PASSOLİG NE İŞE YARAR?            

Kasım Göçer

Türkiye Futbol Futbol Federasyonu, Passolig uygulamasına geçerken güya sporda şiddeti engelleyecekti.

         Ben, bugüne kadar passolig uygulamasının bir faydasını görmedim.

            Üstelik statlardaki psikopat tipler giderek artmaya başladı.

            Güya bir de “6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesi Hakkında Kanun” var. Bence hem kanun yetersiz hem de uygulayıcılar mevcut hükümleri dahi uygulamıyorlar.         

            Kanuna bakıyorum silahları stadyuma sokmak suç. Silahla stadyuma girmeye çalışmak suç değil.

            Yani aramada yanınızda getirdiğiniz silah yakalanırsa suç oluşmuyor. Getirmiş olduğunuz silahı stadyumun içine sokamadıysanız hakkınızda bir işlem yapılmıyor.

  Şimdi soruyorum?

            Bir insan bir futbol müsabakasına neden sustalı bıçakla, döner bıçağı ile ya da çivili sopayla gelir.

            Siz stadyuma silahla gelen bir insanla silahı içeri sokamasa bile yan yana oturmak ister misiniz?

            Sporda şiddet önlenecekse daha sert tedbirlere ihtiyaç olduğu açık... Eskilerin bir sözü var. Deli deliyi görünce sopasını saklarmış. Devlet daha caydırıcı olacak. Maça gelen kişi stadyuma silahla girmeye cesaret edemeyecek.

            Bana kalırsa adam silahla maça geldiyse direk polis merkezine götürülmeli, ifadesi alınmalı, silahla stadyuma girmek değil girmeye çalışmak suç sayılmalı.

            Üstelik verilen cezalar paraya çevrilmemeli, ertelenmemeli, infaz rejiminden yararlanmamalı. Silahla stadyuma girmeye çalışan kişi aldığı cezayı aynen çekmeli.

            Bu da yetmez. Silahla stadyuma gelen kişiler ömür boyu futbol sahalarına girememeli.

            Bu şekilde ağır cezalar getirilip uygulanmayacaksa passolig uygulamasının da hiçbir anlamı yok.

            Bu tedbirler dahi bence yetersiz.

            Maç öncesi sosyal medyada taraftar arasında şiddete davet eden, olay çıkarmak için organizasyon yapmaya çalışan kişi ve gruplar tespit edilerek bu kişiler de cezalandırılmalı.

            Son süper kupa final maçı öncesi gerek Konyaspor gerek Beşiktaş taraftar grupları adına açılan sayfalarda küfür, tehdit, hakaret gırla gidiyordu. Maç öncesi sosyal medyayı  takip

edenler eminim olay çıkacağını tahmin etmişlerdir.

            Tabi yöneticiler de dikkatli olacak. Eğer yöneticiler şiddet söylemi kullanırsa, siyaset yaparsa, ayrıştırıcı bir dil kullanırsa onlar da yöneticilik yapmaktan men edilmeliler.

            Süper kupa finalinde çıkan olaylar öncesinde taraftar grupları arasındaki tartışmalara bakılacak olursa fitili yakan unsurlardan bir tanesinin de Ahmet Şan'ın “İzmir Marşı” ile ilgili söyledikleri olduğu görülecektir.

            Başkan'ın sözleri üzerinden başkanı savunmak isteyen Konyasporlu taraftar ile başkanı eleştiren Beşiktaşlı taraflar grupları arasında sosyal medya üzerindeki tartışmalar ateşlendi. Ortam giderek gerildi.

            Türkiye futbolunda fanatizm doruk noktada. Hani derler ya; imam gülerse cemaat kahkaha atarmış. Yöneticiler sözleriyle tartışma çıkarırsa, polemik oluşturursa bunlar saha olayları olarak geri dönüyor.

            Şimdi Konyaspor ceza alırsa kombine alan spor sever taraftar cezalandırılmış olacak. Psikopatlar kol gezmeye devam edecek. Takımın alacağı ceza onların umrunda bile olmayacak. Sorumsuzca demeç veren yöneticiler hiç oralı olmayacak.

            Kulübü ve hiçbir suçu olmayan maç seyretmek için maça gelen taraftarı cezalandırmak en kolayı ama adil değil.