SEÇİM HEYECANI

Hasan Mutluoğlu

Seçimin  yapılacağı 30 Mart günü kapıya dayandı. 17 Aralık’tan beri ülkemizde, inanılamayacak bir hızla ve çok çeşitli olaylarla karşı karşıya geldik.

1973 Yılından beri Türkiye’de yapılan seçimleri aktif olarak, hem de bizatihi görev alarak takip ettim.

Genel seçimler, yerel seçimler, referandumlar geçirdik. Özellikle de 12 Eylül ihtilalinin sonunda yapılan referandum, sonrasında yapılan demokrasiye geçiş seçimlerinde aktif görevlerde bulundum.

Yaşadığımız seçimlerde ki heyecanı, beklentileri, umutları düşündüğümde, önümüzdeki seçimin hayatımızı etkilediği ve etkileyeceği kadar olmadığını fark ettim.

Partilerin mitinglerini takip eder, halkın coşkusunu yakından gözlemlerdik. Gazeteleri yazılarını, radyo yayınlarını ve daha sonraları, zamanımıza yakın zamanda televizyon yayınlarını izler, durum değerlendirmesi yapardık. Seçim sonrasında ülkemizde hiçbir şeyin değişmediğini görür, yaşantımıza kaldığımız yerden devam ederdik.

Umutlarımızı, heyecanlı özlemlerimizi geleceğe bırakır, hayatın akışında yol almaya devam ederdik.

 

Toplum düzeninde şehirli, köylü, devlet memuru, resmi olarak kurulmuş meslek kuruluşları ve müntesipleri vardı.

Toplumun mesleki, düşünce çeşitliliğine uygun Sivil Toplum Kuruluşları ve Vakıflar yoktu.

Partiler; keskin bir çizgide kurulmuş (sağ ve sol) siyasi görüşün temsilcileri idi. İdealist particilik nedense toplumda yer alamıyordu. Seçmende gerekli desteği almada zorlanıyordu.

Rahmetli Turgut Özal ile başlayan siyasi yapılanma anlayışını, günümüzdeki siyasi partilerin anlayışında da görüyoruz.

Keskin tavırdan uzaklaşılarak, kucaklayıcı ve anlayışlı birliktelik oluşturulan bir siyasi yapılanma görülüyor.

Bu ifadeleri, yaşadığımız seçimin ne kadar önemli olduğunu, ne anlama geldiğini ortaya koyabilmek için yazdım.

30 Mart seçimleri; yerel seçimler olmasına rağmen, Türkiye için önemli bir MİLAT olacaktır görüşünü benimseyenlerdenim.

devlet otoritesinin, sistemin işleyişini etkileyebilecek bir seçim olacaktır.

Bu seçimin ne kadar önemli olduğunu, toplumun her kesimi görüyor ve farkında. Türk halkının tamamı, inanılmaz derecede, olan bitenleri takip etmekte.

Basite alınacak bir yerel değişiklik olarak algılanamayacak kadar çok önemli anlayış ve

Seçim sonunda, Türkiye’de birçok şeyin değişeceğini, artık herkes farkında. Bütün partiler, yönetmede mümkün olduğunca yüksek pay alabilmenin çabasında.

Meydanlar çok heyecanlı. Yayın organları bu heyecanı aktarabilmenin çabasında.

Yerel seçim olmasına rağmen, ilk defa adayların şahsi özelliği ikinci planda görülüyor. Enteresan bir durum!

Devlet otoritesinin, siyasi yönetim anlayışının, dünyada olan olayların etkisi, bu yerel seçimi ne kadar etkileyebileceğini hepimiz yaşıyoruz.

Başbakanın, bakanların, milletvekillerinin, aktif bir şekilde yerel seçimlerde bu formatta görev almaları ilk defa oluyor.

İşte; bütün bunlar, bu seçimi önemli kılıyor. Daha da yazılması gereken diğer önemli sebepler de var. Bir makalenin sınırlarına sığdırmak zor.

Neticede şuna inanıyorum. Bu yerel seçim, ülkemiz için bir MİLAT olacaktır. Herkes, üzerine düşen görev ne ise onu yerine getirmenin çabasında olmalıdır.

Hesabını veremeyeceğimiz bir tutum içinde olmanın vebalini taşıyamayız. Vatandaşlık görevini yerine getirmenin gayreti içinde olmamız önemlidir.

Seçimlerin; ülkemize, dünyaya ve insanımıza hayırlar getirmesi dua ve temennimiz olsun.