PKK’nın Arka Bahçesi ve Diktatör…

Büşra Aksakbağı Ay

Gündemi epey yoğun olan bir hafta geçirdik.. Bir kaçına değinmeye çalışacağım..

CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan yine diktatör(!) Erdoğan tartışmalarını fitillemiş.

Çamur at izi kalsın politikasını benimsemiş olan bu parti yıllardır başarısızlığını kamufle etmek için her fırsatta bu söyleme başvuruyor. Yersen..

15 yıldır milletin sevgisini ve desteğini kazanarak seçimle bu ülkenin başında kalmayı başarmış, atacağı her kritik adımda referandum ile halkına danışmış bir adama diktatör demek en hafif tabirle ahmaklıktır.

CHP’de genel başkanlarının dahi seçimle gelip gittiği görülmüş iş mi? Ne kasetleri bitti ne şantajları. Demokrasiden nemalanıp demokrasiden bu kadar uzak olan başka bir parti görmedi bu ülke.

Sayın Tezcan, diktatör kime denir anlatalım..

Diktatör, halktan aldığı oy ile 15 yıldır ülkenin başında kalana değil, 27 yıl tek parti olarak vatandaşa kan kusturana denir. Diktatör, çiftçiye hibe verene değil, köylünün hasadını toplayıp, halkı açlığa mahkum edip hayvanını, buğdayını saklamak zorunda bırakana denir. Diktatör; evinde ekmeği olana ağa denilecek kadar yokluk çektirene denir. Diktatör; halkı otla beslenecek kadar aç bırakana denir. Diktatör; dinin dilinde ezan okunmasın diye camilerde jandarmaya nöbet tutturana denir. Diktatör; halk Kuran-ı Kerim okuyor diye askere dayak attırana, halka dininin kitabını ahırlarda samanlıklarda saklamak zorunda bırakana denir.  Diktatör; başına kavuk taktı diye halkı hapse mahkum ettirene denir. Diktatör; vergisini ödeyemeyen halka esir muamelesi yaparak çalışma kamplarına götürenlere denir. Diktatör; başörtüsü var diye bir insanın en temel hakkı olan eğitim hakkını elinden alana denir. Diktatör; din ve vicdan özgürlüğüne ipotek koyana denir. En önemlisi diktatör; kendisine diktatör dedirtmez!

Siyasi misyonunu PKK’nın arka bahçesi olarak devam ettirerek, muhalefet olmak ile terörist yancısı olma arasında ki çizgiyi kaçıranlar bu kelime oyunlarınızı anca mağlubiyetinize bahane bekleyen kendi tabanınıza yutturursunuz.  Biz yemiyoruz.

*

Bu hafta cadılar bayramı imiş. Bizim bitmek bilmeyen batı hayranlığımız ve komplekslerimiz. Yüzler boyanmış, kostümler giyilmiş, balkabakları kapıların önüne dizilmiş, çocuklar şeker toplamaya çıkmış.. Bunu yapanlar bu ülkede kendine aydın ve entel diyen halka tepeden bakan tipler. Benim içinse kompleksli, ezik, kabul görmek için her şeyi yapabilecek kişilikler.

*

Metin Uca.. Üstte bahsettiğim kendini aydın ve entel sanan tiplerden. Bir farkı daha var hadsiz ve ahlaksız. Cadılar Bayramı mübarek olsun diyerek çarşaflı kadın fotoğrafı paylaşıyor. Ötekileştirmeden ve kıyafet özgürlüğünden en çok bahseden de yine aynı kişiler. Bize kadar özgürlük diyor sanırım.

*

Şevket Çoruh.. Tanımanız için şöyle tarif edeyim, Arka Sokaklar – Mesut komiser. Tutuklu, sözde gazeteci özde PKK fedaisi Ahmet Şık için jest yapmış. Ahmet Şık, Savcı Selim Kiraz’ı şehit eden DHKP-C’li teröristleri ak pak gösteren haberlere imza attı, dağa çıktı teröristle meyve yiyerek röportaj yaptı. Cumhurbaşkanına destek olduğunu açıklayan sanatçıların linç edildiği ülkemde herkes bu terörist destekçisini alkışladı…

*

Fethi Sekin.. 2 Kasım doğum günü. Yaşasaydı 44 yaşında olacaktı. Yaşamayı değil yaşatmayı tercih etti. Vatanı ve milleti için İzmir’de kendini feda etti. 8 roketatara, 8 el bombasına, 2 kaleşnikofa karşı bir beylik tabancası ile savaştı ve kazandı! Dünyada bir eksik, cennette bir fazlayız artık. Allah ondan razı olsun, mekanı cennet olsun..