PARALEL DERSHANELERLE MÜCADELE TÜYOLARI

Murat Can

Anayasa Mahkemesi zorlama bir karara daha imza atarak bizleri şaşırtmamaya devam ediyor.

Meclis kimin temsilcisi?

Halkın.

Yani mutlak iradenin...

Egemenlik kayıtsız şartsız milletin değil mi?

Bizim bildiğimiz böyle. Ancak yargıçların söylediğine göre evet egemenlik milletin fakat bir şartla.

Nedir o şart?

  • Millet egemenliğini yargıçların istediği kadar kullanır.

Böyle sakat bir bakış açısı olabilir mi?

Milletin Meclisi bir kanun çıkartmış. Ne diyor kanunda?

Bu ülkede eğitim kurumları okullardır. Dershaneler kapatılacak, bu kurslar okullarımızda ücretsiz verilecek.

Sen ne diyorsun Anayasa Mahkemesi?

Hayır efendim, siz bunu yapamazsınız…

Mahkeme kanuna esastan dalmakla yetinmiyor, adeta kendini kanun koyucu yerine koyup birde neredeyse yeniden yasa ihsas ediyor…

***

Meclis başka bir karara imza atıyor.

25 senedir aynı okulda çalışan, enerjisi bitmiş idarecileri müdürlükten alma iradesi gösteriyor.

Anayasa Mahkemesi bu seferde kendini yürütmenin yerine koyuyor, olmaz diyor.

Olmaz, yapamazsınız…

Neden?

Çünkü halk iradesini milletvekilleri aracılığıyla kullanır. Ancak Meclis bu iradeyi yargıçların istediği kadar kullanır.

Kısacası bu ülkede yasama, yürütme ve yargı yetkisi anayasa mahkemesinde.

Anayasa Mahkemesi kanunu iptal ediyor, yerine kanun koyuyor ve neredeyse yürütmenin yerine yasaları da yürütüyor.

Peki, şimdi ne olacak?

Yeni hükümet bu sorunu çözecektir. Ancak ortaya mağduriyetlerin çıktığı açık…

Dershanelerden MEB’e geçecek ve kendilerini buna göre hazırlayan öğretmenler perişan durumda.

Dershanecilik anlamında hiçbir bağlantısı olmayan dershanelerin çoğu kapattı. Şu anda kapanmayan dershanelerin büyük çoğunluğu paralel yapının dershaneleri. Kısaca Anayasa Mahkemesi vermiş olduğu kararla çocukları paralel dershanelerin kucağına bırakıverdi.

İyide biz bu paralel yapı dershaneleriyle mücadele edemez miyiz?

Ederiz…

Öncelikle şunu söyleyeyim.

Paralel dershanelerin hilelerini bilmek gerek.

Nedir bu hileler?

İşte yazıyorum…

Paralel dershaneler devletin kritik yerlerine yerleştirecekleri çocukları dershanelere gerçek isimleriyle kaydetmiyorlar. Müstear isim kullanıyorlar.

Bu kayıtlar bakanlık tarafından tespit edilmeli. Olayın üzerine gidilmeli.

Aynı çocuklar yükseköğrenim yurtlarında ya da ruhsatsız yurtlarda kamplara alınıyorlar. Kanuna aykırı bu durum yine tespit edilmeli ve kanun dışı uygulamalara imza atanlar için gerekli müeyyideler uygulanmalı.

Paralel dershanelerin neredeyse tamamı kayıtlarını yüzde 30 civarında gösteriyor. Yani dershanede 1500 öğrenci varken resmi kayıtlarda bu sayı 500 civarı görünüyor. Müfettiş geleceğini haber alan bu dershaneler kayıtlı olmayan çocukları sınıftan çıkartarak dershaneyi teftişe hazırlıyor.

Böylelikle vergi rahat rahat vergi kaçırabiliyorlar. Bu arkadaşlar haram yemedikleri için yaptıkları işi çok yadırgamıyorlar.

Paralel dershanelerde çalışan öğretmenlerin neredeyse yüzde yüzü öğretmenlik yeterliliği olmayan kişiler. Zaten öğretmenlik yeterliliği olan kalın kafalıları çaldıkları KPSS sorularıyla yüksek puanlarla buluşturup devlete öğretmen olarak atadıkları için geriye kalan kalın kafalı tortular mecburen dershanede tutuluyor.

Atsan atılmaz satsan satılmaz cinsinden bu kişiler her gel dediklerinde geldikleri ve maaşlarından ayda 300 TL burs adı altında FETÖ örgütüne bağış yaptıkları için ve hayra verdikleri sandıkları paraları abileri kumarda, köpük banyosunda yedikleri için geri kalan parayla da Yahudi lobilerine hocaları bağış yaptığı için, mecburen öğretmen olarak istihdam ediliyor.

MEB müfettişleri öğretmen yeterliliği olmayan bu kişiler hakkında bir yaptırım uygulayabilir mi? bilmiyorum. Ancak bu olay sonrası bu hain kovanına çomağı sokmak farz oldu. Soluk aldırmamak gerek.

Müfettişlerin ani teftişlerle bu kirli şebekenin bütün hilelerini bertaraf etmesini canı gönülden temenni ediyorum.

Tabi bunun için irade gerekiyor. Özellikle il müdürlerinin iradesi. Bürokratların iradesi. Ak Parti artık durumu idare eden, bananeci bürokratlarla değil Başbakan'ın yürüdüğü yolda yürüyecek, mücadeleci ve sadık bürokratlarla çalışmalı. 

Eğer siyasi iradenin gösterdiği iradeyi gösteren bürokratlarla çalışılır ve bu denetimler yapılırsa yeni bir yasaya bile gerek yok. Her alanda paralel yapının beli kırılır.