SAKIN GİTMEMEZLİK ETMEYİN

Murat Can

 

Demokrasi şöleninde son düzlüğe girdik. Türkiye 7 Haziran Pazar günü seçime gidiyor.

Siyasi partiler bir aylık seçim kampanyalarında kendilerini anlattılar seçmene.

 Artık söz seçmende…

Öncelikli çağrım şu…

Mutlaka sandığa gidin.

Hangi partiden olduğunuz önemsiz. Eğer bende varım diyorsanız, bende söz hakkına sahip olmalıyım diyorsanız, mutlaka sandığa gitmeniz gerekiyor.

Sandığa gitmekte gevşeklik göstermeyiniz.

Sandığa gitmeyen bireyin yönetim ve idareden şikayet etmeye hakkı yoktur.

Unutulmamalı ki demokrasi katılımcı sayısı ne kadar artarsa o anlamda güçlenir. Katılım oranlarının çok düşük olduğu seçimler sonucu ortaya çıkan tablo maalesef demokratik açıdan yetersiz ve topal bir sistemdir.

Dolayısıyla her bir ferdin taviz vermeden seçimlere katılmasını önemsiyorum.

Ve çağrımı yineliyorum.

Lütfen sandığa gidiniz.

Bilindiği gibi Türkiye kabuk değiştirdi. Bu değişim baş döndürücü bir hızla yaşandı. 90’lı yılların sonuna gelindiğinde geri kalmış bir Ortadoğu ülkesi görünümünde olan Türkiye, bugün modern bir Avrupa ülkesi görüntüsü çiziyor.

Yazmış olduğum bir yazıya bir hanımefendi yorum yapmış. O yıllarda mahkeme salonundan polis nezaretinde dışarı çıkartıldığını anlatmış yorumunda.

Dünün Türkiye’sinde bunlar gerçekten vardı.

Ekonomik krizler, soyulan bankalar, faize aktarılan kaynaklar…

Hastane kuyrukları, maaş kuyruğunda ölen emekliler…

Kumar oynamak için gittiği Romanya’da burnuna yumruk yiyip geri dönen başbakan, Clinten’ın karşısında el pençe duran başka bir başbakan…

Seçilmiş milletvekilini “dışarı” diye tempo tutarak yemin ettirmeyen bir meclis,

Batan esnaflar,

Sürüklenerek okuldan atılan başörtülü kızlar.

Okulun kapısına kadar başörtülü diye geldi diye meslekten atılan öğretmenler.

Askerin gölgesinde ülke yönetmeye çalışan politikacılar.

Gidilemeyen doktorlar, alınamayan ilaçlar.

Hastanede rehin kalan hastalar dahası cenazeler…

Bu liste uzar gider.

Türkiye baş döndürücü bir hızla değişti.

Kangren olmuş yaralar bir bir çözüme kavuşturuldu.

İnsan merkezli pek çok yenilik uygulamaya sokuldu.

Hayatımız kolaylaştı.

Hayat pahalılığı azaldı.

Bollukla birlikte temel ihtiyaç malzemeleri ucuzladı.

2015’e geldiğimizde ülkede refah seviyesinin ciddi anlamda arttığını görüyoruz.

Hep söylüyorum. Türkiye’nin en kötü dönemlerine şahit olamayan 5-6 milyon seçmen sandığa gidecek. Dün yaşananları bilmedikleri için sağlıklı bir karar vermekte zorlanabilirler, zorlanacaklarda…

Sadece bu değil, Türkiye’nin dününe şahit olmuş seçmende zaman zaman bulanık görebilir. Toplumsal hafızamız maalesef epey zayıf.

Bu yüzden ben bir kez daha hatırlatmak istedim.

Bütün kazanımlarımızı bir kez daha gözden geçirin.

Hepsini 8 Haziran sabahı kaybedebiliriz.

Bu yüzden her bir ferde çağrımız var.

Lütfen sandığa gidin. Ve yine lütfen vicdanınızla oy kullanın…