Oyunu bilmek yetmiyor, bozmalıyız

Ömer Kocabaş

Gündemin çok hızlı değiştiği daha doğrusu değiştirildiği günlerden geçiyoruz. Üst üste yaşanılan gelişmelere odaklanmakta zorlanıyor, bocalıyoruz. Yerel seçim ikinci, üçüncü plâna düştü. Bölgemiz patlamaya hazır bomba kıvamında. Sadece ülkemizin iç meseleleriyle ilgilenecek lüksümüz kalmadı. Bilindik oyunlar sahnelenmeye devam ediliyor. Kararlı duramazsak ayağımızın kayması an meselesi. Millet ve devlet olarak dik durursak bu kaosun sonunda kazanan biz oluruz.

Gündemde Lahey’deki İsrail’in soykırım davası, siyasi ve ünlülerin aralarında bulunduğu pedofili skandalı ve Amerika’da bir sinagogun altında bulunan tünel vardı. Bu üç mesele de öncelikle İsrail ve Amerika başta olmak üzere Avrupa devletlerini de köşeye sıkıştıracak türdendi. Lakin bir anda Amerika ve İngiltere hem İsrail’e destek vermek hem de gündemi değiştirmek için Yemen’i vurdu. Yemen’deki Husiler buna karşılık verdiği zaman İsrail yeniden mağdur ilan edilecek. Bir süreliğine de olsa Gazze kadrajın dışında bırakıldı.

Gazze’de yaşanılan vahşetle ilgili ilk günden itibaren net bir duruş sergileyen ülkemize yönelik alçakça saldırılar ise devam ediyor. Irak’ın kuzeyinden gerçekleştirilen sızma girişiminde yine çok sayıda şehit verdik. Terörü kimin desteklediğini çok iyi biliyoruz. Amaçları da belli, ülkemizi kendi iç meseleleriyle meşgul edip Gazze başta olmak üzere uluslararası konularla ilgilenemez hale getirmek. Oyun bu kadar netken bizim yapmamız gereken şey tuzağa düşmemek olmalı. Fakat aynı tuzağa ikinci kez düştük. Yine aynı bölgede gerçekleşen operasyonda çok sayıda şehit vermemizin üzerinden fazla zaman geçmedi. Bu konuda bir çözüm üretemiyorsak ortada bir sıkıntı var demektir. Yetkililerimiz bir yandan bu alçaklara misli ile karşılık verirken diğer yandan da bu son olsun diyebilmek için kalıcı çözüm bulmalılar. Bölgemizde tansiyon bu kadar yükselmişken bizi içeride hapsetmek noktasında önümüzdeki günlerde benzer saldırıların olabileceğini tahmin etmek için konunun uzmanı olmaya gerek yok(!)

Artık birçok şey gizlenmeden aleni yapılıyor, kartlar açık oynanıyor. Burada önemli olan bizim ne kadar kararlı durabileceğimizdir. Gerek millet gerekse de devlet olarak şu günlerde küçük oyunlara gelmemeliyiz. Ayağımızı kaydırmak için ellerinden geleni yapmaya devam edecekler. Bir yandan ekonomi de yaşanılan sıkıntılar diğer yandan yerel seçim gündemi derken uluslararası konulara da gözümüzü kapatamıyoruz. İnsanlar bir süre sonra gündelik telâşesine dönecektir. Maalesef ne yaşarsak yaşayalım ateş düştüğü yeri yakıyor, hayat ne kadar memnun, huzurlu olmasak da devam ediyor… Bu kısır döngüden çıkabilecek miyiz emin değilim. Dünyanın sonuna doğru geri sayım hızlandırılmış durum da. Her alanda bundan daha kötüsü olmaz dediğimizin daha kötüsü ile yüzleşmekten yorulduk. Akşam yattığımız da bıraktığımız dünya ile sabah karşılaştığımızın arasında bile büyük farklılıklar oluyor.

Böyle saçma sapan bir durumun içinde bulununca inanın insanın gündemle ilgilenesi gelmiyor. Falanca belediyeye şu isim aday olmuş, diğerine göre şöyle iyiymiş, böyle iyiymiş diyecek enerjimiz yok. İnsanoğlu çok çabuk unutur önümüzdeki günlerde aday muhabbetini çok yaparız. Şehitlerimiz var acımız taze. İnşallah yöneticilerimiz gereken dersleri çıkarır bir daha benzer acılar yaşamayız. Katil İsrail ve destekçileri ise son çırpınışlarını sergiliyor. Onları bekleyen acı son yaklaşıyor. O günleri görebilmek en büyük dileğimizdir.