POTANSİYEL TERÖRİSTLERİMİZ

Seyfullah Koyuncu

Emperyalistlerin yalancı gazeteleri çamur gibi haberleriyle Türkiye’ye saldırırken, içimizdeki İrlandalılar da televizyonlarda ve gazete köşelerinde kinlerini kusuyor.

Koca koca profesörler, görünüşte solcu ama fiilen Amerikancılar tabii;  Türkiye’yi yok sayıyor, sırf Erdoğan, hatta ve hatta Erdoğan’la temellendirdikleri İslam’a olan kinlerinden dolayı emperyalistlerin peşine takılıyor, televizyonlarda şov yapıyorlar.

Çalıştıkları okulun adı Ortadoğu olup da Ortadoğu’nun hiçbir kutsalına, insanına saygısı olmayan profesörler Ortadoğu Üniversitesi’nde ders vermeye devam ettiği sürece teröristten başka bir şey üretemeyiz tabi.

Mehmetçiklerimiz, analarının kınalı kuzuları Afrin’de can alıp can verirken, İstanbul’un göbeğinde Boğaziçi Üniversitesi’nde terör estiren ne idüğü belirsizler sürüsü elini kolunu sallayarak gezdiği sürece, biz ülke olarak terörden yakamızı zor kurtarırız.

Bilimsel çalışmalarla adlarının anılması gerekirken; terör ve terörist seviciliğiyle adlarının anılması ne talihsiz…

Eskiden Fetullahçı Terör Örgütü’nün ağlarına düşüp gizli terörist olan üniversitelilerimiz, şimdilerde PKK’lı elebaşlarının izinden gidip açıktan terör estiriyor.

Ahlak, maneviyat, vatan sevgisi, Allah korkusu olmayan zombiler sürüsü ülke namusumuzu iğdiş ediyor.

Sonra ne mi oluyor?

Bu potansiyel teröristler hemşire oluyor, hastaneye getirilen yaralı askerimizi şehit ediyor…

Bu potansiyel teröristler öğretmen oluyor, küçük dimağları zehirleyip yeni teröristler yetiştiriyor…

Bu potansiyel teröristler akademisyen oluyor, okumuş teröristler sürüsünü toplumun orta yerine dinamit gibi bırakıyor…

Anadolu insanı evladını gözünü kırpmadan cepheye gönderip sıvasız evinde yavrusunun özlemiyle yanıp tutuşurken, bu potansiyel teröristler ülkemizin en kaymaklı yerlerinde çalışıp yüksek maaşlar alıyor.

Bu kaymaklı yerlerde iyi maaşlar alan potansiyel teröristlerimiz; eğitim-öğretimin bir hak olduğunu avazları çıktıklarınca bağırırken, devletimizin milletinden aldığı vergilerle bu hizmeti onlara lütfettiğini unutuyorlar tabi.

Biz, Boğaziçi ve ODTÜ’yü Türkiye’nin en gözde üniversiteleri olarak biliyoruz. Fakat ben bugüne kadar ülke adına adam akıllı bir şey yaparken duymadım o profesörlerimizin isimlerini.

Türkiye’nin yaptığı yerli silahların hiç birine üniversitelerimizin de profesörlerimizin de katkısı yok, bu da bilmemiz gereken bir gerçek tabi.

Sahi ya, ne zaman “ODTÜ şu bilimsel buluşa imza attı”, “Boğaziçi bu buluşu gerçekleştirdi” başlıklı haberlere konu olacaksınız?

Hep terör, terörist…

Sizin hor gördüğünüz bu milletin gerçek evlatları yapıyor o yerli silahları, hor gördüğünüz Anadolu sanayicisi, işçisi emek veriyor Türkiye’nin gücü için.

Peki siz ne yaptınız konuşmaktan başka sevgili terörist sevici profesörler?

Tabi, sizler de biliyorsunuz, emperyalist menşeili kaymaklı ve saygın projelerden, panellerden pay almak için İslam’a mesafeli, Erdoğan’a nefret dolu olmanız gerekiyor.

Prim yapıyor bu karakter şekli işte sizin nazarınızda değil mi?

Can Dündar gibi Avrupa’nın masasına meze olmaya pek bir meraklısınız. Oryantalist kafayla bakıyorsunuz bizim insanımıza, kültürümüze, inancımıza.

Kendinizi batılı, milletimizi ise doğulu olarak görüyor, küçümsüyorsunuz işte aklınızca.

Bölücülük ruhunuza o kadar işlemiş ki, bizi bu kavramlarla hor görüyorsunuz.

Size ne yahu?

Biz kendimizi ne Batı ne de Doğu gibi görmek zorunda mıyız?

Hem neye göre Batı, kime göre Doğu?

Siz bizim gücümüzü ve tarihimizi ne doğuya ne de batıya sığdıramazsınız. Bizi böyle kavramlarla küçültüp, fakirleştiremezsiniz.

Siz çatlasanız da, patlasanız da Afrin topraklarına Türk kanı değdi bir kere, artık oralarda da adaletimiz hüküm sürecek, mazlumların yüzü gülecek.

Zenginlikler size, acı ve gözyaşı mazlumlara öyle mi?

Mazlumları hor görmenize müsaade etmeyeceğiz. Bizi bölemeyeceksiniz!