Peki Tayyip Erdoğan kime küssün?

Seyfullah Koyuncu

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a, geçirmiş olduğu rahatsızlık sebebiyle geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, sıhhat ve afiyet diliyorum. Allah şifalar versin.

Hepimiz gerçekten çok korktuk. Birçok insan için adeta zaman durdu, ömrünün en uzun gecesini yaşamış gibi hissedenler oldu.

Hatta Sayın Erdoğan’ı sevmeyenler bile telaşa kapıldı. Küskünler ise pişmanlık yaşadı.

Çünkü Recep Tayyip Erdoğan’ı her ne kadar eleştirseler de biliyorlar ki ondan başkası yalan…

Bakın şuna hepimiz şahidiz; bu adam her gün şehir şehir geziyor, programdan programa koşuyor, her gün bir açılışın bir projenin kurdelesini kesiyor.

Bu adama her şeyi diyebilirsiniz ama ofisinden hiç çıkmadı, yata yata ülke yönetti diyemezsiniz.

Bilmem farkında mısınız ama bu adam deprem gecesinin ilk anından beri aylardır evine neredeyse hiç gitmedi. Her gün sabahın köründen gecenin bir yarısına kadar ayakta; şehir şehir, Türkiye’nin her yerini geziyor.

Bununla da yetinmiyor. Her gün bir büyük projenin açılışını gerçekleştiriyor. Bu da yetmiyor üstüne seçim çalışmalarına hiç ara vermeden devam ediyor. Ülkenin ekonomik sorunları, dış politika görüşmeleri gibi rutin görevlerini saymıyorum bile.

Tüm bunları yaparken, Sudan’daki iç karışıklığı çözmek için olaya müdahil olduğunu, Putin ile bölgesel konuları konuştuğunu, Mısır ve Etiyopya arasındaki sorunun çözümünde arabuluculuk yapmaya çalıştığını gündeme getirmiyorum bile.

Günde 2-3 saat ya uyuyor ya uyumuyor. Ülke ülke şehir şehir geziyor.

Peki size bir soru; bu tempoya hangi insan bedeni dayanır?

Uzaktan eleştirmesi, çamur atması en kolayı.

Kaç kişi Erdoğan’ın yaşadığı hayatı yaşamak ister?

Bu kadar yoğun mesainin bedeli kaç liradır ya da?

Hesabınıza 1 milyar dolar para yatırsalar 20 sene boyunca günde 3 saat uykuyla hiç tatil yapmadan sürekli çalışabilir misiniz mesela?

Para ile ölçülür mü bu emekler?

Hepimizin emekli olacağı yaşlarda Başbakanlıkla başladığı mesaisine, dedelerimizin söğüt gölgesinde uyukladığı yaşlarda hala devam ediyor. 75 yaşında kaç kişiyi gördünüz bu kadar çalışabilen?

Bu adam hiçbirimiz kadar rahat hayat yaşamıyor, oradan oraya koşturup duruyor yirmi senedir.

Rahatsızlandığı gün canlı yayın öncesi tam 5 tane programa katılmıştı. İyi bile dayanıyor inanın.

Ben bu yaşımda inanın dayanamam bu tempoya!

Ama Cumhurbaşkanı Erdoğan dayanıyor işte.

Şükürler olsun ki durumu iyi.

Adayı beğenme küs. İcraatı beğenme küs. Her şeye küs. Her şeyi eleştir.

Kolay mı bu ülkeyi yönetmek?

Peki Erdoğan kime küssün?

Sayın Erdoğan’ın rahatsızlığının ardından meslektaşımız Ersin Çelik’in yaptığı paylaşımı da aktarmasam olmazdı.

“Küskün bir AK Parti seçmeni aradı. Yakın arkadaşım. ‘Nasıl’ dedi, sesi titriyordu. Bayramda konuşmuştuk, vekil adaylarına kızmış ‘yok bu sefer sandığa gitmeyeceğim. Her sen aynı ismi koyuyor’ diyordu. Çok etkilenmiş. ‘Ağladım’ dedi ve yine ağladı. Hem de çocuklar gibi! ‘Hani kızmıştın’ dedim, ‘Erdoğan kime kızsın, kime küssün. Adamı yorduk. Artistik yapıyoruz işte’ dedi, kapattı. Sahi Erdoğan kime küssün?”

Soru çok doğru bir soru.

İLETİŞİM BAŞKANLIĞI VE SAYIN FAHRETTİN ALTUN ÇOK DOĞRU YAPTI

Cumhurbaşkanı Erdoğan rahatsızlığının ardından daha sonra durumunun iyi olduğunu, ufak bir rahatsızlık geçirdiğini bizzat kendisi ekran karşısına çıkarak açıkladı. Her şeye rağmen ‘milletim merak etmesin’ diye yeniden canlı yayına çıkıp açıklama yaptı.

İyi ki de öyle yaptı.

Çünkü ben dahil birçok kişi kendisini canlı bir şekilde yeniden ekran karşısında görememiş olsak ikna olmamız zor olurdu.

Bu nedenle Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yeniden ekran karşısına bizzat çıkmasını ve durumunun iyi olduğuna bizleri ikna etmesi nedeniyle iletişim ekibi takdiri hak ediyor.

Doğru olanı yaptılar.