PAZARLAMA ÜRETİMDEN ÖNCE BAŞLAR

Sedat Dönmez

Pazarlama satış ile bir tutulur hep. Eleman ilanlarında bile satış değil pazarlamacı aranıyor yazılır. Maalesef pazarlamanın adı da pekiyi bilinmiyor. Kapıya tencere - tava satmaya gelen dolandırıcılar bile pazarlamacı adıyla anıldı. Toplumda pazarlama ve pazarlamacı kötü olarak yer etti. Firmalar yeni yeni aradaki farkı görmeye başladı. Oysa pazarlama satışın üstünde bir disiplin. Satış ürün ya da hizmet müşteriye hazır hale geldikten sonra başlar. Fakat pazarlama daha üretime geçilmeden önce başlayan bir süreçtir.

Ürünün fikir aşamasında başlar pazarlama. Müşteri araştırmalarıyla başlayan süreçte her şey müşteri talebine ve isteğine göre şekillenir. Pazarlama müşteriden önce onun isteklerini görüp yaparak müşteriye sunmaktır. Sizin üretici olarak müşteriden önce onun ihtiyacını görmeniz, o üründen beklentilerini bilmeniz ve üreterek müşteriye bunu bildirmeniz gerekir. Ürünün içeriğinde neler olacağı, ürünün şekli, ambalajı, ambalajın rengi, kullanılacak ambalaj maddesi, fiyatı, dağıtım kanalı yani nerede müşteriye sunulacağı, müşteri marketten mi alıyor internetten mi?  Hangi ilde alır hangi ilde daha az bulunmalı hangi ilde fazla, reklam mı yapılmalı halkla ilişkiler kanalı mı güçlenmeli, sponsorluk mu yapmalı birebir satışa mı ağırlık vermeli? İşte tüm bunlar pazarlamanın alt basamakları içerisinde yer alır. Satış dediğimiz müşteriyle birebir temasın kurulduğu iletişim yöntemi pazarlamanın bir bileşeni olan iletişimin bir türüdür.

Pazarlamanın tüm unsurları artık müşteri taleplerine göre şekilleniyor. Çünkü artık ne üretirsem onu satarım, iyi ürünüm varsa satarım anlayışları çok geride kaldı. Artık herkes kaliteli herkes iyi.

REKLAM SADECE SEZONDA YAPILMAZ

Özellikle yerel bazdaki firmalarımız sadece sezonda reklam yapmanın yeterli olduğunu düşünüyor. “Ben sezonda reklam yapıyorum”, “Bizim işler bu ara durgun satış olmaz zaten reklam yapmaya gerek yok” gibi sözleri sık sık duyar reklamcılar. Ürünün en çok satış yapıldığı dönemlerde tabiki reklam yapılmalı fakat reklam sadece sezonda yapılır anlayışı sezonda yapılan reklamın da faydasını öldürüyor. Sezon içerisinde tam bir iletişim karmaşası yaşanıyor. Sizinle birlikte herkes konuşuyor. 1-2 ay tüm bütçeyi sezonda harcayan firmalar daha sonra unutulup gidiyor. Müşterinin aklına bile gelmiyor. Reklam bütçesini efektif kullanmamız gerekiyor. Sezonda elde ne kadar bütçe varsa harcayıp sonra yıl boyu müşteri beklemek maalesef bir hayal ürünü oluyor. Satışlarınızı yıl içerisine yaymak uzun süreli bir hatırlanırlık sağlamak istiyorsanız, marka değeri oluşturarak müşteri zihninde bir algı oluşturmak istiyorsanız reklamlarınızı yıl içerisinde etkin şekilde kullanmanız gerekiyor.

Satışların durduğu dönemlerde reklam yapmalısınız ki reklamlar satışa fayda sağlasın. Sezonda zaten satış yapıldığı için bu dönemde satış kaygınız olmaz. Asıl satışların durgun olduğu dönemde reklam yapmalısınız. Rakipleriniz susarken sizin iletişim kurmanız müşterinin zihninde yer etmenizi sağlar. Satış dengesizliğini ortadan kaldırır. Yıl içerisinde satış grafiğiniz daha istikrarlı ilerler. Sezon dışında reklam yapmanız satışların yüksek olduğu dönemlerde sizi müşterinin zihninde satın alma kararında ilk sıralara yerleştirir.

Rakiplerin arasından sıyrılarak müşterinin ilk tercih sırasında yer almanız için reklamı daha uzun dönemli düşünün. Belirli bir dönemde reklama yüklenip yılın diğer dönemlerini susarak geçirirseniz kimse sizi hatırlamaz, hatırlama zahmetinde bile bulunmaz. Herkes susarken siz konuşun, farklılaşın, rakiplerin önüne geçin.