönderiliyordu; ben ise, bütün insanlığa elçi olarak gönderildim.” (Buhârî, “Salat” 65; Nesaî, “Gusül” 26).

“Ben kırmızı ve siyah, herkese peygamber olarak gönderildim.” (Müslim, “Mesâcid”3; Dârimî, “Siyer” 28; Ahmed b. Hanbel, Müsned, III, 4).

Görüldüğü gibi gerek âyet ve gerekse hadislerin söylem dilinde vurgulanan Hz. Muhammed(a.s)’ın nebevî mesajı evrensel olup bütün insanlığa şamildir.  İslam’a göre,  Kur’an ilahi öğretiler bütünü olup, nebevî sünnet ise, onun açıklaması, yorum ve uygulamasıdır. Müslümanlar bu uygulamaya, bizzat ilahi öğretilere gösterdiği hassasiyeti göstermekle yükümlüdürler. Bu açıdan nebevî sünnetin evrenselliği, Kur’an’ın evrenselliğiyle bağlantılıdır. Nebevî sünnet üzerinde konuşanlar bu bağlantıyı göz ardı etmemelidirler.