Petrol Fiyatları ve Gizli Savaşlar…

Ömer İnal

Dünya siyasetinde önemli gelişmeler yaşanıyor… Yunanistan, Mısır ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi enerji konusunda ittifak amacıyla el sıkıştı… Gerek Yunanistan gerekse de Rum yönetimi içinde bulunduğu ekonomik darboğazı Akdeniz’de bulunan doğalgazı satarak aşma planları yapıyor… Daha önce İsrail, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum kesimi ile doğalgaz konusunda anlaşmalar yapmışlar, Türkiye ise bu duruma Akdeniz deki doğal kaynakların Kıbrıs’ın tamamının ortak zenginliğidir diyerek tek taraflı yapılan anlaşmalara karşı çıkmıştı… 

Bölgede Akdeniz’e en uzun kıyısı olan Türkiye’nin onayı olmadan böyle bir projeyle doğalgazın arzını gerçekleştirilemeyeceği çok açıktır… Türkiye müzakerelerle bu sorunun çözümü için irade gösterse de İsrail ile yaptığı anlaşmaya güvenen Rum kesimi buna yanaşmayınca Türkiye yeni hamlelere girişmiştir…

Bunlardan en önemlisi yeni satın aldığı yüksek donanımlı sismik arama gemisi Barbaros Hayreddin Paşa'yı Rumların sondaj yaptığı bölgelere göndermesidir. Barbaros, Rum sondaj alanları içinde Türk parselleriyle çakışan 3. parselde göreve başlamış ve çalışmalarına donanmaya bağlı 3 savaş gemisinin refakatinde devam etmektedir… Ayrıca Rumların tek taraflı ilan ettiği ‘’Münhasır Ekonomik Bölge’’ yi de içine alan navtex (seyrüsefer) talimatı yayınlayarak, bölgede söz sahibi olduğunu ilan etmiştir…

*****

Son aylarda petrol fiyatlarında ani bir düşüş yaşanıyor… Yaz aylarında 115 dolar seviyelerinde seyreden petrol %30 civarında değer kaybetmiş durumda…

Fransız finans kuruluşu Societe Generale’den Michala Marcussen, petrol fiyatlarındaki düşüşün dünya ekonomisi için ne demek olduğunu inceleyen raporda, petrol fiyatlarındaki düşüş en çok Türkiye’ye yarayacağını en büyük zararı ise Rusya’nın göreceğini belirtiyor… Buradan çıkan sonuç ise Rusya’nın petrol gelirlerinin düşürülerek sıkıştırılması anlamına mı geliyor, ya da Rusya neden sıkıştırılıyor?

Rusya mevcut dünya düzenine yeni bir boyut kazandırmak için, kısa adı BRICS olarak tabir edilen Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve sonradan dâhil olan Güney Afrika ile yeni bir oluşum içine girdiler… Bu oluşum ekonomik sosyal ve askeri anlamda tek kutuplu dünya düzeninin değişmesini ve dengelemesini hedefliyordu, hatta bu ülkeler kendi arasında 100 milyar dolar sermayeli Dünya bankası ve IMF benzeri bir banka kurmaktalar… BRICS ülkeleri ayrıca ABD’den bağımsız internet ağı kurma projesini 2015’in ikinci yarısında hayata geçirecekler... Aralarındaki ticarette kendi para birimlerini kullanma planlarının da olduğu biliniyor…

Dünya nüfusunun yüzde 42’sini oluşturan BRICS ülkeleri küresel ekonominin de yüzde 20’sini elinde bulunduruyor. BRICS ülkeleri arasında toplam ticaret hacmi 6,14 trilyon doları bulurken, bu rakam dünya toplam ticaret hacminin de yüzde 17’sini oluşturuyor.

Tüm bu yaşanılanlara ABD’nin seyirci kalacağı elbette düşünülemez, Ukrayna meselesinde eline geçen kozla Rusya’ya ambargo kararı alan ABD ve AB, bu yaptırımlarla Rusya’nın bileğini bükme derdindeler…

Petrol fiyatlarının düşmesinde belirleyici rol oynayan Suudi Arabistan, bu politikasıyla, Rusya’nın enerji hamlelerini sektelemek ve Suriye politikasındaki direncini kırmakla birlikte partneri ABD’nin telkinleri ve İran’a mesaj vermek olduğu tahmin edilebilir…

Bundan otuz yıl önce ABD’nin telkiniyle Suudi Arabistan petrol üretimini 5 kar artırarak 32 dolardan 10 dolara düşürmüş, 5 dolara petrol satma uğraşında olan Sovyetler daha fazla dayanamayarak tarih olmuştu…

ABD, Yıllar önceki bu planıyla Sovyetlere diz çöktürmüştü, şimdi ise Yeniden Sovyetler birliği hayali içinde olan Rutin’e aynı hamleyi yaparak hem Sovyet hayalini hem de BRICS projesini imha etmek istiyor…

Petrolün dünya düzenini etkilemedeki gücünü keşfedince, Orta Doğu’daki çatışmaların, huzursuzluğun sebebini daha iyi anlamak gerek…

Selametle…